Gül Basaran

Gül Basaran
@gulbasaran
Hayatındaki ilk erkek... Günü gelince “Beni bir başka erkekle aldatabilirsin” diyebilen “tek erkek” aynı zamanda. 15 yaşındaymış Nazlıcan, babası Tuncay Özkan içeri tıkıldığında... 4 ay sonra 18’ine basıyor. “Aralıksız her gün mektup yazıyorum babama, o da bana her gün cevap yazıyor” diyor. 721’inci mektup, bugün. “Her yemek yediğimde, denizi gördüğümde, yüzüme rüzgâr çarptığında... Öyle zor ki, seni orada bırakıp özgürlüğe dönmek” diyor, “gücüme gidiyor...” Görüş var her çarşamba. Saymış tek tek, 105 defa. Kalın bi cam arada... Sadece üç-beş dakika. Sınavla girilen gözde bi lisede okuyormuş aslında, sanırsın arkadaşlarıyla sinemaya gitmek için kırıyor okulu, rahatsız olmuşlar, “her çarşamba gitmek zorunda mısın, dersler mi önemli, cezaevi mi?” demişler, bunu diyen dangalaklara hayatlarının dersini vermiş, aşkını, babasını tercih etmiş, bırakmış okulu... Resim okuyor şu anda, “insan müsveddeleri” çiziyor! Gazetecinin kızı Nazlıcan. Orgeneralin kızı Pınar. Albayın kızı İrem. Yarbayın kızı Gökçen. Astsubayın kızı Aybüke. Rektörün, sendikacının... Başsavcının kızı Sıla. 7 yaşındaydı, şimdi 9 oldu... “Ben kalemini satmamış bir Atatürkçü’nün kızıyım” diye ilan vermişti Yağmur, Babalar Günü’nde okusun diye Mustafa. Ve geçenlerde, “bir kişiyi tutukladığınızda, bir aileyi tutuklamış oluyorsunuz aslında” diyordu babası... “Siz hiç sevdiklerinize koşarken cama çarptınız mı?” diye soruyordu. “Ben ayda üç kez çarpıyorum... Görüş günü cama koşuyorsunuz, elinizi sevdiğinizin kollarına uzatır gibi ahizeye uzatıyorsunuz. Kızım her şeyi sağlıklı algılıyor, beklediğimden sağduyulu hareket ediyor. Oğlum henüz iki yaşında, camın kıyısında pencere kolu arıyor, bulamayınca sinirleniyordu... Artık, böyle olduğunu kabul etti. Haziran görüşmelerinden birinde, bütün sevimliliği
Sayfa 156 - Kırmızı Kedi (PDF)·Kitabı okudu
İlişkiler
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
(Baya uzun bir hikaye beğendiğim kısmı aktarıyorum okursanız çok mutlu olurum) Beethoven kıza dönüp ' senin için ne yapabilirim?' diye sormuş benim her şeyim var yalnız... 'Diye bir an tereddüt ettikten sonra kör kız cesaretini toplayıp şöyle sürdürmüş cümlesini ' doğuştan körüm ve bu durum benim için büyük sıkıntı değil. Aklımın içinde bu dünyanın bir benzerini kurdum, belki daha bile güzeldir benim hayallerimdeki dünya. Senin bestelerini çalarkende orada geziniyorum. Anlayacağın her şeyim var ama bir tek şeyi canlandıramıyorum aklımda ve bu beni çok üzüyor. "Nedir o?" demiş beethoven. "Gökyüzünde asılı dev bir küreden söz ediyorlar. Geceleri ışık yayıyor. Ne kadar güzeldir kim bilir! Onu bir türlü hayal edemiyorum işte." " Ay ışığını mı merak ediyorsun güzel kız? Gel sana onu anlatayım" demiş Beethoven. Hemen ünlü ay ışığı sonatı'nı çalmış. Kundura tamircisinin kızı mutluluktan ağlatken büyük besteci evden çıkmış ve dostuna demiş ki: " Çabuk yürü bestelediğim o sanatı hemen notaya dökmem lazım, yoksa unutacağım." İŞTE AY IŞIĞI SONATİ youtu.be/3tq5TLpHtzQ
"Bir kadın,ne zaman kendisi için ayağa kalksa, tüm kadınlar için de ayağa kalkar."
Çocuk yetiştirmede bir kolay olan vardır bir de doğru olan. Doğru olan anlayışı yerleştirmek zaman ve çaba ister. Bugün kolayı seçen, yarın zorla uğraşır.
Sayfa 176·Kitabı okudu
İlişkiler
Erich Fromm
Her insan mutlu olamaz… Çünkü gereğinden fazla özler dünü, hak ettiğinden fazla düşünür yarını. Ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü. Her insan mutlu olamaz. Çünkü gereğinden fazla özler hayatından çıkanları. Hak ettiğinden daha büyük umutla bekler hayatına girecekleri. Ve asla göremez yanı başındakileri.” Erich Fromm