eh işte, spoiler!
5/10
·312 syf.··
2026 6. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 02:06
çok büyük beklentilerle okumaya başlamıştım ancak beğenmediğimi itiraf etmeliyim. Birkaç kere kitabı yarım bırakmayı düşündüm. Birkaç sayfada bir araya giren mektuplar gerileceğim ve merak edeceğim varsa bile dikkatimi çok dağıttı. Başından beri yazılan mektupları Robin’in yazdığını -yani Robin’in aslında Adam’ın (eski) karısı olduğunu- anladığımda biraz heyecanlandım ama kitapta bence bir yere bağlanmayan birçok şey vardı. Sonunu da gerçeklikten çok uzak buldum. Çok fazla gerilim romanı okuyan biri değilim, muhtemelen daha iyilerini görmemiş olmama rağmen beni hiç tatmin etmedi.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,6bin okunma
Spoiler İçerir!
10/10
·350 syf.··
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 18:07
annesinden de babasından da sevgi görmemiş, babaannesinin sevgiyle yetinmek zorunda kalarak büyümüş Adalet, annesi babası ve babaannesinin ölümünden sonra tamamen yalnız kalmıştır. bir gün hastanede yatarken ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve çok uzun yaşamayacağını öğrenen Adalet, bu dünyadan giderken kötü bir insan olarak gitmek istemediği için bugüne kadar işlediği tüm günahları sorgulamaya başlar ve ilk günahını hatırlar. ilk günahını düzeltince üstündeki suçluluk duygusunun kalkacağını düşünen Adalet, ilk günahını düzeltmek için elinden geleni yapmaya çalışır. hastaneden çıkar çıkmaz bir bilet alıp ilk günahını işlediği yere gider. ilk günahı; Mahsun adında bir çocuğun çirkin ve pis oyuncak ayısını sırf inadına almış olmasıdır. ancak eski mahallelerine gittiğinde Mahsun'un artık orada olmadığını öğrenir. kendisi de zaten babasının trafik kazasında ölümü sonrası annesinin psikolojik sorunlar yaşamasıyla babaannesinin başka mahalleye taşınarak gelinin düzeleceğine inanmasıyla taşınmışlardır. Adalet, Mahsun'un oyuncak ayısı olan Muhlise'yi, Mahsun'a verip suçluluk duygusundan kurtulmak amacıyla Mahsun'u bulmak üzere yolculuğa çıkar. ancak bu oyuncak ayı, Adalet için çok önemli bir yere sahiptir. Adalet'in yalnız ve kimsesiz hayatında onunla konuşan ve yanında olan tek kişi oyuncak ayısı Hülya'dır. Adalet için Hülya'yı Mahsun'a vermek çok zor olacaksa da Adalet ilk günahından kurtulmak istemektedir. Adalet, yaptığı bir sürü yolculukta aşkı, pişmanlığı, gerçekleri, öfkeyi ve benzeri birçok duyguyu keşfetmektedir. Adalet Mahsun'u bulduğunda, Mahsun öfke nöbeti geçirir ve Hülya'yı yanmkata olan ateşin içine atar. Bu sırada Adalet düşüp kafasını mermere vurur. böylece Adalet'in ilk günahı da, hayatı da sona ermiştir. kitap, psikolojik derinliği çok yüksek bir roman.
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·687 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
Suç ve Ceza Dostoyevski’nin en çok bilinen romanlarından biridir. Roman yazıldığı dönem olan 1800’lü yıllardan günümüzü kadar en çok tartışılan konuyu işler “Toplum için suç işlenebilir mi?” Ana karakter Raskolnikov biri bir kişiyi öldürdüğünde bunun ayıplanması gereken bir suç olduğunu ama Napolyon biri gibi büyük bir gaye uğruna yüz binlerce kişiyi öldürünce bunun bir kahramanlık sayıldığını fark eder. Bunu sorgular ve bir sonuca varır. İnsanlar ikiye ayrılır: sıradanlar ve olağan üstüler. Sıradanlar uysal, otoriteye boyun eğmiş, sistemin küçük bir dişlisi olan insanlardır. Onların büyük gayeleri yoktur. Ama olağan üstüler, onlar faklıdır. Onların büyük gayeleri vardır. Onlar otoriteye boyun eğmezler. Onlar bu bozuk çarklı sistemi düzeltecek olan insanlardır. Onların gayeleri uğruna suç işleme hakları vardır. Raskolnikov da bu fikirden yola çıkarak zengin ve kötü bir kadın olan. Topluma hiçbir faydası olmayan tamimiyle bireysel çıkarlarını gözeten tefeci kadını öldürmeye kara verir. Bu adete toplum otoritesine karşı bir başkaldırıdır. Herkesin göz yumduğu adaletsizliğe, kötülüğe, sınıf eşitsizliğine karşı elindeki baltayı savurur Raskolnikov. Ama hissetmesi gereken duyguları hissetmez. Onun gibi bir olağan üstü insan yaptığı şeyden onur duymalı ve diğer insanlarında onu takdir etmesini sağlamalıdır. Herkese kanlı baltasını göstererek bakın görüyor musunuz gücü elinde tutan bir haşereyi daha yok ettim büyük bozuk çarkı düzelttim demelidir. Ama o bunların hiçbirini yapamaz. O korkar. O kadar korkar ki artık kanlı olan baltasını tekrar savurur ama bu sefer toplumun çıkarı için olan büyük gayesi uğruna değil kendi bireysel çıkarı uğruna. İşlediği korkakça suçu örtmek için. Masum birini öldürür. O zaman anlar Raskolnikov kendisinin olağan üstü olmadığını. Aslında hep
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
Menfi- Sürgün
8/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Selanikli Fazlı Necip' le tanışmış olmanın ve onun kaleminden çıkan bir kitabını ilk defa okumanın hem sevincini hem de mahcubiyetini yaşıyorum Mahcubum çünkü çeşitli bilim dallarında (tarih, coğrafya, dilbilgisi ..) ve hikaye ,roman ,anı türlerinde yirmiye yakın eserler yazmış , birçok çeviri yapmış ama yeterince ilgi görmemiş, ben de geç kalmış bir okuru olarak bu duruma üzüldüm açıkçası . Sanırım #isbankasıkulturyayınlarından çıkmış dört eseri var . " Sürgün " bunlardan biri... Latin harfli Türkçe 'de ilk kez yayımlanan bu kitap, II. Meşrutiyet 'in ilanından sonra Yeni Asır Gazetesi'nde dizi halinde yayımlanmış , ardından 1909 da kitap olarak basılmış . Ben de size bu kitabı anlatırken kitabın sunuşun da emeği geçen Ömer Aslan'ın yazısından yararlandım . Sürgün , sıradan bir aile dramıyla dönemin siyasi olaylarının iç içe işlendiği, istibdat atmosferi ve Meşrutiyet"e giden süreci konu alan ilk siyasi romanlardan biri sayılırmış. Bir gencin , istibdat yönetimi tarafından bir suçluya dönüştürülmesi, sürgüne gönderilmesi anlatılırken o dönem ki İstanbul ve Selanik şehirleri hakkında da bilgiler veriyor. Okuma alışkanlığını Peyami Safa 'nın Fatih Harbiye'si ile kazanmış biri olarak bu tür kitaplar okumak beni fazlasıyla mutlu ediyor. Ben çok keyifle okudum . Umarım siz de beğenirsiniz . Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim . Okumuş olanları da düşüncelerini merak ettiğim için yoruma beklerim .
1000Kitap
Menfi – SürgünFazlı Necip · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025611 okunma
“Sevgiyi hiç görmemiş bir insan, gerçekten sevebilir mi?”
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
HİÇBİRİ SUAT DERVİŞ Cavide… Annesi ve babası tarafından terk edilmiş, halasının evinde büyümüş, kuzeni Neriman ile anlaşamayan, hiç sevilmediği için sevmeyi bilmeyen; hoyrat, hırçın, yalnız, sevgisiz, zalim Cavide. Annesi mutsuz evliliği yüzünden geçmişte tanıştığı unutamadığı Danyal ile kaçar; evini, kızını, eşini terk eder… Gururu zedelenen Ali, minicik kızını bırakarak Avrupa’ya gider. Çocuğunu ablasına emanet eder, iyi bir aile terbiyesi alması için… Suzan içinse Cavide, o ahlaksız kadının kızıdır. Kuzeni Neriman ise ona karşı derin bir kıskançlık içindedir. Zaman akar, Cavide zarif bir genç hanım olur. Çocukluğunda görmediği sevgi, hissetmediği güven ve yaşadığı yalnızlık onun karakterini şekillendirir. Cavide zalim, hırçın ve soğuk görünür; fakat bu sertliğin altında aslında yıllarca bastırılmış bir sevgi ihtiyacı vardır. Sevilmeyen bir çocuk büyüdüğünde, sevgiyi aramak yerine kendini korumayı seçer.İnsanlara yaklaşmak yerine duvarlar örmeyi tercih eder. Tüm benliği kendisiyle dolu olan Cavide’ye hayat bir gün aşkı hissettirir. O zaman tüm terk edilişlerini, tüm yalnızlığını affeder… Lakin karşılıklı olan bu sevgiye yine zalim hayat mani olacaktır. Cavide’nin yaşadığı aşk da onun için yalnızca bir aşk değildir; yıllarca alamadığı sevgiyi ilk kez tatma, kendini değerli hissetme arzusudur. Ama Suat Derviş burada romantik bir hikayeden çok, hayatın ve toplumun insanın karşısına çıkardığı engelleri anlatır. İçime işleyen, beni derinden üzen, harika bir eser.Suat Derviş eseri 20’li yaşlarının başında yazmış.Bilhassa kadın karakterleri ele alış biçimi, psikolojik derinliği ve toplum eleştirisiyle Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. O dönemde ses getiren yazar, ilerleyen yıllarda siyasi duruşu sebebiyle (sosyalist) ihmal edilir, görmezden gelinir, haksızlığa
Edebiyat
HiçbiriSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021219 okunma
Murtaza
Puan vermedi·360 syf.··
2026 12. kitabı
Kitap hem çok severek okuduğum hem de aa yeter ama artık bu kadar olmaz diyerek kızdığım bir kitap oldu. Aslında kitabı severek okudum sadece Murtaza karakteri beni bir yerde bu kadar da olabilir mi bir insan dedirtti. Murtaza muhacir olarak ailesi ile kendi ülkesine gelmiştir. Görev ve doğruluk aşkıyla yanıp tutuşam bir gençtir. Onunla gelen bir çok kişi zenginlik içinde yaşarken o doğrudan asla şaşmamış ve ona verilenle geçinmeyi bilmiştir. Tek bir istediği vardır. Dayısı Kolağası Hasan Bey gibi bir asker olmak üniforma giymek bu topraklar için kan dökmek hizmet etmek. Bir gün bekçilikle de olsa bu isteğine kavuşur “Ankarada devlet hem da hükümet burda da ben” diyerek kendini her şeyin üstünde vazifeyi ise her şeyin üstünde görmektedir. Gittiği görev yaptığı her mahalle de hırsızlara sapıklara pisliklere hiçbir şeye göz açtırmamış görevini çok iyi yapmıştır fakat her yerde olduğu gibi meyve veren ağaç taşlanır. Murtaza da böyle kabul görmemiş insanlar tarafından mahallelerin de istenmemiştir. İstememe sebepleri rahatça kızları çocuk denecek yaşta kızları taciz edememek dul kadınlarla birlikte olamamak kimseyi kandıramamak hırsızlık arsızlık yapamamak insan ne kadar pisliğe alışırsa o kadar doğruyu istemiyor işte. Böylelikle mahalleli bir şekilde Murtazanın görev yerini değiştirir ama Murtaza görev aşkından asla vazgeçmez. Aslında yaptıkları çok doğru ve yapılması gereken şeylerdir. Murtaza böylelikle görevinden alınır ve fabrikada yeniden bir işe başlar fakat burada da doğruculuğu sebebiyle kimse tarafından sevilmez herkes onu işten attırmak için uğraşır. buraya kadar ve kitabın bir çok yerinde aslında murtaza yapması gereken şeyleri yapıyor görevinin getirdiği yerine getirilmesi gereken davranışları sergiliyor. Fakat bu davranışları sergilerken aslında olması
1000Kitap
MurtazaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20184,592 okunma