Puan vermedi·541 syf.·
2026 83. kitabı
Bu kitabında Galatasaray Lisesi ve Çarşamba Lisesi'ndeki anılarını anlatıyor Ferhan Şensoy. Sonrasında kazandığı bir yarışmanın ödülü olarak Fransa'ya giden Şensoy, orada Tiyatro Okulu'nun sınavlarına girerek okulda okumaya hak kazanıyor. Buradan da Kanada'ya giden Şensoy, orada da tiyatro adına başarılı işler yaptıktan sonra askerlik görevi için Türkiye'ye dönmek zorunda kalıyor. Bütün bu anlatılanlar, Ferhan Şensoy'a özgü bir espri anlayışıyla anlatılıyor. Şensoy'un diline ve esprilerine alışkın olanların beğeneceği bir kitap olarak karşımıza çıkıyor.
Kalemimin Sapını Gülle DonattımFerhan Şensoy · Ortaoyuncular Yayınları · 20071,145 okunma
8/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 07:53
Kızıl Karma Jean-Christophe Grangé Yazar bizi 1968 Mayıs ve Haziran aylarında, Fransa'da tutucu De Gaulle iktidarına karşı Nanterre Üniversitesi'nde başlayan öğrenci hareketi, giderek büyümüş ve işçi kesimin desteğini alarak ülke çapında ayaklanmaların, fabrika işgallerinin ve genel grevin yaşanmasına yol açan olaylara götürüyor. Bu olaylardan hareketle Paris sokakları bir nevi savaş alanına dönmüştür. Polislerin bu ayaklanmaları , protestoları bastırma çabası sürerken üniversiteli bir genç kız vahşi bir şekilde evinde öldürülmüş bir şekilde bulunur. Genç kız öldürüldükten sonra vücudunu bir yoga pozisyonu şekline getirerek bırakmıştır katil . Acaba neden ? Kurban , kitap karakterlerinden Herve ve Nicole ' nin arkadaşıdır. Polis cinayeti soruşturmaya başlar. Ekipteki polislerden biri de Herve'nin abisidir fakat üvey (anneleri bir , babaları farklı ) Aradan fazla zaman geçmeden yine bir genç kız aynı şekilde ve aynı pozisyonda ölü olarak bulunur. İki kurbanın ortak noktası yine Herve ve Nicole 'in ortak arkadaşları olması . Gerçekleşen cinayetlerin merkezi bu iki kişi olması akla bir sürü soru getirir. Jean Louis(Herve'nin abisi polis) Hindistanla bağlantılı bir ip ucu bulunca katili aramak için bu üçlü ekip Hindistan'a gitmeye karar veriyorlar. Fakat birgün öncesinde Herve gizemli iki Hintli tarafından kaçırılıyor. Nicole ve Jean Louis ise Fransa'dan Kalküta 'ya, Hindistan'ın Varanasi şehrine oradan da Roma' ya kadar katilin ve Herve'nin peşinde koşmaya başlıyorlar . Gittikleri yerlerde farklı farklı tarikat, din , mezhep ve farklı inançlara mensup kişilerle karşılaşıyorlar. Öldürülen kişilerin sadece o iki üniversiteli kız olmadığını daha pek pek gencin vahşice , ilginç acımasız tarikat kurallarına göre öldürüldüklerini
Kızıl KarmaJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20241,426 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·224 syf.·
2026 74. kitabı
Ege Soley ‘den üçüncü kitabım. Sakin Yakın ve son olarak Başka . Paris’teki o çiçekçi dükkanında yaşadıkları, yeni bir şehre insanların içine sığma çabaları ve en güzeli de tüm samimiyetiyle iç dünyasındaki duygular.. Bu kitaptaki en çarpıcı bölüm, sevgililer günü arefesinde aldatılmış bir beyfendinin çiçekçiye gelip 50 şahane gülle müthiş bir buket yaptırıp hepsinin kafasını kestirdikten sonra saplarla kalmış buketini alıp hesaplaşmaya gitmesiydi.. film sahnesi gibi (: Catherine Deneuve’e götürdüğü çiçeklere vere vere 5 euro bahşiş vermeleri bence ayıptı (: Müge çiçeğinin öyküsünü, kokusunu, şeklini, rengini bile bilmiyor oluşuma üzüldüm, bu da benim ayıbım (: Fransa’da 1 Mayıs’ın sembol çiçeğiymiş ve de.. En şahane kısmı ise beni sonda bekliyormuş. Amsterdam’da son bulan bu güzel hayat hikayesi Amsterdam’da benimleydi. Parklarda, kafelerde, kanal kenarında oturup soluklandıkça açıp okuduğum yolculuk meğer oraya kadar götürecekmiş beni. Tevafuk
BaşkaEge Soley · Doğan Novus · 2021301 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 00:00
Adını Sherlock Holmes’ün evi “221 Baker Street” ten alan 221B, salt edebiyat değil, “polisiye” kültürünün farklı kulvarlarına değinen, araştıran, sorgulayan bir kültür dergisi. İki aylık periyodlarla yayın hayatına devam ediyor. Dergi dizi/film eleştirilerinden çizgi romana, edebiyattan akademik araştırmalara uzanan geniş bir yelpaze sunuyor. Derginin bu üçüncü sayısında dosya konusu olarak “Dünya Polisiyeleri” belirlendiği ve bilinmeyen ya da az bilinen polisiyeleri ortaya çıkarmaya çalışıldığı görülüyor. Bunu yaparken Nordik, Yunanistan, Güney Amerika, Uzakdoğu, Arapça edebiyat gibi ülkemizde fazla tanınmayan, takip edilmesi gereken polisiyeleri ön planda tutuluyor. Ayrıca Fransa, İngiltere ve ABD polisiyelerine dair yeni isimleri de keşfe çıkıyor. Gerek sosyoekonomik gerekse de politik olarak polisiyenin, ülkelere göre nasıl şekillendiği, ilerlediği ya da gerilediğine; sebeplerine, polisiyenin ülkeleri tanıma kılavuzu olarak nasıl da yön gösterici olduğuna bu sayıda tanık oluyoruz. Derginin bu sayısında aşağıdaki konular ve yazılar bulunuyor. KURT WALLLANDER- Fulya TURHAN NASIL BİR POLİSİYE? - Sevin OKYAY SERT ERKEK SERT KADIN- Celil OKER SERİ KATİLLER VE ÇİZGİ ROMAN MÜREKKEBİN KARANLIKLA İMTİHANI- Yigilante KOCAGÖZ YERLİLEŞEN MIKE HAMMER- Gülce BAŞER DEDEKTİF ERLENDUR’UN İZLANDA’SI- Ceyhan USANMAZ AMERİKA’DA EDGAR ZAMANI! - Leslie S. KLINGER METRONOM- Cenk ÇALIŞIR EDİNBURGH’TA BİR HAYALET- Elçin POYR AZLAR ÇAPEK’İN PARMAK İZLERİ -Yankı ENKİ BU DÜNYADAN VÂ-NÛ GEÇTİ- Oğuz EREN BOZKIR- Yazan: Levent Cantek - Çizen: Murat Başol YAŞAM BİÇİMİ OLARAK CİNAYET - Suat DUMAN ÜLKELER İÇİN POLİSİYE İPUÇLARI- Özgür ŞEN GÜNEY AMERİKA’NIN POLİSİYESİ SİYASİDİR - A. Ömer TÜRKEŞ ARAP POLİSİYELERİ: FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK (Mİ?) - Marcia Lynx QUALEY İSKANDİNAV POLİSİYESİ AVRUPA VE
221B Dergisi - Sayı 3 (Mayıs - Haziran 2016)221B Dergisi · Mylos Kitap · 201645 okunma
Puan vermedi·541 syf.··
2026 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 11:26
Şu an Ferhan Şensoy’un “Kalemimin Sapını Gülle Donattım” kitabının tam ortalarındayım. İçimde garip bir burukluk var; sayfalar azaldıkça kitap neredeyse bitecek diye korkuyorum. Kendi kendime, "Biterse ben ne yaparım, nasıl Ferhan’sız kalırım?" deyip duruyorum. Öyle bir his ki bu, ruhu ruhuma o kadar yakın bir karakterle karşı karşıyayım ki, o kendi anılarını anlatırken ben de gayriihtiyari kendi anılarımın derinliklerine yolculuk yapıyorum. Onun o hayta, hafif serseri, sempatik, haylaz, asi, çılgın ve çapkın hallerini okudukça, kendimle arasındaki benzerlikleri görüp hayretler içerisinde kalıyorum. Olayları görüş biçimi, ince esprileri, hayatın o karmaşası içinde bir şekilde uyumla akıp gidişi ve keskin gözlem yeteneği... Onunla aramızdaki yakınlık o kadar fazla ki, sanki Ferhan Şensoy’un satırlarında kendi gençliğimi okuyorum. Bir yandan bu muazzam yakınlığın keyfini çıkarırken, diğer yandan da içimden bir ses hayıflanıyor: "Bu yaşa kadar neden onunla, bu dille tanışmadım?" Kitabın nedense hiç sıkmayan, o kadar yalın ve su gibi akan güzel bir dili var ki... Sürekli bir hayal alemine dalışı, daldan dala atlayışı var ama o dağınıklık bile öyle bir estetikle sunulmuş ki kaybolmuyorsunuz. Abartısız söylüyorum; her ama her kelimesinde, her cümlesinde kendimden bir parça buldum. Kitap tamamen bittiğinde şüphesiz daha kapsamlı bir inceleme yazacağım. Ancak daha yolun yarısındayken içimden gelen bu sesleri, bu yoğun duyguları hemen kağıda dökmek istedim. Ferhan Şensoy’un kalemiyle gülle donattığı bu yolculukta, ben de kendi ruhumu donatıyorum.
Kalemimin Sapını Gülle DonattımFerhan Şensoy · Ortaoyuncular Yayınları · 20071,145 okunma
Ay Kuşağı - Tempersitar
10/10
·512 syf.··
2026 55. kitabı
Selam canlarım Ben geldim ve sizlere yine o kadar güzel bir fantastik seriyle geldim ki Buse Yaren Kıyak’ın kaleminden Ay Kuşağı serisinin ilk kitabı Tempersitar ile geldim 🩶 Hemen kısacık konusundan bahsedeyim Helena Lincoln, babasıyla birlikte Urah’ın Midvale Kasabası’nda yaşayan genç bir kızdır. Hayatı işi, evi ve en yakın arkadaşları Alieen ile Marva’dan ibarettir. Ancak 18. yaş gününe girmesiyle birlikte her şey değişmeye başlar Doğum gününden sonra üç ay boyunca iki gizemli kişi tarafından takip edildiğini fark eden Helena, bunun nedenini bir türlü anlayamaz. Başlarda bu durumu çok da önemsemese de bir gün evine gelen gizemli bir çağrı tüm hayatını altüst eder Çağrı, daha önce adını bile duymadığı Alderwild Elementler Akademisi’nden gelmiştir. Üstelik yalnızca bir davet değildir. Mektupta, akademiye gitmeyi reddetmesi durumunda duruşmaya çıkarılacağı ve Captium’da cezalandırılacağı yazmaktadır Helena ilk başta bunun arkadaşlarının yaptığı bir şaka olduğunu düşünür. Ancak onu takip eden Fernando ve Klear’ın yanına, elinde siyah bir gülle dolaşan üçüncü bir kişinin de eklenmesiyle olayların hiç de şaka olmadığını anlamaya başlar Ardından yaşanan beklenmedik olaylar sonucu kendisini Alderwild’de bulan Helena, burada yalnızca eğitim alacağını düşünür. Fakat akademinin sakladığı sırlar birer birer ortaya çıkmaya başladığında kendisini hiç tahmin etmediği kadar büyük bir karmaşanın içinde bulur Öncelikle hemen yazarın kaleminden başlayayım Ben Buse Yaren Kıyak’ın kalemiyle ilk defa bu kitapta tanıştım ve gerçekten bayıldım Fantastik kitaplarda bazen yazarın anlatım tarzını bilmediğim için ufak önyargılarla başlayabiliyorum ama Tempersitar’da o önyargılarımın tamamını daha ilk sayfalarda geride bıraktım Özellikle şunu söylemem gerekiyor ki bu kitap detaylar
Ay Kuşağı 1Buse Yaren Kıyak · Morva Yayınları · 20268 okunma