selim koç

selim koç
@grabowski
istanbul
istanbul
357 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Marx kapitalist işleyişin nesnel sonuçlarını “gerçek soyutlamalar” olarak isimlendirir. Marx “insanlar soyutlamalar tarafından yönetilir” derken kastettiği şey büyük ölçüde bu “gerçek soyutlamaların” onlarla ilişki içinde olan insanları yönlendirmesidir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Şu var: bizim bazı okuryazarımız, devletten, deyiş yerindeyse, göbekbağını koparmamıştır henüz. Ne kertede demokrat, ne kertede yasakçılığa karşıymış gibi görünürlerse görünsünler, 'devletin organik aydını' kimliklerinden kurtulamamışlardır. Haydi Frederic Jameson'a özenerek söyleyelim: Devlet, onların bilinçdışı' dır! Kendilerini resmi ideolojinin söylemi içinden 'Cumhuriyet aydını' diye tanımlarlar, ama gerçekte, 'nizam-ı alemci' birer Tanzimat münevverinden ötede birşey değildirler ...
“Karşılıklı bakma”nın karşılığı bakışma; “karşılıklı düşünme”nin karşılığı ise yok. Acaba niçin ilki işteşlik bildiriyor da İkincisi bildirmiyor? Çok garip! Bu durumda, elimde eldiven varken denize bir taş fırlattığımı ve fakat her defasında taşın ardından eldivenimin de denize uçtuğunu duyumsuyorum sanki. Düşünme -en azından Türkçe’de- işteşlik kipini reddediyor. O hâlde eldivenimi düşürmemin bir önemi yok, hiç değilse elim yerinde duruyor.
Ancak, her iki baskıdan da tamamen kaçış umudu yoktur. Dünyada, önyargıların dışında yaşamak imkansız bir idealdir. İçinde yaşadığımız çağ da bizim içimizde yaşar. Ve çağlar, içlerinde yaşayan insanlar kadar bencildir: Her çağ kendisini üstün görür ve diğerlerinden daha fazla sevilmeyi talep eder. Bu talepler de genelde karşılanır. Çağımıza, vatanımız gibi büyük değer biçeriz. Bizi ürettiğine göre, çağımız iyi olmak durumundadır.
Bütün bu açıklamalardan sonra, tepetaklak olmuş dünyamıza bakıp şu türden sorular sorabiliriz: Tarihin sonu denilen şey de tarihsel bir olgu olarak kabul edilebilir mi? Gerçekliğin ortadan kaybolması gerçek bir olguya tekabül eder mi? Hayır, buna daha çok bir emrivaki denilebilir. Emrivaki denilen şeyin nesneilikle değil meydan okumayla bir ilişkisi vardır. Öyleyse bizim de gerçekliğe herhangi bir emrivaki gibi meydan okumamız gerekmektedir.