hani meşhur bir sahne vardır, çocuk bütün bir sene annesiyle babasının izleyeceğini düşünerek bir gösteriye hazırlanmıştır, gösteri günü sahnede heyecanla onların yolunu gözler, kapıdan girip onu hayranlıkla izleyecekleri anı bekler. işte ben televizyondaki filmlerde, dizilerde sürekli tekrarlanan bu sahnede kendimi hiç bulmadığımın sonradan farkına vardım. ne onları beklemiş ne de gelmedikleri için hayal kırıklığına uğramıştım. sanki tüm çocukluğum, aslında, tersten yaşanmıştı.
Alıntı
​"Kendi içindeki uçurumu görmezden gelenler, başkalarının düşüşünü bir gösteri gibi izler."
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Topraktan geldik, toprağa gidiyoruz. İşte her şey böyle bir dönüşüm içinde.
İnsanın iç dünyası mahremdir, oraya herkes elini kolunu sallayarak giremez; kırılganlık ve üzüntüler, gösteri programlarına meze yapılamaz.
Sayfa 203 - Kapı Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Gerçeküstücü sanatçılar, şimdiyi dünden ayıran farkları yumuşatmaya çalıştılar; geçmişi bugüne getirecek yerde, “nesneleri yeniden uzağa” ittiler ve “tarihsel alanda uzaklara romantik bir tutumla bakmaya” yakınlık duydular. Buna karşılık Benjamin, “nesneleri uzamsal olarak yakına getirmek” ve “onların yaşamımıza girmesini” sağlamak istiyordu. Benjamin’i gerçeküstücü yöntemlere yakınlaştıran nokta, yani geçmişin düşsel kesitlere indirilmesi, Pasajlar Yapıtı için bağımsız bir amaç değil, fakat yöntemsel bir gösteri, bir tür deneysel nitelikte düzenlemeydi.
Konfüçyüs dedi ki: "Yapılmış olanın üzerine konuşma; bitmiş olan üzerine yeniden gösteri yapmaya kalkışma; olmuş olanı eleştirme."