Sarp

Sarp
soporatus;
Denizli
Denizli
16 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
akşam sofrası
oturunca akşam sofrasına malakan oluyorum misafir odası yalnızlığında bir kol uzanıyor kenarları solmuş kağıdın ortasından eziliyorum eskimiş notlar içinde
Sayfa 8 - Komşu Yayınları: / Yasakmeyve·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
Her şey basitleştirilmiş, birkaç doğru aydınlık plana işlemiş, bir Manet tablosundaki çehre gibi. Hiçbir şey ne fazla az ne de fazla gereksiz. Rıhtımdaki sahaflar sandıklarını açıyorlar ve işte kitapların o taze sarı ya da yıpranmış sarısı, ciltlerin morumsu kahvesi, bir dosyanın daha büyük yeşili! Her şey tamam, uygun, uyumlu ve eksiği olmayan bir doluluk oluşturuyor.
Sayfa 16 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
KANAYAN PORTAKAL
bıçağı sokuyorum portakala kanıyor düğmesi kopmuş gömleklerime sıçrıyor kan ellerim bir sokağı tarif eder gibi oynuyor oynuyor ve akşam olunca dönüyor evine oyundan dönen yorgun çocuklara karışıp bıçağı sokuyorum portakala kanıyor kalabalık, kimse kimseyi tanımıyor annem düşüyor yeryüzüne sise katarak gülüşünü kimse annemi tanımıyor bıçağı sokuyorum portakala kanıyor bütün çocuklar baston kullanıyorlar oyun dönüşü bütün anneler bekliyor birini bekliyorum anne değilim oysa
Sayfa 22 - Şule Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Bir "Günümüzde Artık" Söylevi Daha
Günümüzde, sanat için çekilen sıkıntı azalmıştır. Bir eser üretmek için artık bir çok aşamadan geçerek olgunlaşmaya gerek yoktur. Eğer biraz sanat yeteneğiniz varsa, sanatın temel özelliklerini şöyle bir gözden geçirir, bir tanesini kendinize göre yorumlar ve sizin gibi düşünenlerin gözünde "sanatçı" olursunuz. Böyle birisi, önce kendini sanatçı olduğu yolunda kandıran ve hayatının en verimli dönemlerini boş uğraşlarla harcayan kişidir. Yalnızca kendisine hoş geleni üreten kişinin sanattan anlaması mümkün değildir.
Sayfa 58 - Bilge Karınca·Kitabı yarım bıraktı
Edebiyat
Genç Brecht, Bavyeralılara özgü bir seyir zevki içinde, kendilerinden başka kimsenin varlığına dayanamayan Hitler yanlılarının kitlesel rejilerini ve kitlesel gösterimlerini izliyordu. İşte tam bu noktada, başından beri ulusal deyişlere düşkün olan ve Ruhr macerası nedeniyle de daha da şövenistleşen Bronnen'le çakışıyordu.
Sayfa 98 - Mitos·Kitabı okudu
Edebiyat