10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 12:55
Ayşegül kuru hocamızın Asıl hikaye kitabını bitirdim Arkadaşlar, bugün Ayşegül Kuru’nun 'Asıl Hikaye' kitabının sayfalarını aralıyoruz. Hani o gizemli kitaplarda hep kapalı kapıların arkasındaki sırların peşine düşeriz ya; bu kitap da tam olarak o hissi veriyor. Ama buradaki gizem tekinsiz gölgeler değil, bizzat insan ruhunun o saklı, kimselere gösterilmeyen dehlizleri. Yazar, öyle bir atmosfer kurmuş ki sanki bir yabancının günlüğünü gizlice okuyormuşsunuz veya bir odanın anahtar deliğinden içerideki gerçek hayata bakıyormuşsunuz gibi merak uyandırıyor. Her sayfada 'Acaba arkadan ne çıkacak?' diye Ayşegül Kuru, insanın gözünün içine baka baka 'Bize anlatılanları bırakın, şimdi masallardan uyanma vakti' diyor. Kitapta öyle içi boş güzellemeler veya havada kalan süslü cümleler yok; aksine hayatın tam kalbinden vuran, insan ilişkilerindeki o ham ve çıplak gerçeklik var. Karakterlerin hataları, kırgınlıkları ve o yüzleşme anları öyle dürüstçe yazılmış ki, okurken 'İşte hayatın asıl hikayesi bu' demekten kendinizi alamıyorsunuz. Kısa, vurucu ve her şeyden önemlisi insanı kendi hayatının ne kadar dürüst olduğunu sorgulamaya iten çok başarılı bir yapıt olmuş. Bizce bu hikayeye kesinlikle kulak vermelisiniz."
Edebiyat & Roman
Asıl HikayeAyşegül Kuru · İkinci Adam Yayınları · 20256 okunma
Puan vermedi·639 syf.·
2026 11. kitabı
Nerden başlasam hangi güzelliğinden bahsetsem diye bilememekle beraber, Inceleme acemisi bir okur olarak Yaşar Kemal in bu emeğini kalemim döndüğünce kelimelerim yettiğince yazmayı görev olarak görürüyorum öncelikle çok geç kalmışım okumaya hissiyatıyla ilerlediğim sonrasında doğru zamanın aslında bu zaman olduğunu anladığım bir okuma oldu.Yaşar Kemal’in bir deha olduğunu bu eserini tamamladıktan sonra daha iyi anladım üzerine yazılan tüm güzellemeler eksik kalır. Bugüne kadar daha iyisini okumadığımı ve okuyamayacağımı düşünüyorum.Benim böyle düşünmeme sebep en başta üslup akıcı,sürükleyici ve o kadar gerçekçi ki. Okudukca tüm kahramanları tanıyorum gibi hissettim. Memet,Seyran,Ferhat Hoca,Topal Ali,Hörü Ana,Ağalar hepsi o kadar gerçekçi ki zaman zaman kendim de ağalara çok öfkelenip keşke ben vursam şunları dediğim oldu. İnce Memet bir eşkıyalık öyküsü değil,o dönemi çok iyi yansıtan halkı ,mücadeleyi,başkaldırıyı birlikte olmayı,dayanmayı,koşulsuz destegı,masum ve güçlü sevdayı,direnişi anlatan harika bir roman. Bir koca kitap da bu kitabın güzelliğini anlatmak için yazılmalı. 4 cilt yetmedi bana keşke daha fazlasını bilseydim. Mutlu bir yaşamı olsaydı Mehmed’in kim bilir belki de oyledir Mehmet ve Seyran ilelebet çocuklarıyla mutlu olmuştur.İnşallah,öyle olmuştur ben okur olarak onlara güzel bir dünya yazdım.. Ruhu şad olsun Yaşar Kemal in..
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Nostaljik güzellemeler
Puan vermedi·176 syf.··
2026 21. kitabı
Sanki herşeyin dostluk ve mücadele ile geçtiği bir mother Russia güzellemesi, bilmesek yoldaşların hepsinin elinde çiçek demetleri pembe bulutlar üzerinde zıp zıp zıplayarak yaptığını sanacağız o "devrimleri"... Hangi milletten olursa olsun, taraflı patriotizm kadar yavan birşey yoktur olamaz
Muhteşem Vahşi DünyaAndrey Platonov · Metis Yayıncılık · 2014250 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 00:00
======================= “𝙶𝚊𝚣𝚊𝚕𝚒'𝚢𝚒 𝚊𝚗𝚕𝚊𝚖𝚊𝚔 𝚒ç𝚒𝚗 𝚢𝚊𝚕𝚗ı𝚣𝚌𝚊 𝚜ö𝚢𝚕𝚎𝚍𝚒𝚔𝚕𝚎𝚛𝚒𝚗𝚎 𝚍𝚎ğ𝚒𝚕, 𝚋𝚞𝚗𝚕𝚊𝚛ı 𝚑𝚊𝚗𝚐𝚒 𝚔𝚊𝚛𝚖𝚊ş𝚊𝚗ı𝚗 𝚘𝚛𝚝𝚊𝚜ı𝚗𝚍𝚊 𝚜ö𝚢𝚕𝚎𝚍𝚒ğ𝚒𝚗𝚎 𝚋𝚊𝚔𝚖𝚊𝚔 𝚐𝚎𝚛𝚎𝚔𝚒𝚛. 𝙴ğ𝚎𝚛 𝚍ö𝚗𝚎𝚖𝚒 𝚊𝚗𝚕𝚊𝚢𝚊𝚖𝚊𝚣𝚜𝚊𝚔, ö𝚣𝚎𝚕𝚕𝚒𝚔𝚕𝚎 𝚋𝚞𝚐ü𝚗ü𝚗 𝚋𝚊𝚔ış 𝚊çı𝚜ı𝚢𝚕𝚊 𝚘 𝚍ö𝚗𝚎𝚖𝚎 𝚋𝚊𝚔𝚖𝚊𝚢𝚊 ç𝚊𝚕ışı𝚛𝚜𝚊𝚔 𝚋𝚒𝚛ç𝚘𝚔 𝚐𝚎𝚛ç𝚎ğ𝚒 ı𝚜𝚔𝚊𝚕𝚊𝚛ı𝚣 𝚟𝚎 𝚘 𝚗𝚘𝚔𝚝𝚊𝚍𝚊 𝚐ö𝚛𝚖𝚎𝚖𝚒𝚣 𝚐𝚎𝚛𝚎𝚔𝚎𝚗𝚕𝚎𝚛𝚒 𝚐ö𝚛𝚎𝚖𝚎𝚢𝚒𝚣.” (sf. 17) ======================= “NE İÇTİHAT KAPISI TEK BİR GÜNDE KAPANDI NE DE GAZALİ ÇIKIP "BEN KAPATTIM" DEDİĞİ İÇİN BİR ÇAĞ SONA ERDİ. BU ANLATI, HEM GAZALİ'YE HAKSIZLIK EDİYOR HEM DE YAŞANAN SÜRECİ FAZLASIYLA İNDİRGEMECİ BİR YERE SIKIŞTIRIYOR.” (sf. 23) ======================= Gazali, okumuş olduğum kitapları itibariyle yaklaşımını, üslubunu, konuları ele alış tarzını çok beğendiğim bir düşünür. Popülist davranmayışı, gerektiğinde İslâm'ın daha doğru anlaşılması adına Müslümanları da eleştirmekten çekinmeyişi, İslâm dünyasında içtihat yolunu kapatan bir "gerici" olmakla itham edilmesine rağmen akıl, düşünce, bilgi ve felsefenin gerçek konumunu belirlemeye çabalayışı nedeniyle düşünce dünyamda Mevlânâ ile birlikte özel bir yeri olan bir şahsiyet. Bu müstesna şahsiyetin şimdiye kadar okuduğum eserlerinde (Abidler Yolu, Dil Belası, Kendini Aldatan İnsan, Sabredenler ve Şükredenler, Nefsin Terbiyesi ve Ahlâkın Güzelleştirilmesi) zihnimin dehlizlerinde bir şekilde yer eden ancak tanımlamakta zorlandığım hususlar açısından Mesud Topal’ın yayına hazırladığı İnsan Nasıl Kaybeder bana oldukça iyi geldi. Aslına bakarsanız bu kitap bir Gazali kitabı olmaktan ziyade, onun tanıtıldığı bir Mesud Topal kitabı gibi geldi bana. Metin içinde dipnotlar, hayatına dair daha detaylı bilgiler ve külliyatından verilecek referanslar olsaydı muhteşem bir biyografi olabilirdi. Ama bundan hiç şikayetçi değilim. **Gazali’yi daha iyi, daha doğru tanımak, kendi camiasından ve Batı dünyasından
Kitap İncelemesi
İnsan Nasıl Kaybeder?İmam Gazali · Destek Yayınları · 2026228 okunma
Bir Ağa Ölür, Bir Düzen Yaşar: İnce Memed’in Sessiz Çığlığı
Puan vermedi·459 syf.··
2026 8. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 15:04
İlk kitapta Memed’in fiili olarak gördüğümüz mücadelesi, bu kitapta zihinsel mücadele şeklinde karşımıza çıkıyor. ‘’Abdi Ağa ölür, Hamza gelir; Hamza ölür yerine başka bir ağa gelir. Zulüm biter sanılır… ama sistem aynı kalır.” Bu, sistem değişmeden hiçbir şey değişmez düşüncesi çerçevesinde yılgınlığa kapılarak kitap boyunca bunun sorgulamasını yaparak umutsuzluğa kapılır. Psikolojik bir savaş içindedir. İlk kitaba göre daha felsefi, sorgulayıcı ve umutsuzluk içerdiği için daha durağan ilerliyor. Sistemin acımasızlığı her yönüyle köylünün ve okuyucunun yüzüne tokat gibi çarpıyor. İnce Memed bir eşkıya olmanın ötesine geçerek bir umut figürü konumuna geçiyor. Zaman zaman umutsuzluk ön plana geçse de bir şeyleri değiştirmek için adım atılmaktan hiçbir zaman vazgeçilmiyor. İlk kitapla karşılaştırdığımızda doğa betimlemelerinin çok daha fazla olduğunu görüyoruz. Bu betimlemelerle epik anlatım korunsa da bazı bazı tekrara düşüldüğü için sıkıldığımı söylemeden edemeyeceğim. … KALICI OLMASI ADINA KISA ÖZETİM … İnce Memed’in dilden dile, kulaktan kulağa dolaşarak efsaneleşmeye başladığı serinin bu ikinci kitabında ağalar ile birlikte devlet kademelerinde görevli kimselerin de menfaatleri uğruna bayağılaştığına midemiz kalkarak şahit oluyoruz. Memed’in roman boyunca fiilen çok fazla boy gösterememesi, sadece ismiyle bile cesaret unsuru olarak yer alması biraz sinirimizi bozsa da bu durumun serinin son iki kitabına sağlam bir hazırlık olduğu kanaatindeyim. Yobazoğlu Hasan’ın köyün ağası Ali Safa Bey’e verdiği tarla karşılığında aldığı yağız atıyla köyde caka satıp arkasından atıp tutması onun evinin ve atının bulunduğu ahırının yakılmasına sebebiyet verir ve onu öldürme amacıyla girişilen bu faaliyet başarısızlıkla sonuçlanınca, çavuş tarafından karakola getirilerek
Edebiyat
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039bin okunma
Puan vermedi·195 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Geleneklerimizin en güzellerinden olan Halk Oyunlarımız ve Halk müziğimiz şüphe yok ki dünya ölçüsünde ve müstesna bir mevkidedir. Oya gibi işlenmiş ezgilerin, figürlerin disiplini, tabiiliği konunun içine girdikce insanı kendine hayran bırakıyor. Uzun havalar, güzellemeler, ilençler, ağıtlar, yiğitleme ve koçaklamalar, öğütler, zeybekler, halaylar, horonlar, karşılama ve barlar, bengiler-mengiler, dinledikçe-seyredildikçe buram buram, yağmur yemiş toprak kokusunu getiriyor yurdun dört bir yanından. Bağlama - Kaval - Kemençe - Kemane Sipsi - Zurna - Davul, usta ellerde konuştuğu zaman, insani duyguları nasıl da yalın-yapmacıksız dile getirirler. Bardan Horaya, Horondan Zeybeğe, Halaydan Bengiye, Güvendeye kadar oyunların hangisini bir diğerinden üstün tutabilir, hangisinden vazgeçebiliriz. Oyun ve müzik, milliyet duygusunun ve eğitimin en güçlü araçları olarak yüzyıllar boyunca Tük toplum hayatının çeşitli yönleriyle bağlantısını koruyan, millî ve büyükbir geleneğimizdir. Bir coğrafya ve tarih gerçeği olarak, çeşitli bölgeler içinde değişik ve renkli örnekler halinde, her fırsatta millî ve mahallî bir kaynaşma ve hareket unsuru halinde yaşatılan bu gelenek, tabiat sevgisi, insan sevgisi, memleket sevgisi ve millet bağlılığının açık tezahürüdür. Düğünler, açık ve kapalı yerlerde yapılan toplantılar, imece ve saya şenlikleri, sıra, yâren, dernek toplantıları, seymenlik, çeşitli mevsim eğlenceleri, bayramlar, törenler ve Adetlerle ilgili hareket ve kaynaşmalarda, müzik ile oyun daima biraraya gelmiştir. Türk Halk Oyunları ve müziklerini iyice tanıyabilmek için, herşeyden önce bölge özellikleri ve bölgelerarası yayılışları araştırmak gerekmektedir. Hangi merkezlerden yayıldıkları, bu yayılışlarda geçirdikleri değişiklikler, çeşitli yerli (ağız) lar ve (figür) lerin
Türk Halk OyunlarıNaciye Akyıldız · Ya-Pa Yayınları · 20002 okunma