‎Bu Aşk Burada Biter ‎ ‎Derviş olup gönüllerde dolaşmak ya da bir balık olup deryalara ulaşmak yetmiyormuş sevgilinin elinde bir gül olup bitmek için. Aynı zamanda sevgilinin kalbine sevdanın en temiz tarafından maya da çalmak gerekirmiş. Öyle ki sesinin sesime en yakın olduğu anda duymak istemediğim şeyleri ondan işittim. Gerçekten hayatımda daha önce bir şeyden bu kadar korkup, bu kadar incinmemiştim. Öyle anlaşılıyor ki o hiç sevmemiş. Hem de doldur boşalt bir 'söz sığmaz' ustası gibi hareket edip duruyordu. Sonunda ne olduğumu biliyor mu? Kendime acıdım; sevgimi büyüttüğüm yıllara, hastane köşelerinde geçen yıllarıma... Merhametime olan sevgime, sevgime olan duama, üzerine titrediğim nezaketime acıdım. ‎ ‎Ona yenik düşebileceğim hiç aklıma gelmezdi. Elimde sırlardan nice demetler birikmişken, o eli itenin hoyratlığı kanattı kalbimi. Bir daha adını anmayacağım şüphesiz. Geçen on üç sene hatırına, on üç damla gözyaşı da dökmeyeceğim. Onu artık kendine terk edeceğim. Sır vermeyeceğim. Arka sokaklarda kaybolurken nedensiz döktüğüm yaşları unutacağım. Kalemim bir daha onun için yazmayacak. Mürekkebimi hiçlik ile kurutacağım. Bir daha sakın gelmesin, hissetmesin, söz etmesin ve duymasın. Geç olsa da benim için final vakti. İşte böyle... Artık bende gaip olan bir şey! ‎ AnarchoJoseph
“Çalışmayınca ekmek insanın ağzına gökten yağmur gibi yağmaz. İşte böyle bir takım insanlar vardır ki çalışmazlar. Sen ben çalışır, onları besleriz. Kesinlikle bilin ki biz ahmağız, onlar akıllıdırlar. Çünkü biz çalışırken biraz da malımız, paramız varken geçinemiyoruz. Onlar hiç çalışmadan bir parasız, senin benim hesabıma pek güzel yaşıyorlar. Bu da bir sanattır. Bir insanın cüreti çok, utanması az olduktan sonra her yerde gül gibi geçinir.”
Sayfa 103 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 4.baskı, 2026.·Kitabı okudu
Reklam
Puan vermedi·656 syf.··
2026 65. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 12:33
Yazar Emre Gül, kalemiyle bize her türde keyifli bir okuma vadediyor. Gerilim, romantizm, genç kurgu ve fantastik… Kısacası o ne isterse, bize o sınırsız dünyaların kapısını açıyor. Yozlaşmış Harabeler de fantastik türündeki sağlam kurgusuyla kendisini merakla okutturmayı başardı. Serinin ikinci kitabı, Kral Darcon ve eşi Ester'in hikayesiyle açılıyor. Olayların en başına dönüyor ve her şeyi soluksuz bir tempoda öğreniyoruz. İlk kitabın sonunda Rena'nın ölümüne şahit olmuştuk; uyandığı yeni evrende ise onu zorlu sınavlar bekliyordu. Altı Krallık'tan biri olan Yansıyan Şehir'e giden Rena, karşısında Aryen'i görünce hem büyük bir hüzün hem de mutluluk yaşıyor. Bu kitapta bizi bekleyen en büyük sürprizlerden biri de Rena'nın sahte ikiziydi. Onun sayesinde hikayenin hem karanlık tarafını keşfediyor hem de oldukça eğlenceli anlara şahit oluyorsunuz. Rena bu kitapta çok daha güçlü, korkusuz ve savaşçı bir karaktere dönüşmüş. Onun bu gelişimine şahit olmak harikaydı. Tabii Aryen ve Rena sahneleri yine en sevdiğim kısımlar oldu. Romantik anlarını okumaya doyamadım. İlk kitap daha çok evreni ve karakterleri tanıma aşamasıydı. Bu kitap ise aksiyonu, gerilimi, gizemi ve hiç düşmeyen temposuyla gerçekten mükemmeldi. Emre Gül yine yapacağını yaptı ve hikayeyi öyle bir yerde bıraktı ki gel de şimdi üçüncü kitabı bekle! Serinin kalitesine, tasarımına ve yan boyamalarına ise ayrı bir parantez açmak gerek; her detayıyla görsel bir şölen. Karanlık atmosferi, efsaneleri, ters köşeleri ve güçlü karakterleriyle Yozlaşmış Harabeler serisini türü seven herkese kesinlikle tavsiye ederim.
Yozlaşmış Harabeler IIEmre Gül · Guardian Yayınları · 202627 okunma
Birinin ölüp ölmeyeceği, hepsi aynı Tek fark birini yanında götüremeyeceğindir Ne kadar da hoş! İki uyanış ve bir uyku Bu gelip geçen dünyanın düşü! Erken şafağın gül gibi renkleri! Tokugawa Ieyasu (1542-1616) -Şiiri bırakışınızın tarihini hatırlıyor musunuz? -Acaba bıraktım mı? Söyleyemem ki bunu. Cemil Meriç (1916-1987)
1. Bölüm Profil Kitap 4. Baskı·Kitabı okuyor
Gazzeli Yetimlerin Annesi’ne…
Gazzeli Yetimlerin Annesi’ne… (Ferda Hanım’a ithaf…)
Şiir
Reklam
Reklam