Neler neler... Dedim ya, saldım. Kim ne anlıyorsa anlıyor. Kim kimi seviyorsa seviyor. Kim nereye gitmek istiyorsa gidiyor. Karışmıyorum. Eskiden olsa tepki vereceğim, fırtınalar koparaca ğım şeylere yaprak dahi kıpırdatmıyorum. Çünkü ben kendimi çok saçma şeyler ve insanlar için yormuşum. Şimdi çok net görü yorum. Bu yüzden artık ben yalnızca kendimde mudu oluyorum.
Birilerini sevmek için kendimi zorlamıyorum. Çünkü kendimi seviyorum.
Belirli insanlar dışında kimseye değer vermiyorum. Çünkü kendime değer veriyorum, içinde bulunduğum rahatlamışlıktan, duygusuzluktan ve hissizlikten geçmişime sesleniyorum;
kimsenin kendisinden başka bir şey düşünmediği bu hayatta, artık ben de kimseyi kendimden daha değerli görmüyorum. Kendi kabuğumdayım, kendimi dinliyorum, iyi geliyor, size de tavsiye ediyorum.
Otizmli, on üç yaşlarında bir kız çocuğunun kendi anlatımıyla kendi hayatının bir yaz tatili dönemini konu alan; büyüklere de okuduğunda bir çok değer, görü katabilecek çocuk kitabı.
Fevkalade başarılarım olmayabilir. Yalnız yenilgilerim ile sizi şaşırtabilirim sözü üzerine yazdığım yazıyı paylaşmak istedim.
Yalnız Değiliz ve Uyanış ile Bunun Farkındayız
Her varlık ile aynı seviyede olmak mümkün değildir.
Yüksek seviye huzur ve dip seviye arasında ki farkı her iki tarafta birbirine anlatamaz.
Yaşam boyu içinden sağ çıkmayı başarmış birisi olarak dip seviyede zulüm üreten ve kendini şahsi çıkara satarak kendi bencil rahatını bozmamak adına genel yararı yok sayan herkese karşı fevkalade başarılarım olmayabilir.
Farkındalık üreten süreçler kişisel bir çıkar ve başarı üzerine bir ahlak anlayışı olmadığı için bu bataklıkta olanlar ile birlikte olmamış olmanın da ayrı bir derin huzurunu yaşıyorum.
Titreşim uyanış seviyeniz yükseldikçe seviyesi dipte kalan ve doğal akışın ürettiği devrime karşı direnen her seviye şiddeti körükleyen bir tuzağın içine çekilir.
Yüksek bilinç öz nitelik bu tuzağı da duru görü bir bakış açısı ile farkındalık üreterek görür ve açık yüreklilik ile sadece yurdun ve ulusun yararına değil yeryüzünde doğal yaşam ve yaşamın tüm paydaşlarının yararına etik ahlak anlayışı içinde bilgiyi devrim üretecek nitelikte bir kalite anlayışı ile en yakın tarih örneği atalarım Mustafa Kemal Atatürk, Fatih Sultan Mehmet han, Hun Türk tufanı ve adem oğlunun Anadolu da varlık sürdürme adına adım attığı günden bugüne ve sonsuza kadar sürecek devrimin bugün ki geldiği seviyeyi yeryüzüne aktaran bir bilinç olma görevimi layıkıyla yapmış olmanın da ayrı bir huzurunu yaşıyorum.
Yalan, talan, soykırım vb tüm kötülükler yeryüzünde her yerde açığa düştü.
Tini olmayan varlık üretme şirki peşine düşenler Çin'i bilim ve teknoloji tuzağı içinde kötülük üretme merkezi haline getirdiler.
Kötülüğün rekabete girmiş olması güç kavgasını büyüttü.
Şirk,
Kitap kesinlikle vasat bir kitaptı benim için. Çok sıradan günlük bir hikaye, duru görü olaylarına da inanmıyorsanız zaten direkt uzak durun bundan çünkü saçma gelicek. Yazarın ilk kitabını çok beğendiğim için aldım ama artık okumam farklı kitabını .Aslında bir hayal kırıklığı gibi oldu ve kitapta LGBT destekçiliği bariz var ben ilgilenmiyorum kimsenin hiçbir durumuyla ama bir şeylerin gözüme sokulması( bu farklı bir konu da olabilir ) hiçbir zaman hoşuma gitmiyor.. İyi bir iş yapıyormuş gibi gösterip kumardan kazanılmış bir parayla kendince bir düzeni koruma ,kurtarma fikri de bana hiç yasal ve etik de gelmedi. Sevemedim.
Kendi özgün sesini bulduğu 1950’den sonra özel bir dil kullanarak kaleme aldığı bu şiirlerinde şairin kendisi de röportajda belirttiği gibi, geçmiş yaşantısından süzülüp gelen ikinci kişi ile kendi arasındaki problemleri çeşitli yönlerden derinleştirdiğini, bunu yaparken de oyunlu bir mantık düzeninde mısra sayısını çoğu kez en aza indirdiğini görüyoruz. Bu kitabında ele aldığı şiirlerinin çoğunda özlü, hicivli ve şaşırtıcı bir sonuca bağlanan zekice yazılmış epigram sanatından da izlere rastlamak mümkün.
Tam olarak ikinci yenici olarak nitelendiremesek de şiirlerindeki soyutlama, imgelem ve çağrışıma dayalı kapalı anlatım, ikinci yenicilerle zaman zaman etkileşim içinde olduğunu veya onlardan ister istemez etkilendiğini gösteriyor.
Şairimizin 4 kitabı ve içindeki şiirlerden toplamda 70 tane şiirini dinlemek bu özel seri sayesinde nasip oldu. Peltekliği, ses tonu ve tonlamaları şiirin büyüsüne insanı ciddi derecede kaptırıyor. En beğendiklerimi aşağıya bırakıyorum ki daha sonraları tekrar tekrar dinlemek veya okumak istiyorum. Bazılarını da tabii ki ezberlemek..
… EN BEĞENDİKLERİM …
. Dünya Kaçtı Gözüme’den .
Giden
Kelimeler Kelimeler
Canbaz
Pay
O Gece
Kalın İstasyonu
Var (ezberle)
Eskiden
. Sen Sen Sen’den .
Saçları
2=1
Tentation
Aşk Şarkısı
Kıvılcım
Seni Seyrederdim
360 Derece
Yön
Anlam
. Bir Kapı Önüne’den .
"Seçilmiş olan doğduğunda .
Başlayacak yeni döngü.
Her şeyi değiştirecek yeni döngüler yaratacak."
Herkese Merhaba
"Cadı Üçlemesi" serisinin ilk kitabı "Son Cadı " ile sizlerleyim.
Üniversitedeyken Ortaçağ Avrupa Tarihi dersinde cadılık konusunu işlemiştik. Resmi kayıtlara göre onbinlerce kişi yakılarak ya da idam edilerek cezalandırılmıştı.
Bitkilerle uğraşanlar , dul ya da bekar olanlar daha çok suçlanıyordu. Kadın kıskançlığı ile birine cadı dediniz mi o doğruca suçlu oluyordu maalesef.
Yazar, yaptığı ayrıntılı araştırmalarla etkileyici bir kitabı kaleme almış. Kitabı okurken o evrende, olayları yakından izliyor izlenimi verdi. Kitabın tek olumsuz yanı devamının basılmamış olması, umarım yayınevi bu süreci hızlandırır. Çünkü en heyecan uyandıran yerinde bitti.
Her şey Akça'nın okul dönüşüyle başladı. Anne ve babasının kavga seslerine bir kurşun sesi eklendi ve annesi vefat etti. Akça ailesinin kaybedince tek akrabası teyzesinin desteği ile ayakta durmaya çalıştı .
Akça , hayatını düzene sokmaya çalışırken asıl hikayesi yeni başlıyordu. Her gece rüyalar görüyor ve bu rüyalar öncekinin devami şeklindeydi . Son gördüğü rüyada ise kadim bir cadı olduğunu öğrendi .
Akça ,daha önce gittiği falcıya rüyalarını anlatır . Falcının desteği ile bazı ritüeller yaparlar. Akça , son görü yolculuğunda geçmişi hakkındaki her şeyi öğrenir . Dolunay zamanı yapması gereken son ritüel için hazırlıklar yapar. Oysa son ritüel için hazırlık yapan sadece kendisi değildir.
Dünyada yaşayan tek cadı , kadim kitabı koruyucusu Akça'nın peşindekiler kim ?
Akça , son ritüeli gerçekleştirebilecek mi ?
Soruların cevabı ve daha fazlası için kitabı okumalısınız.
Son CadıSema Karakurt · Kaktüs Sanat Yayınları · 202513 okunma