Son iletilerdeki yazıları nereden alıntıladığımı soranlar olmuş. Bazılarını Grimm adlı fantastik diziden (Supernatural tarzı avcılık dizisi), bazılarını Penny Dreadful adlı diziden alıntıladım. Bazılarını da aklıma geldikçe kendim karalıyorum.
1000Kitap
Bremen Mızıkacıları’na ziyaret
Bazı şehirler gezilmez, okunur. Bugün Bremen’de, çocukluğumdan beri bildiğim bir masalın tam karşısında durdum: Bremen Mızıkacıları. 1819’da Grimm Kardeşler tarafından yazılan bu hikâyede; bir eşek, bir köpek, bir kedi ve bir horoz, yaşlandıkları ve artık “işe yaramaz” görüldükleri için yola çıkıyorlar. Ama hikâye tam da burada başlıyor. Çocukken bunu sadece bir masal sanıyordum. Bugün ise aslında dostluk, dışlanmışlık ve yeniden başlayabilmek üzerine yazılmış hüzünlü bir yol hikâyesi olduğunu hissettim. Ve en ilginç kısmı: Herkes Bremen Mızıkacıları’nı bilir ama masalda aslında Bremen’e hiç ulaşamazlar. Belki de bazı hikâyeler çocuklar için değil; yorulanlar, ait hissedemeyenler ve yeniden yola çıkmaya cesaret edenler için yazılıyor. 🐴🐶🐱🐓 Grimm Kardeşler Bremen Mızıkacıları
Alıntı
Reklam
Kırmızı Başlıklı Kız hikayesi, Avrupa’yı yüzyıllarca kasıp kavuran o karanlık kurt adam (likantropi) histerisinin ve davalarının tam ortasında doğdu ve o kültürden doğrudan beslendi. Kurt adam efsaneleri antik çağdan beri var olsa da, özellikle 15. ve 17. yüzyıllar arasında Fransa ve Almanya’da zirveye ulaştı. Binlerce insan "kurt adama dönüşüp çocukları katletmekle" suçlanarak yakıldı. İşte Kırmızı Başlıklı Kız, bu korkunun en yoğun olduğu dönemde, köylerde bir sözlü halk hikayesi olarak anlatılmaya başlandı. Masalın o dönemki eski Fransız versiyonlarında, ormandaki yaratık sıradan bir yabani hayvan değildi. Doğrudan "bzou" veya "lougarou" (yani kurt adam) olarak adlandırılıyordu. İnsan gibi konuşabilmesi, kurnazca plan yapabilmesi ve büyükbabanın yatağına girip insan taklidi yapabilmesi, onun o dönemki kurt adam inanışından geldiğinin en net kanıtıdır. Hikaye, bu sözlü kurt adam efsanelerinden çok sonra kağıda döküldü. Charles Perrault (1697), masalı Fransa’da ilk kez yazıya geçiren kişidir. Perrault'nun versiyonu çok karanlıktır; avcı falan yoktur, kurt kızı kandırır ve masal orada biter. Grimm Kardeşler (1812), Almanyalı bu kardeşler, hikayeyi yüz yılı aşkın bir süre sonra yeniden yazdılar. Toplumsal hafızadaki kurt adam korkusu biraz hafiflediği için hikayeye bir "avcı" ekleyerek sonunu mutlu bitirdiler ve masalı bugünkü çocuk dostu haline getirdiler. Aslında Charles Perrault, masalın hemen arkasına eklediği küçük bir şiirde niyetini açıkça belli eder ve bir uyarıda bulunur. "Burada göründüğü gibi, küçük çocuklar (özellikle de iyi yetişmiş, güzel genç kızlar) her önlerine çıkan yabancıyı dinlememelidir. Çünkü bunu yaparlarsa, kurda yem olmaları şaşılacak şey değildir. Kurt diyorum ama, bütün kurtlar aynı değildir. Bazıları son derece kibar, tatlı dilli, neşeli ve
Edebiyat
Çocuk Edebiyatı Neden Canavarları Evcilleştirdi?
Selam. Diğer iletilerimden farklı bir araştırma konusu ile geldim bu gün. Bugün insanlar masalları “tatlı çocuk hikâyeleri” gibi düşünüyor ama eski halk anlatıları oldukça sertti. Çünkü hikayeler aynı zamanda toplumu dizginlemek için yazılırdı. Bilirsiniz, insanlar en iyi korkuyla kontrol edilir ve canavarları bir korku aleti olarak kullanmak çok kolay. Peki son zamanlarda masalları değiştiren tam olarak ne? İnsanlık canavarlardan hiçbir zaman vazgeçmedi. Sadece onları yeniden yazdı. Eski dünyada korku somuttu. Grimm Kardeşler’in orijinal masallarındaki çocuk yiyen cadılar, Charles Perrault ’nun kanlı kurtları ya da Kelt folklorunun insan kaçıran tekinsiz perileri yalnızca birer “kötülük” figürü değildi. Onlar insanların gerçek korkularının beden bulmuş hâliydi. Çünkü eski insan doğadan korkuyordu. Açlıktan korkuyordu. Hastalıktan, karanlıktan ve bilinmeyenden korkuyordu. Orman yalnızca ağaçlardan oluşan bir yer değil; kaybolmanın, ölmenin ve geri dönememenin sembolüydü. Bu yüzden eski hikâyelerde çözüm genellikle basitti: Kahraman canavarı öldürür ve düzen yeniden sağlanırdı. Canavar dışarıdaydı. İnsanlığın karşısındaydı. Yok edilmesi gerekiyordu. Ancak zamanla insanlığın çocukluk anlayışı değişmeye başladı. Özellikle 19. yüzyıldan itibaren çocukluk, korunması gereken masum bir dönem olarak yeniden tanımlandı ve bu değişim yalnızca eğitimi ya da aile yapısını değil, hikâyeleri de dönüştürdü. Çünkü çocukları korumaya çalışan bir dünya, korkuyu anlatma biçimini de değiştirmek zorundaydı. Ama bence asıl büyük değişim burada olmadı. Asıl değişim, insanlığın korkunun kaynağını değiştirmesinde yaşandı. Eski insan bilinmeyen ormandan korkuyordu. Modern insan ise giderek daha çok insan zihninden korkmaya başladı. Sigmund Freud ’un “Das Unheimliche” yani “tekinsiz” kavramı da tam
Edebiyat
Sevdiğim, tavsiye edeceğim diziler 1) The X Files 2) Supernatural 3) Fringe 4) Doctor Who 5) Carnivale 6) Alacakaranlık Kuşağı(1959) 7) Battlestar Galactica 8) Star Trek 9)Yedi Numara 10) Grimm 11) Once Upon A Time 12) Black Books 13) The IT Crowd 14) Father Ted 15) Inside No:9 16) Firefly 17) Farspace 18) The Expanse 19) The Orville 20) Person Of Interest 21) The OA 22) The Legtowers 23) Twin Peaks 24) The Creep Show 25) Perfect Strangers
tbr falan.
sellamlaarr🧛🏻‍♀️👋🏻 (nabernasılsıniyimisinnumarımiyisindirkeyiflerdeyerindedir, AG-Ayt Fizik döngüsünü ağır yaşadığım bir aydı so biraz belli edeyim dedim.) OF Nisan ayı fazla hayal kırıklığıydı başlamadığım şey kalmadı ama başlamış olarak da kaldım.😔 bir tek bende mi öyle bilmiyorum ama henüz bitmemiş bir şey benim için bir yük. onu bitirince rahatladığım falan da yok sadece yeni bir şeye başlamama engel o kadar. (bu ay engelleyemedi.) her neyse iletiyi yazma sebebime geçelim. sebebim, Mayıs ayı için tbr yapmaktı ama baktım slump’ında olmadığım şey kalmamış tbw tbl de yapayım dedim. (izlenecek ve dinleneceklerimi de -sesli kitap olarak- dahil ettim demek istedim. kavramları değiştirip sunmazsam olmazdı.) çok uzatmadan başlayayım. Mayıs ayı tbr’m, Ateşi Yakalamak (bitiricem umarım) Hainin Mührü 3 Âdem'den Önce Near Cadısı (20 gündür falan okuyorum ODOWKQKKSS) iki tane yarım bıraktığım var ikisinden birini okurum diye ümit ediyorum hangisi olacağı o anki ruh halime bağlı. Powerless (öncelikle bu seriye ısınamamıştım ama o kadar para verdim -lanet olsun pahalıydı- satmaya karar vermeden önce son bir şans vereyim dedim.) Çöküş ve Yükseliş (bunu bu ay bitirip diğer ay Kargalar Meclisi’ni okuma gibi bir düşüncem var. eğer seçtiğim bu olmazsa direkt geçerim km’ine çünkü ÇOK sıkıldım bu seriden.) çok koydum gibi geldi umarım bitirebilirim. en sevdiğim kısma geldik mangalar🎉 Vampire Knight, Vol. 2 (seri anlamsız bir biçimde sarmaya başladı.) Vampire Knight, Vol. 3 (HEH DÜZELTTİM.) 光が死んだ夏 6 [Hikaru ga Shinda Natsu 6] (bir türlü okuyamadım şunu, çok özledim bebeklerimi🤏🏻.) Assassin's Creed - Yoldaşlık (2. cilt bu sanırım bulursam okuyacağım.) Given, Vol. 2 (öncesinde 1. cildi reread yapmam gerekebilir so belki üşenirim diğer aya kalabilir😔)
Reklam
Reklam