“-Hikayeler insanı kendi kuyusundan çıkarır başkalarının kuyularına atar.
-Başkalarının kuyuları daha mı iyi?
-İyi diye bir şey yok. Ama insan kendi hikayesini bilir, kendi hikayesinden sıkılır.
Sivas’ın Ç. köyünden üç arkadaş; İflahsızın Yusuf, Pehlivan Ali ve Köse Hasan, hemşehrilerinin fabrikasında iş bulma umuduyla Çukurova’ya doğru yola çıkarlar. Fabrikaya ulaşır ve işe başlarlar. Ancak zaman ilerledikçe işler hiç de umdukları gibi gitmez.
Toprak bereketlidir; evet, bereketlidir ama onu bereketli kılan insanlar insancıl koşullarda yaşamamaktadır. Verilen yevmiyelerin azlığı, yenilen bayat ekmekler, alınan haraçlar, barınma ve sağlık sorunları… Saymakla bitmeyen zorluklarla mücadele ederler.
1954 yılında tamamlanan bu roman; işçinin nasıl ezildiğini, şehirli-köylü ile işçi-işveren arasındaki çatışmayı gözler önüne sererken, emeğin ve umutların nasıl sömürüldüğünü çıplak gerçeklerle anlatır.