Puan vermedi·226 syf.··
2019 29. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2019 00:00
Bu gün Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybirdunyaklasigi etkinliğinde okuduğum @isbankasikulturyayinlari n'dan #siyahlale ile geldim. Alexandre Dumas'la tanışma kitabım oldu, devamı geleceği de kesin. Konuya değineceğim, hali hazırda kitabı okuyanlar için spolier içerir bilginize :) Cumhuriyet rejiminden usanıp Krallığı geri getirme arzusunda olan bir Hollanda portresi karşılıyor bizi başlangıç olarak. Dönemin başbakanı Johan de Witt'in kardeşi Cornelis siyasi oyunların kurbanı oluyor ve bir iftira sonucu tutuklanıyor. Witt kardeşlerin acımasız bir şekilde katledilmesiyle birlikte kitaba bağlandığınızı anlıyorsunuz. Bu sırada tarihinin parlak dönemlerinden uzak olan Hollanda'da çiçek üretici derneği Siyah Lale yarışması başlatıyor. Cornelis Van Baerle' de siyah lale yetiştirme tutkusuna kapılanlardan ama tabi ki kimliği onu rahat bırakmıyor. Çünkü o zamanlar vatan haini olarak bilinen Cornelis Witt 'in vaftiz oğlu. O da gözünü hırs bürümüş, kıskanç bir komşusunun oyununa geliyor. Tüm bunlar lalenin neden bu kadar zor yetiştirildiği konusunda asıl etken. Kaybolmayan bir inancın temeli aslında. Boxtel... Ben böyle hırs görmedim. Böylesi bir bencillik mi desem, tutku mu desem, saplantı mı desem, karar vermek çok güç. Kıskançlığıyla başlayan olaylar dizisi canına mal olana kadar durmadı. Ne siyaset, ne kanunlar, ne ahlaki değerler, hiç biri dizginleyemedi hırsını. Hızlı başlayıp aynı şekilde akıcılığını kaybetmeden ilerlemesini beklemiyordum. Malum acemiyim henüz. Ah ne çok yanılmışım klasikler hakkında, okuyunuz efendim, düştüğüm yanılgıya siz düşmeyin. Kitapla kalın... "Bazen kaderin oyunundan en güçlü adamlar bile kurtulamaz..."
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
9/10
·176 syf.··
2026 32. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:53
Selamün aleyküm kardeşler Şu gördüğünüz kitap Mesut Karakulak tarafından yazılmış ve Osman Paşa'nın biyografisini Plevne savaşını ve Osman paşa'nın askeri, siyasi ve normal psikolojisini yazmaktadır. Şahsen Kitabı beğendim yazarın eline sağlık güzel yazmış verdiği bilgiler gayet kıymetli ülkemizde'de Paşa'nın hayatını anlatan böyle başka bir kitap yok kendi kanaatimce çok kolay bir kitap her okuyucu kitlesindeki insan açıp okuyabilir. Eleştirilere gelecek olursak ilk 100 sayfaya kadar çoğu şeyi tekrar ediyor hiç sevmedim aynı şey kitapta 2-3 kez karşınıza çıkabilir onun dışında pek sıkıntı görmedim 168 sayfa zaten hepinize iyi okumalar
Gazi Osman PaşaMesut Karakulak · Kronik Kitap · 20263 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Beklentimin altında kaldı ama...
7/10
·416 syf.··
2026 143. kitabı
Cam Şato’ya büyük beklentiyle başladım ve biraz hayal kırıklığıyla ilerledim. Konu güzel, hikâye akıcı. Anlatım üçüncü şahıs bakış açısından ve oldukça tanıdık, güvenli bir tarz. Cümle yapısı basit ama bunu bir eksiklik olarak görmedim. Aksine, bu sadelik bilinçli seçilmiş olabilir; daha kompleks bir dil olay akışını bölüp sahnelerin ritmini düşürebilirdi. Duygusal geçirgenlik dozunda. Aşırı yoğun değil ama okuru duyguda tutmayı başarıyor. Fakat çok ciddi bir problem var: editöryal süreç. Kitabın neredeyse dörtte birinde yazım ve imla hataları, yer yer çeviri kaynaklı, anlamı bozan kelime seçimleri var. Bazı cümleleri anlamak için ikinci kez okumak zorunda kaldım. Bu kitabın değil, açıkça yayın sürecinin hatası. Ve ne yazık ki okuma deneyimini ciddi şekilde zedelemiş. Hikâyenin temposu fena değil ama olay örgüsü yavaş ilerliyor. Sürükleyici anlar var, fakat genel yapı ağır ağır açılıyor. Sonuç olarak: Potansiyeli yüksek, dünyası merak uyandırıcı, anlatımı güvenli. Ama editöryal hatalar kitabın etkisini belirgin şekilde düşürüyor. Devam kitaplarında bu aksaklığın düzeltilmiş olacağını umuyor ve seriye devam ediyorum.
Cam ŞatoSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20244,959 okunma
Eziyet gibi bir kitap
Okuması çok zor, karakterleri asla bağ kurulamayacak seviyede kalitesiz bir kitap. Ayrıca kitapta doğru düzgün bir olay örgüsü dahi yok. Bölümler yok. Bir pasagraf bir konuda devam ederken sonraki paragraf bir ay sonrasına geçiyor. Karakterlerin bakış açısı da hiçbir düzen olmadan çok şık ve karışık şekilde değişti durdu. Betimlemeler çok ama çok uzun ve yersiz. İçim bayıldı öldüm dirildim gene bitiremedim kitabı :( sonu bile çok sıkıcı ve tuhaftı. Ayrıca Emma Allah seni nasıl biliyorsa öyle yapsın, senin kadar çekilmez bir kitap karakteri daha görmedim.
Madam BovaryGustave Flaubert · Norm Kitap · 201140,8bin okunma
Uçurtmayı Vurmasınlar
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Bazı kitaplar vardır; bittiğinde sadece kapağını kapatmazsınız, içinizde bir yerlerde bir kapı aralanır ve oradan sızan ışık uzun süre sönmez. Feride Çiçekoğlu’nun kaleme aldığı Uçurtmayı Vurmasınlar, benim için tam olarak böyle bir deneyim oldu. Kitabı içim yana yana, gözyaşlarımı tutamayarak ama bir yandan da o sevginin saflığına hayran kalarak bitirdim. İtiraf etmeliyim ki, uzun zamandır hiçbir kitap beni bu kadar derinden sarsmamış, kalbimi bu denli acıtmamıştı. Hikâye, dört duvar arasına sıkışmış bir çocukluğun, dünyayı sadece gökyüzü ve oradan geçen uçurtmalar kadar görebilen küçük Barış’ın hikâyesi. Ama aslında Barış’ın gözünden, insanın en karanlık yerde bile sevgiyi ve umudu nasıl yeşertebileceğinin bir kanıtı. Barış ile siyasi mahkûm İnci arasındaki o muazzam bağ, soğuk beton duvarları, demir kapıları aşan bir sevgi köprüsü kuruyor. Kitap boyunca beni en çok ağlatan ve sarsan, Barış’ın o çocuk saflığıyla sorduğu sorular ve dünyayı anlamlandırma çabası oldu. Büyüklerin dünyasındaki o anlamsız yasaklar, bir çocuğun dünyasında nasıl da can yakıcı bir şaşkınlığa dönüşüyor, her satırda bunu hissettim. Kalbimize Dokunan, Gözyaşlarımızı Tutamadığımız O Alıntılar Kitabın bendeki izini derinleştiren, okurken boğazımın düğümlenmesine sebep olan birkaç özel bölümü ve alıntıyı buraya iliştirmek istiyorum: Ben işkence görmedim İnci. Ama galiba senin özlemin de bir çeşit işkence. İşkence acı veriyor, özlemek de." (Sayfa 42) İnci’nin gidişinin ardından Barış’ın hissettiği o devasa boşluk, yalnızlık hissi ancak bu kadar yalın ama bu kadar ağır anlatılabilirdi. Özlemenin, bir çocuğun minik omuzlarına bindirdiği o yükü okurken ağlamamak elde değil. Barış’ın gökyüzüne bakıp özgürlüğü kuşlar üzerinden anlamaya çalışması, aslında özgürlüğün ne kadar doğal ve kısıtlanamaz bir
İnsan ve Hayat
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,3bin okunma
9/10
·272 syf.··
2026 93. kitabı
Ne zamandır okuyacağım diyordum erteliyordum. Hizmetçi serisini sevdiydim ama ilk kitabını. İkinci kitap kısmen hayal kırıklığıydı ama toparlamış. Yine de devam etmedim. Bunu görünce konu çok ilgimi çekti. Esas kız bir seri katilin tek çocuğu. Nayır adam gerçekten seri katil, kimse iftira atmadı. Esas kız Nora annesinin intiharından sonra büyükannesiyle yaşadı ve soyadını da değişti. Üstelik artık bir cerrah. Hı hı ama o babası gibi değil. Ancak sanırsam dna dan geçiyor böyle şeyler. Nora'nın ilginç yanları var. Nora tamamen hayatını değişse de neredeyse hiç arkadaşı ya da ilişkisi olmasa da yaşananları unuttuğu söylenemez. Üstelik hapisteki bana her hafta ona mektup gönderirken mümkün değil. Derken babanın yakalanışının 26ncı yılında bir şeyler değişiyor. Babasını taklit eden bir katil. Ve bu katil Nora'nın hastalarını hedef alıyor. Baba müebbet almış, biri Nora'yı tanıyor, damgasız mektuplar geliyor, arabasında insan parçaları buluyor keza evinde de. Peki Nora gerçekten de babasının kızı olabilir mi? Hikayeyi sevdim, şaşırtmacaları güzeldi. Ancak kafama takılan bir şey var onun hakkında bir şeyler yazıldığını görmedim. Mesela babası neden elleri kesiyordu neden hep mavi gözlü açık tenli kadınları hedef alıyordu? Bence babaya biraz daha yer vermeliydi. Neyse benden bu kadar. Epope sevdi gidin okuyun
Kilitli KapıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20252,627 okunma