- Sevginin niçini olmaz ki efendim ... Düşünsem belki mâkul bir sebep bulabilirim . Fakat bu hakikî bir sebep olmaz . Çünkü biz önce severiz . Sonra sevdiğimiz şeyin güzel taraflarını bulmaya çalışırız .
1000Kitap
- Sevginin niçini olmaz ki efendim.. Düşünsem belki makul bir sebep bulabilirim. Fakat bu hakiki sebep olmaz. Çünkü biz önce severiz. Sonra sevdiğimiz şeyin güzel taraflarını bulmaya çalışırız.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“İnanır mısınız efendim, aslında bu ufak köpek bir ruble etmez, bana kalsa bir kapik bile vermem; fakat kontes çok düşkün bu hayvana, onu bulana yüz ruble ödül teklif ediyor. Doğruyu söylemek gerekirse, doğruyu söylemek gerekirse, bu insanların zevkleri pek bir tuhaf, bizim gibi değiller; ister kaniş olsun ister av köpeği, beş yüz ruble de verirler, bin ruble de… Yeter ki güzel bir köpek olsun.”
Sayfa 55 - Marsis Yayınları
Alıntı
Okul. Çiçek. Çiçek. Okul... Godofredo sınıfıma girene dek her şey gayet iyi gidiyordu. İzin isteyip Dona Cecília Paim'le baş başa konuşmaya başladı. Konuşurken bir yandan da bardaktaki çiçeği işaret ediyordu. Sonra çıkıp gitti. Öğretmenim üzgün gözlerini bana çevirdi. Ders bitince beni yanına çağırdı. "Seninle konuşmak istediğim bir şey var, Zezé. Bekle biraz." Çantasını toplamaya başladı, ama ne kadar toplasa da bitmiyordu. Benimle konuşmayı hiç istemediği belliydi, oyalanarak cesaret kazanmaya çalışıyordu. Biraz sürse de sonunda başardı. "Godofredo bana seninle ilgili çok fena bir şey anlattı, Zezé. Anlattığı doğru mu?" Başımı olumlu anlamda salladım. "Çiçek mi? Doğru, efendim." "Ne yaptın, anlatır mısın?" "Sabahları erkenden kalkıp Serginho'nun evinin bahçesine uğruyorum. Bahçe kapısı kilitli değilse çabucak girip bir çiçek çalıyorum. Zaten orada o kadar çok çiçek var ki eksikliği fark edilmiyor." "Olabilir. Ama bu yaptığın doğru değil. Bir daha sakın böyle bir şey yapma. Hırsızlık olmasa da küçük bir 'aşırma' sayılır." Hiç de değil, Dona Cecília. Dünya Tanrı'nın değil mi? Dünyadaki her şey Tanrı'nın değil mi? Öyleyse çiçekler de Tanrı'nın..." Kurduğum mantık karşısında şaşırıp kalmıştı. "Başka türlü çiçek getiremezdim, öğretmenim. Evimizde çiçek bahçesi yok. Çiçek pahalı bir şey... Masanızdaki bardağın sürekli boş kalmasını istemedim." Zorlukla yutkundu. "Arada sırada bana seyyar satıcıdan kremalı çörek almam için para vermiyor musunuz?" "Her gün vermek isterdim. Ama hemen ortadan kayboluyorsun..." "Her gün kabul edemem..." "Neden?" "Sınıfta beslenme saati için yiyecek getirmeyen başka fakir çocuklar da olduğundan." Çantasından mendilini çıkarıp belli etmeden gözlerini sildi. "Corujinha'yı bilmiyor musunuz?" "Corujinha kim?" "Hani zenci bir kız, benim boyumda,
Adeta gitmeye zorladın çocuğu. Niye? Herkes gibi davranılmayacak, erkeğe yapışan kadınlardan olunmayacak efendim. Yoluna taş konulmayacak kimsenin. İstediği gibi yaşamalı insan. Sayayım mı daha... Aşkı tüketmeden, en güzel yerinden askıya alma cesareti... Büyük iddia! Seviyorsun büyük iddiaları. Hem erkeksiz de var olunur be bacım. Al işte... Olunur tabii, neden olunmasın. Ne ki mevzu bu değil, mevzu sevgiline yol vermen.
Sayfa 66 - Sia Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Çünkü biz önce severiz, sonra sevdiğimiz şeyin güzel taraflarını bulmaya çalışırız. Bu da hodbinliğimizden doğar efendim.
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Edebiyat