Merhaba!
Şimdi açıklayacağım kitap beni o kadar cok derinden etkiledi ki bu açıklamayı yapmak zorundaymış gibi hissettim.
Bir toprak size ne kadar hayat verirse bir o kadar da alıyormuş. Toprak ana da bizim vatanımız, eşimiz, çocuğumuz, yuvamızmış meğer.
Bir buğday tanesinin değerini okurken anladım. Bir annenin bütün hayatın zorluklarını omzuna alıp bağrına taş basıp yürümesini bu kitapta anladım. Dedim ya çok etkiledi diye çoğu sayfasında göz yaşlarımın izleri kaldı.
Kesinlikle okuyun. İşinizin, bir buğday tanesinin, ailenizin, vatanınızın değerini çok daha iyi anlayacaksınız.
Yıllardır okumak için beklettiğim bir kitaptı çünkü çevremde o kadar çok bahşedilmişti ki, bir kitap nasıl bu kadar his uyandirabilir diye düşünmüştüm ve kitabın zamanı olduğuna karar vermiştim.
Evet kitaplar öyle derin duygular uyandırıyor ki bizlere, bu kitapta bir süre etkisinde kalacağım bir kitap oldu. Bitmesin istediğim için olduğunca yavaş okudum. Çok yalın bir dille ve akıcı yazılmış ki isteseniz bir günde bitirebileceğiniz bir kitap.
Kitabın türünden dolayı okumak istemeyenler veya çok spoiler duymuş olanlar varsa bile okumalarını isterim çünkü dinlediklerinizden veya duyduklarınızdan farklı kitabı yaşayacağınızı gerçekten yaşananları hissedeceğinizi söylemek isterim.
Tekrar tekrar okuyacağım ve kitaplığımın nadide parçaları arasında olacak.
İyi okumalar. :)
Öncelikle kitabı incelerken sadece okuyucu olarak incelediğimi belirtmek isterim. Ben bir tarihçi veya edebiyatçı değilim. Kitabı okurken başta hiç akıcı gelmediği için yarım bırakmıştım. Akıcılığının olmasının yanı sıra tarihi bir kurgu olup araştırdığım şeylerin doğruluğu olmaması da beni kitaptan bir tek uzaklaştırdı. Bence Orhan Pamuk'un ilk hatası kitabı belirlenen tarihte yayınlamayıp reel hayata karşı pandemiyi gözlemlemek istediğini belirtmek istese de hazırlık süreci için 30 senedir aklımda son 15 senedir de yazmaktayım açıklamasıyla tezat oluşturan bir tabloyu önümüze çıkardı bu rötar.
Kitabı okuyacaklar için Spoiler vermek istemesem de eleştiri yapacak olursam, Orhan Pamuk'un Müslümanlara kin kusması, Abdülhamit vebanın, pandeminin tek sebebiymiş gibi bir algı oluşturmuş.
Salgın dönemini güzel yansıtmış olsa da bazı yerlere göndermeler yaparak taraflı davranarak okuyucuları ikiye bölmüş durumda.
Okuyup taraftanızı belirtebilirsiniz.
İyi okumalar!
"Yaşasın Minger! Yaşasın Mingerliler! Yaşasın Hürriyet!"