"Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum." "Kendi kendime karşı çok borçlandım. Kendime vadettiğim şeyleri yapamazsam utancımdan aynaya bakamayacağım."
Sayfa 110 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
"İstanbul! İstanbul! Gözleri olanlara dünyada görülecek hiçbir şey olmadığını söylemek zordur. Ne var ki gerçek bu, inanın bana. Dünyayı tanımak için dinlemek yeter. Yolculuklarda görülenler bir aldatmacadır yalnızca. Gölgelerin peşinde başka gölgeler. Yollar ve ülkeler, önceden bilmediğimiz hiçbir şey öğretmez bize; gecenin dinginliğinde kendi içimizde dinleyebileceklerimizden başka hiçbir şey."
YKY/ Epub·Kitabı okuyor
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gökyüzüne bakıyor, boşluktan inen yağmuru izliyor, harap avluda kendini dayatan dünya dışında görülecek hiçbir şey yok, usul usul ufalanan çimento alttan yükselen bir bitkiye yer açıyor, bahçe geçilince de dünyanın dayatması sürecek, dünya bunun rüya olmadığında ısrar ederken, bakan göze ne bu rüyadan ne de yaşamın bedeli olan ızdıraptan kaçmak mümkün zaten, özveri ve sevgi dolu bir dünyaya gelen çocuklarının dehşet dolu bir dünyaya mahkûm olduklarını görüyor Eilish, bitmesini istiyor bu dünyanın, yerin dibine geçsin istiyor bu dünya, sonra da bebek oğluna bakıyor, hâlâ masum olan çocuğa bakıyor ve kendisiyle nasıl ters düştüğünü görerek buz kesiyor, dehşetten merhamet, merhametten sevgi geldiğini ve dünyanın sevgiyle tekrar kurtarılabileceğini görüyor, dünyanın sonunun gelmediğini de görüyor, dünyanın sen yaşarken ani bir olayla yıkılacağını düşünmenin kibir olduğunu anlıyor, biten senin hayatın, sadece senin hayatın, peygamberlerin söylediği şarkının çağlar boyunca söylenenle aynı olduğunu anlıyor Eilish, kılıcın inişi, yanıp yıkılan dünya, öğle vakti dünyaya çarpan güneş ve karanlığa savrulan dünya, peygamberin ağzında vücut bulan bir tanrının uzaklara defedilecek kötülüğe kustuğu öfkesi, peygamber aslında dünyanın sonunu değil, yaşananları ve yaşanacakları, bazılarının başına gelse de bazılarının muaf tutulduğu şeyleri haber veriyor, dünyanın sonu daima tekrar tekrar gelir ama tek bir yerde, başka yerde değil, dünyanın sonu her zaman sınırlı bir olay olmuştur, ülkenize gelir, şehrinizi ziyaret eder, evinizin kapısını çalar, başkalarınaysa yalnızca uzak bir ikaz olur, bültenlerdeki kısa bir haber, olanların halkta ağızdan ağza yayılan bir yankısı...
Sayfa 236·Kitabı okudu
Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Kendime not niyetine
Nefret ve acıyla dolu bir dünyada yaşıyoruz, karanlık zamanlardan geçiyoruz ama ararsan hâlâ bulabileceğin sevgi ve ışık da var. Tanıdığın herkes hem iyi hem de kötü olma potansiyeline sahip. Birisinin doğrusu, başka birisinin yanlışı da olabilir. Güzellik ve kusursuzluk gibi sahte fikirlere gereğinden fazla önem yükleyen bir topluluk yarattık. Dünya klon gibi davranan insanlarla dolu; hepsi belli bir şekilde görülmek ve duyulmak istiyor. Küçük ekranlarda kendilerini başkalarıyla durmaksızın kıyaslamakla öyle meşguller ki daha büyük resmi göremiyorlar. Ben dünyayı değiştiremeyeceğimi kabullendim ama eşsizliğin korkulacak ya da hor görülecek değil, kutlanacak bir şey olduğuna inanıyorum. Hayat hem güzel hem de çirkin, bizim de madalyonun iki yüzüyle birden yaşamayı ve karanlıktaki ışığı görmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Dünya Güzel-Çirkin, ilişkiler Güzel-Çirkin, insanlar Güzel-Çirkin. Bunu anlamak hayatı yaşamayı kolaylaştırıyor.
Sayfa 213·Kitabı okudu
"Yok otoyol olmaz, Momo, otoyol olmaz. Otoyol demek: Devam edin, görülecek bir şey yok, demektir. Bir noktadan diğerine en hızlı şekilde gitmek isteyen aptallar içindir. Biz geometri yapmıyoruz, biz seyahat ediyoruz. Bana görülecek her şeyi gösterecek şirin, güzel yollar bul."
Sayfa 45·Kitabı okudu