Seninle konuşuyorum şehirler boyunca
Seninle konuşuyorum ovalar boyunca
Ağzım yastığının üstünde
Duvarların iki yüzü karşı duruyor
Seni tanıyan sesime
Sonsuzluktan söz ediyorum sana
Ey şehirler şehirlerin anıları
Tutkularımızın içine sarıp sarmalanmış şehirle
Çabuk gelişen kentler yavaştan gelişenler
Bütün yapıcılarından düşünürlerinden
Hayaletlerinden sıyrılıp kurtulmuş
Güçlü şehirler senli benli şehirler
Zümrüt yeşili çizgiler çeken kır
Canlı capcanlı canlı kalan
Toprağımız üstündeki gök buğday
Besler sesimi düş kurarım ve ağlarım
Gülerim ve alevler arasında
Güneşin salkımları arasında düş kurarım
Ve uzanıp serilir vücudumun üstünde vücudun
Parlak aynasının örtüsü.
*
Yazmakla zulmün hatıraları bitmez ki! Dikkat edilirse, başından beri tek tatlı hatıram yoktur. Bazı bölümlerde gülünecek türden şeyler olsa da, aslında bunlar bir nevi melodramdır. Türk edebiyatında da bu halime uygun bir deyim var: Gülerim ağlanacak halime!
Bana öyle geliyor ki bunca gülünçlük arasındaki en gülünç şey, bu dünyada meşgul olmak, aşına, işine koşturan bir adam olmak. Bu yüzden ne zaman kritik bir anda bir işadamının burnuna sinek konduğunu, işadamınınkinden daha büyük bir aceleyle yol alan bir arabanın adamın üstüne başına çamur sıçrattığını, adamın önündeki köprü kalkarken beklemek zorunda kaldığını ya da çatıdan düşen bir kiremidin adamı öldürdüğünü görsem katıla katıla gülerim. Kim gülmez ki? Zırıl zırıl meşgul bu adamların başardığı şey nedir? Evinde yangın çıktığında şaşkınlıktan evdeki şömine maşalarını kurtarmaya çalışan bir kadından hiçbir farkları var mı? Hayatın büyük yangınından kurtarabildikleri bir şey var mı gerçekten?
(Ya/Ya Da, 1843)
Romanlar mahzun insanı omuzları çökmüş, gözleri sömüş, hareketsiz ve sessiz bir insan diye, yani daha açıkçası bir miskin şeklinde tasvir ederler.
Bende daima bunun aksi olmuştur. Ne zaman derin bir üzüntüye kapılsam gözlerim parlar, tavır ve hareketlerim neşelenir, içim içime sığmaz olur. Dünyayı hiçe sayıyormuşum gibi kahkahalarla gülerim, türlü gevezelik ve delilikler yaparım. Bununla beraber, öyle sanıyorum ki, yakın kimsesi ve başkalarına açılmağa kabiliyeti olmıyan insanlar için bu, daha iyi bir şeydir.