Kadın Hakları
DİN PERDESİ ARDINDAKİ ZULÜM: AFGANİSTAN’IN ÇİLESİ VE İNSANLIK ONURU Bismillâhirrahmânirrahîm. Aziz dostlar, muhterem dinleyenler! Şu içinde yaşadığımız asra bir bakınız! Günümüz dünyası maalesef fecaatlerle, vahşetle, katliamlarla, baskı ve zulüm gibi ehl-i vicdanı yaralayan musibetlerle çalkalanmaktadır. Savaşlar durmuyor, durmak bilmiyor; mazlumlar ve zayıflar gün geçtikçe gaddar zalimlerin çizmeleri altında daha da eziliyor, daha da inliyor! Binaenaleyh, bugün burada sizlere uzaktaki bir memleketin hikayesini değil, Afganistan topraklarında arşa yükselen o feryadı, o büyük zulmü haykıracağız! Dostlarım! Orada hanım kardeşlerimizin eğitim, kisve (giyim), kelam ve hürriyet-i fikir gibi en tabi, en fıtri hakları gasbedilmektedir! Kadınlar, adeta bir esaret zincirine vurularak her geçen gün daha da değersizleştirilmektedir. Onları bu zillet girdabına iten amiller, kendi keyfi idarelerini güya Şeriat-ı Garra’ya dayandırarak İslam’ı lekelemeye cüret ediyorlar! Hâşâ sümme hâşâ! İslamiyet perdesi arkasına saklanarak sergilenen bu istibdat, bu tahakküm sistemi, din-i mübin ile asla telif edilemez! İlk olarak şunu beyninize nakşediniz: O münafıkların, o sahtekarların fiillerine bakarak sakın ola mukaddes dinimizden soğumayınız! Çünkü hakiki İslamiyet, merhamettir, adalettir; bu sergilenen habis manzara asla İslam değildir! Şimdi asıl meseleye, yani hukuk-u nisvana (kadın haklarına) gelelim! Afganistan’daki o gafil idare, hanım kardeşlerimizin her türlü insani hakkını elinden alarak onları adeta diri diri mezara gömmektedir. Orada yaşayan annelerimizin, bacılarımızın yanlarında bir mahremi (erkek yakını) olmadan sokağa çıkmalarına dahi müsaade etmiyorlar! Böyle bir rezalet olamaz! Böyle bir tefessüh, böyle bir hukuksuzluk kabul edilemez! Bu gidişata derhal "dur" denilmesi
Siyaset
Bakışlar...
Bence Fahim Bey'in yüzünün cazibesi, biraz hüzünlü olmakla beraber vicdanlı, imanlı, tok, rahat ve insanı bıktırmayan, sanki kemallerini bulmuş geniş bakışlı gözlerinden geliyordu. Bunlar belki hariçten ziyade kendi içlerine bakan, her şeyin bol ve kibarlığın tabii olduğu bir devirde yetişmiş ve hâlâ o zaman-lardaki şeylere inanır ve kendi kendine, "Hey gidi günler hey!" der gibi bize güya oradan, karşıki sahilden, o geçmiş zamanın mürüvvetleri içinden sanki biraz merhametle bakan bakışlardı. Ben, hep, Saffet Hanım eğer umduğum gibi bir kadınsa kendisini Fahim Bey'de teshir etmiş olan bu kibar bakışlı gözler olmalıdır, diye düşünürdüm. Fakat bu şüphesiz çocukça bir düşünceydi ve pek muhtemeldir ki aldanıyordum. Zira bir karı koca arasındaki sırlar nasıl tahmin edilebilir ve bu kadar karışık ve karanlık bir mevzuda neye istinaden hangi isabet ümidiyle bir teşhis konulabilir? Karı koca değil, herhangi insanlar arasında muhabbet veya nefretin sebeplerini tahmine, tahlile sanki imkân var mıdır? Fahim Bey ve Biz
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Recep Tayyip Erdoğan
Cahil bazı fosiller çıkıyor başörtülüye kin kusuyor. Nesli tükenmekte olan bu numuneler güya kadınlara ders veriyor. Türkiye bu meseleyi geride bırakmıştır
Ulan düne kadar güya edebiyat parçalıyoruz, kitap paylaşıyoruz diye bağıran kitle, iki güncelleme gelip etkileşimler gidince inlemeye başladı. Neymiş? Görüntülenmeler düştü, beğeniler kayboldu yok algoritmada sorun var. Lan sığırlar hani amacınız alıntı paylaşmaktı? İki beğeni alamayınca edebiyat aşkınız götünüzde patladı resmen. Komik.
Yarım Akıllılara İthafen
Yüzünün sadece yarısını kadraja sığdırıp güya gizemli bir hava katmaya çalışan eski anonim hesaplar, hakikaten neyin peşindeler acaba; pazar yerinde hileli mal satan esnaf gibi bir de utanmadan yüz görümlüğü mü bekliyorlar? İnsan anatomisinden de mi habersizsiniz; yüz zaten simetrik bir yapıya sahip olduğu için ortalama bir insan zihni, o boşluğu aynalama yöntemiyle zihninde zahmetsizce tamamlıyor zaten; ne oldu şimdi, yarım yüz kardeşimiz bu basit zihniyet oyununu tahmin dahi edemeyecek kadar akıl fukarası mıydı, yoksa biz o eksik resmi tamamlayınca üstün bir başarı ödülü mü kazanmış olduk? Amaç nedir, neyi gizlediğinizi sanıyorsunuz ey yarım yamalak yüzlüler? Yine dijital lağım kapaklarının açılmasıyla önümüze düşen garip bir furya, yine fıtrattan uzak, ucuz ve rüküş hareketler: Beni fark edin ama fark ederken de çok şaapmayın! Şaapmak nedir? İşte tam da bu ciddiyetsizliğin, bu ne idüğü belirsiz arafta kalışların kendisidir! Son zamanlarda bu vıcık vıcık samimiyetsizlikleri gördükçe her secdede aynı niyaza duruyorum: Zihnen, fikren ve ruhen aklı git-gel içinde olmayan, şahsiyet sahibi müstakim insanlara denk getir beni ya Rabbim! Hayatta bir şeyi yarım yapmak, yarım sevmek, bir meseleyi yarım bırakmak benim fıtratımda asla kabul görmeyen, tahammül sınırımı aşan en büyük hastalıktır; işte bu yüzden yarım yüzleri ve arkasındaki kof ruhları hiçbir zaman sevemeyeceğim. Hayatımda yarım bırakılmış hiçbir işe, hileli hiçbir niyet kırıntısına tahammülüm olmadığı gibi, bu estetik korkaklığı sergileyenleri de gördüğüm an hiç acımadan engelliyorum; ne de olsa bu ara elimiz tam manasıyla alıştı o temizlik butonuna. Anket yapacağım, yüzümün yarısını gösterebilirim bunun için mesajlarınızı bekliyorum. Şayet yüzümün yarısını görmek istiyorsanız 3416'ya SMS atın yada
1000Kitap
%99 siyasetçinin, gazetecinin yapamadığını, sanatıyla yapıyor @denizgoktasx * Güya ''sanat'' adı altında ''bel altı''ndan öteye gidemeyenlere güzel bir örnek bu gencecik insan. O yapıyor, bize de destek düşüyor. * Youtube: youtube.com/watch?v=ksaVzHy... * #denizgöktaş #Harbiye #ÖlüDeniz #standup #KaraMizah #Siyaset #türkiyem🇹🇷
Stand - Up