OKUNMALI OKUTULMALI
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 13:49
Öğrencilerime tavsiye edebilir miyim diye okumaya başladım. Ben okurken çok eğlendim. Kitabı okurken cok güldüm. Ben güldükçe ögrencilerim merak etti niye gülüyorum diye ve kitabı okumak için sıraya girdiler. Teşekkürler Şermin Yaşar
Telefon Melefon Yok!Şermin Yaşar · Kronik Kitap · 20251,574 okunma
Puan vermedi·413 syf.··
2026 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 16:07
Aytmatov kitaplarını okumaya Gün Olur Asra Bedel ile başlamış bulundum. Ve oldukça da beğendiğim bir kitap oldu. Yazarın anlatımı yalın ve duru, okuması kolay ve sürükleyiciydi. Çevirmene de teşekkür etmek lazım çünkü Kazakça ifadelerin anlaşılması için de elinden geleni yapmıştı. 1950'li yıllarda geçen kitapta 2.Dünya Savaşına katılmış karakterler üzerinden savaşın ve rejimin psikolojik ve de toplumsal etkilerini de gözler önüne seriyor Aytmatov. Kitapta yer alan karakterleri o kadar sevdim ki... Yedigey, Ukubala, Kazangap, Kuttubayev ailesi, Yelizarov... Onlar güldükçe ben de güldüm, çektikleri sıkıntılar için ben de dertlendim. Yılbaşı için kutlamalar yaparken, yağmurda mutluluk ile dans ederlerken, Kumbel'e geziye gittiklerinde sanki bende yanlarındaydım. Ermek 'Atika' diye ağlarken ben de o çocuğun elini tutmayı o kadar istedim ki. Normalde kitap karakterlerini bu kadar içselleştirmem ama bu kitapta karakterler o kadar masum, o kadar güzellerdi ki bedenim olmasa da zihnim onların yanında olmayı arzuladı okurken. Kazangap'ın bilgeliği ve yol göstericiliği, Ukubala'nın sevgisi ve sabrı, Kuttubayev'lerin aile bağları (gözlerimin içi gülmüş olabilir onları okuren), eğitimci ve aydın ruhlarıyla yazmaları, okumaları ve öğretmeleri... Ne güzeldi. Hayvanların da ayrı karakterleri vardı kitapta. Düşündüm, acaba Aytmatov kitabında bunlarla ne anlatmak istemiş olabilir diye. Bir tilkinin sefilliği ile başladığını hatırlıyorum kitabın. Karanar'ın gelişimini izledik gelişme bölümü boyunca. O öyle bir deveydi ki bağlamaya, sözünü geçirmeye gücün yetmez. Ama aynı zamanda öyle bir deve ki sahibine hem duygusal hem de fiziksel anlamda bağlanmış, kaderleri bir çizilmiş sanki. Bütün Sarı-Özek'in takdirini almış, heybetli, güçlü kuvvetli, akıllı bir hayvan. Yolbars var bir de onu
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bunu yadırgıyorsam, neden gerçekteyken kabulleniyorum?
Puan vermedi·125 syf.··
2026 10. kitabı
Orhan Kemal’in Tersine Dünya adlı romanı, bilinçli bir rahatsızlık duygusuyla ilerliyor; yer yer gülümsetirken, çoğu zaman mideyi bulandıran bir yüzleşmeye zorluyor. Romanı okurken yaşanan zorlanma, anlatının eksikliğinden değil, tam tersine fazlasıyla “çıplak” oluşundan. Yazar, toplumsal cinsiyet rollerini tersyüz ederek erkek egemen düzenin sıradanlaşmış kabalığını, hoyratlığını ve ikiyüzlülüğünü görünür kılmış. Kadınların erkek, erkeklerin kadın rollerine yerleştirildiği bu dünyada okur, alışık olduğu davranış kalıplarını başka bir bedende görmenin yarattığı sarsıntıyla karşılaşıyor. Tam da bu noktada roman, hem zevk veren hem de tiksinti uyandıran bir etki yaratıyor. Çünkü Orhan Kemal, erkekliğin yıllardır “normal” sayılan hâllerini süslemeden, yumuşatmadan, doğrudan teşhir etmiş. Erkekliğin (erkekler değil, öğretilmiş erkekliğin) gündelik hayatta nasıl bir tahakküm dili kurduğunu, kadın bedenine ve varlığına nasıl hoyratça yaklaştığını görmek, istemeden de olsa erkekler adına utanmaya ve tiksinmeye itiyor. Romanın asıl gücü de burada bence: Erkekliği eleştirirken kadınlığı idealize etmemiş, kadınların da düzene ne kadar uyum sağladığını, ezile ezile kanıksadıkları, basitleştikleri durumu ortaya koymuş. Kadınları erkek gibi yaptığında ortaya çıkan çirkinliği özellikle abartmamış; çünkü o çirkinlik zaten var. Orhan Kemal’in yaptığı şey, yıllardır görmezden gelinen bu davranış biçimlerini sahneye çıkarmak. Bu yüzden romandaki mizah asla hafifletici değil; aksine, güldükçe insanın boğazında düğümlenen bir rahatsızlık bırakıyor. (Filmi de varmış izlemedim) Sonuç olarak Tersine Dünya, kolay okunan ama kolay sindirilen bir roman değil. Toplumsal bir teşhis. Kitap bittiğinde bende geriye kalan his net: Düzen tersine dönmemiştir; yalnızca bize, zaten nasıl bir dünyada
Edebiyat
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,068 okunma
Oyuncunun Kızı
Puan vermedi
Peyami Safa-Oduncunun Kızı Peyami Safa Server Bedi mahlasıyla küçükler için yazdığı İnci Mercan serisinin son kitabını öğrencilerim için okudum. Benim hoşuma gitti. Kitapta üç hikaye vardır: 1.Oduncunun Kızı 2.Muradına Nail olan Dilber 3 Muradına Nail Olmayan Dilber İlkokul 3. sınıftan itibaren kullanılabilir. Türkçesi çok güzel konuları çok ilgi çekiciydi. Hikayeler ustalıkla kurgulanmış. Peyami Safa Türk edebiyatında çok önemli bir yere sahiptir. Bir çok farklı dallarda kitaplar yazmıştır. 43 yıl boyunca inanılmaz şekilde hep yazmış. Geçimini kalemiyle kazanmış. Kitaptan bazı metinleri örnek vermek istiyorum. "Eski çeşmeden şırıl şırıl, parlak, güzel bir su akıyordu. Hüsniye yere eğilerek bir gün evvel bıraktığı paketlerden birini daha omuzuna aldı, yürümeye başladı. Ama, üç adım ya attı ya atmadı, eski çeşmenin içinden o ses, o kalın ses bağırdı: - Hüsniye, Hüsniye! Benimle evlenir misin? Genç kız, eskisinden daha fazla korkarak, arkasına bakmadan, koşa koşa eve geldi, işittiği şeyi annesine babasına anlattı..." S.9 .......... "Yemen hükümdarının oğlu, bir gece rüyasında bu kızı görmüş, aşık olmuştu. Sabah olup yataktan kalkınca doğru anasının yanına koştu, rüyasında bir kız gördüğünü ve bu kızı mutlaka almak istediğini söyledi. Annesi Hanzade'ye dedi ki: -A oğlum... Rüyanda gördüğün kızı ne yapacaksın? İstanbul'da bir kız varmış, yıkandıkça başından altın dökülür, güldükçe yanağında güller açılır, ağladıkça gözünden inciler boşanır, yürüdükçe yerde çimenler bitermiş. - Aman anne bu nasıl şey? ... S.45 İyi okumalar dilerim
İnci Mercan Serisi (10 Kitap Takım)Peyami Safa · Damla Yayınevi · 20237 okunma
Leyla Yolalan
Puan vermedi
Öteki Hayvanlar, 71. Sait Faik Hikaye Armağanı Doğan Hızlan Özel Ödülü ile ÇYDD tarafından verilen Türkan Saylan Sanat Ödülü’ne layık görülmüş bir eser. Kitabın kapağındaki uçurumun başında duran kırmızı fular takmış keçi ötekilerin dünyasına götürmek için okuru bekliyor adeta. “Ötekileri” i ya da “Ötekileştirilmişler”i anlatan öyküleri çok seviyorum. Çünkü zaman zaman herkes hisseder aslında bir “öteki” olduğunu.Derya Sönmez öykülerine okuru da ortak eden bir yazar. Yer yer boşluklar bırakarak okurun tamamlamasını istediği yerler var. Kitabın başındaki “ışığa ve gölgeye” ifadesindeki gölge, belki de bu görünmeyen, gölgede kalan yerler. Bunu keşfetmek için bazı hikayeleri bir kere daha okuyacaksınız belki ama sonunda göreceksiniz ki buna değecek. Bunun haricinde yazarın sinema tutkusunu da öykülerinde görmek mümkün. “Anne! Başının etrafında dolaşan ve sen güldükçe berraklaşan o hafif şey havaymış.Tarkovski” (Yaz Biter) Tüm öyküleri severek okudum ancak, mübadele, göçmenlik, mültecilik, bir yere ait olamama, yabancılaşma temalarının işlendiği Cunda’da Akşam Hazırlığı, Rüzgarın Nefesi yahut Tatilcilere Birtakım Tavsiyeler ve Öteki Hayvanlar öyküleri kalbimde bambaşka bir yer edindi. “”Buralı olmak için en az dört kuşak gerekir” Nah, bu ağacı buraya diken benim, sen değilsin”(Öteki Hayvanlar) “Mübadillere, bir gün mutlaka döneceğim diyenlere…” “Başka bir toprağa köklenemedik.”(Rüzgarın Nefesi yahut Tatilcilere Birtakım Tavsiyeler)
Roman
Öteki HayvanlarDerya Sönmez · Sel Yayınları · 202491 okunma
Puan vermedi·189 syf.··
2025 452. kitabı
HOPTİRİNAM, AZİZ NESİN 1915-1995 arasında yaşamış kısa öykü, tiyatro ve şiir dallarında pek çok eser yazmış Türk mizah yazarı Aziz Nesin tarafından yazılmış 26 öyküden oluşan değerli bir kitap. Hoptirinam, kitabın içindeki öykülerden birinin adı. Aziz Nesin bu öykülerde yaşadığı dönemin sosyal, kültürel, siyasal eleştirilerini bir masal formatında yapıyor. Daha çok ‘büyüklere masallar’ tadında diyebileceğimiz bit kitap. Aziz Nesin gibi bir mizahçının kalemiyle ironi yapılınca gerçeğinden daha iyi anlaşılıyor olaylar/olgular. Bu öyküleri okuyunca eleştirinin ne kadar değerli olduğunu ve nitelikli eleştirinin, eksikliğini hissettiğimiz günümüz toplumunda ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlıyoruz. Günümüzde Nesin’in yerini tutabilecek ironi ustalarına çok ihtiyaç var. Kitaptaki öyküler şunlar: *Arş Doğuya Marş Batıya *Aziz Moktus ile Fahişe Kamenna *Beklenen Kişi *Bir Resmi Araba Anlatıyor *Bir Üçgenin Üç Açısı *Bir Varmış Bir Yokmuş *Biz İnsanlar *Bu Başka Kurt Masalı *Camgöz'le Sardalya *Fantiko *Hoptirinam *Huzur Ülkesi *Günümüzde Bir Masal *İlerleyelim, Yükselelim, Kalkınalım *İncir Çekirdeği *Kaplumbağa *Kaz *Kirpi
HoptirinamAziz Nesin · Tekin Yayınevi · 1974325 okunma