selim koç

selim koç
@grabowski
istanbul
istanbul
357 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Şayet zorunlu varlık olur ise, onun diğeriyle ilgisi yoktur. Eğer zorunlu varlık değilse, o hâlde varlığı mümkündür ki, bu durumda başka bir zorunlu varlığa muhtaçtır. O hâlde zorunlu varlık ‘bir’dir ve varlığını hiçbir şeyden almaz. O her bakımdan zorunlu varlıktır ve varlığını başkasından almaz,
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Eğer her ideoloji bir onaylamalar ve yasaklamalar matrisi içerisinde iş görüyorsa, o zaman farklı ideolojilerin yarışması, birlikte var olması veya çatışması, söylemsel-olmayan matrislere bağlıdır. Verili bir ideolojinin diğerlerine göre iktidarı, kendisinin onaylama ve yasaklamalarıyla belirlenir. Bununla birlikte, bütün ideolojiler onaylama ve yasaklamaların neden gerçekleşmedigini açıklamaya veya "örtbas etmeye" çalışan savunma mekanizmalarına sahiptirler.
Fakat ne yazık ki Türk milliyetçiliği, Osmanlı imparatorluğumda öncülük alamadı, Batı'da olduğu gibi bir din-tarım imparatorluğunu kendi içinden gelen dinamikle çağdaş bir endüstri toplumuna dönüştüremedi. Bu nedenle Türk milliyetçiliği, Kırım kökenli Gaspıralı ismail, Azerbaycan kökenli Ahmet Agayef (sonradan Ağaoğlu) gibi Batı'da yetişmiş, Batı düşüncesinden ve uygulamalarından etkilenmiş düşünürlerce, geç bir milliyetçilik olarak gelişti. Bir anlamda, Türk milliyetçiliği, Batı'dan gelen ve Hıristiyanların imparatorluktan ayrılmasına yol açan Milliyetçilik Akımları Osmanlı'yı parçaladıktan sonra gelişmiştir diyebiliriz. Nitekim Osmanlı'nın, bütün öteki milliyetçiliklerle birlikte Türk milliyetçiliğini de bastırmasının nedeni, farklı milliyetleri Osmanlı kimliği altında birleştirmek istemiş olmasından kaynaklanır. Osmanlı'daki Türk milliyetçiliği imparatorluk çöküp dağılmaya başladıktan sonra, 1900'lerin birinci çeyreğinde Birinci Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında filizlenmeye başlar, ancak Cumhuriyet'in kuruluşuyla resmen tanınır. Bu süreç içinde, tarihin diyalektik mantığı açısından, Türk milliyetçiliğinin ortaya çıkmasında imparatorluktan ayrılan Hıristiyanların Milliyetçilik Akımları'nın ve savaş sırasında büyük trajediler yaşanmasına yol açan Ermeni milliyetçiliğinin de rolü olduğu muhakkaktır. Sonuç olarak özetlersek, Osmanlı imparatorluğu'nun yıkılışı ne Müslüman oluşundandır, ne de doğal sınırlarına ulaşmış bulunmasından. Osmanlı imparatorluğu Endüstrileşme Devrimi'ni kaçırmış olduğu için çöktü.
Ateşli kişiler şüphecinin tasasızlığı ile bağdaşamazlar. Onlar, hiç bir seçme yapmamaktansa, rasgele de olsa bir seçme yapmayı, belirsizlik içinde olmaktansa aldanmayı severler. Kendi kollarını hor görseler de, suların derinliğinden korksalar da, zayıflığını bile bile gene de suya uzanan dallara tutunurlar.
Dolayısıyla, olgun bir insan ilk görüşte âşık olmaz. Âşık olmak, insanın atlayacağı suyun ne kadar derin olduğunun bilincinde olmasıyla başlar. İki insan, kendi geçmişleri ve siyaset, sanat, bilim ve yemek üzerine düşüncelerini paylaştıktan sonra ancak birbirlerini sevmeye hazır hale gelirler; bu yakınlık, karşılıklı anlayış temeline oturur. Böylesi olgun ilişkilerde, kişi eşini gerçekten tanıdığı zaman serpilip büyümeye başlar aşk.