Ne yaparlarsa yapsınlar da, beni lan*t bir mezara tıkmasınlar. Pazar günleri millet gelip karnınızın üstüne bir sürü çiçek filan koyacak, daha bir sürü zırvalık.
Öldükten sonra çiçeği kim ne yapsın? Yani…
Yaşamı aşama aşama yaşayacaksınız ama mutlaka bir bütün olarak düşünün. Gün gelip de bu hayata veda etme zamanı geldiğinde, 'Yaşamımda kendim olarak var mıydım, gönlümce yaşadım mı?' sorusuna nasıl yanıt verdiğiniz önemli.
"Ben kötülük edenle kötülüğe maruz kalana aynı yüz ifadesiyle bakamam, her ikisine de gülümseyemem diyorum size. Bunu yaparsam o zaman da kendi yüzüme bakamam diyorum. Hepsi bu kadar, başka bir şey dediğim yok. Sizin mideniz kaldırıyorsa, kötülük edene de kötülüğe maruz kalana da aynı şekilde gülümsemeye edebilirsiniz, işin o yanı beni ilgilendirmiyor. “
Siz zarafet gösterdiğinizi düşünseniz de karşı tarafa nazik davranmış olmak için olağan şartlarda kesinlikle yapmak istemediğiniz bir şeye evet diyerek kendi elinizle kişisel alanınızı ihlâl etmiş olursunuz ki çok geçmeden peşinden suçluluk ve öfke de hissetmeye başlarsınız.
Hayır diyerek sadece nerede durduğunuzu değil, başkalarının da nerede durması gerektiğini işaretlersiniz.