Öncelikle Ben Bir Lise 10. Sınıf Öğrencisiyim. İleri de Fizik Eğitimi, Matematik Eğitimi ve Felsefe Okumak İstiyorum. Bunun Yanında Bir Bilim insanı olmak en büyük arzum. Ancak Eğitimimi aldığım toplum, kültür, çevre benim umutlarımı her geçen gün kırmakta... Sistem benim de diğer öğrenciler gibi test çözerek, düşünmeyi engelleyerek ve susarak bir ömür geçirmemi istiyor. Ben Hayatımı sadece bilgi peşinde koşarak kütüphanelerde çürütmek istiyorum. Varlığımın sadece Kitaplar Ve Bilim Olması Gerektiği Fikrindeyim!
Bunlardan neden bahsettim çünkü bu kitapta da Kadın Olup Harvard Üniversitesi’ne alınamayan,
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü(MIT) alınamayan, Yaptığı çalışmalar çok değerli olsa bile kadın olduğu için Nobel Ödülü Alamayan ya da tamı tamına 30-35 yıl sonra ödül alan BİLİM KADINLARI’ndan bahsediyor. Evet dünya da benim gibi bilim insanı olmak isteyen gençler için örnek teşkil eden bir sürü bilim adamı var ; Richard Feynman, Max Plank, Carl Sagan, Stephen Hawking, Nikola Tesla vb. Ancak Çok ama çok az kadın bilim insanı biliyoruz.
Kitabı okurken : Aaaa kemoterapiyi ilk defa bulan bir kadın mı? Periyodik Tablo’daki son doğa da bulunan elementi keşfeden bir kadın mı? olduğumu itiraf ediyorum.
Kitap benim ufkumu açtı. Bundan dolayı çok minnettarım.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!” Virginia Woolf
SUS
OTUR
DİNLE
GEZME
GİYME
YAPMA
İSTEME
SEVME
BAKMA
.
.
.
Eeee nefes alayım mı??
Gelin size bir hikâye anlatayım.
“Bir gün, bir baba ve oğlu geziye çıkarlar, hava yağışlıdır. Baba, direksiyon hakimiyetini kaybeder ve kaza yaparlar. Baba, kan revan içindeki oğlunu kucakladığı gibi hastaneye götürür ve çocuğu hemen ameliyata alırlar. Cerrah gelir önlüğünü giyer, eldivenini takar tam çocuğun üstüne eğilirken ;
“Ben bu ameliyatı yapamam der, bu benim oğlum.”
Ne oldu, mantık hatası mı arıyorsun ? Kadının aldattığı falan da gelmiştir belki aklına. Yoo olay gayet açık, cerrah aslında çocuğun annesidir.
Bu hikayeyi yazmamdaki amaç sonucu bulmanız değil. Belli bir mevkideki birinden bahsedilince aklınıza ilk kimin geldiği. Ve sonuç tabii ki erkek..
Halbuki hizmetçi-temizlikçi desem aklına direkt kadın gelirdi değil mi?
Mesela Jetgiller çizgi dizisine bakın. Ordaki robot bile (hizmetçi bu arada) kadın şeklinde çizilmiş. Robot bile erkek şeklinde çizilmeye layık görülmemiş. Çizgi dizi bile olsa mazallah erkeğe zeval gelir. Neden ? Çünkü erkeğin görevi değil bunlar kadının görevi. Çünkü kadın dünyaya erkeğin ve dahi tüm ailenin temizliğini yapmak, kusursuz bir hizmette bulunmak, evlenene kadar baba-abi-kardeş evlendikten sonra koca-kocanın ailesi-çocuklarının hizmetini yapmak, ne koşulda olursa olsun erkek kahrı çektiği halde susmak, erkek boyunduruğu altında yaşamak için dünyaya gelmiştir.
“Kadın fikir üretmek için değil, süt ve gözyaşı üretmek için doğuyor; hayatı yaşamak için değil, yarı kapalı pencerelerin ardından seyretmek için doğuyor.” Syf:39
Ha ama şöyle bir şey var. Yönetici, müdür, ceo, başhekim, başkan vs dediğimde aklına ilk ne gelir
KadınlarEduardo Galeano · Sel Yayıncılık · 20242,668 okunma
Dini İnanç... Ne denli yıkımlara ve yanılgılara neden olabilir cehalet ile birleştiğinde? Peki ya aşka olan inanç ve aslında onun bir yanılgıdan ibaret oldugunu anlamak nasıl bir yıkıma neden olur insan ruhunda? Ancak şu var ki, yapılan hiçbir yolculuk ( bu ister iç yolculuğumuz olsun ister çıkılan bir seyahat) insana bir şey katmadan sonuçlanmaz. Bazen yanlış olarak nitelediğimiz veya doğru olarak kesin kanılarda bulunduğumuz olaylar göründüğü gibi olmayabilir. Ama hiçbir yolculuk değiştirmeden bırakmaz insanı veya hayatını...Kaderımızı kendı seçimlerimiz mi belirliyor yoksa bizim yerımıze çizilen bir çizgiden mi gidiyoruz? Bence her ikisi de... Aşka dönecek olursak, aşk ve huzur barınamaz yanyana. Kahramanımız Bess e aşık olmamıştı belki ama her aklına düştüğünde ona huzuru ve anne sıcaklığını getırmışti. Aşık oldugu kadın Marta ise hayalkırıklığının ta kendısıydı. En kötüsü de aklına geldiğinde sadece acı duyacak olması.
Son olarak sabır, dinginlik ve iyi bir yürek yaşadıgı acılara, hayalkırıklıklarına rağmen hiçbir zaman kaybetmez çünkü vicdan en büyük imtihandır dünyada. Anlatımı, üslubu, düşündürme yeteneği gayet iyi bir kitaptı. Bir cümlenın insan da aynı anda farklı kaç düşünce uyandırabilecegının bir kanıtı adeta...
1984'ü YouTube üzerinden de yorumladım. Kitabı okumadan önce faydalı bilgiler edinebilirsiniz;
->> youtu.be/ZbCVXncwnvE
_________________________________________________
Totalitarizmi iliklerinize kadar hissedeceksiniz!
Bu bir UYARI ve UYANDIRMA servisidir! Algılarınızı açınız!
Bir seçeneğiniz var ve bu seçenek size altın tepsi de sunulmuyor. Ya Büyük Birader’i sever, sistemin “medarı iftiharı” olursunuz ya da kül olur, sessizce BUHARLAŞIRSINIZ!
Mikrodalgadan çıkmış bir beyin ne kadar işe yaramazsa, sistemin tekelinde ki bir beyin de o kadar işe yaramaz!
Suratınızın tam ortasına postallarıyla basıp geçiyorlar, ne düşündüğünüz ya da hissettiğiniz umurlarında dahi değil! İnsanlığın cesaretini “Parti” üzerinden tuzla buz ederken, başrolde Büyük Birader, Düşüncesuçu, Barış Bakanlığı, Gerçek Bakanlığı, Sevgi Bakanlığı ve Varlık Bakanlığı bulunuyor!
Yazıldığı yılı bir kenara bırakırsak, bugünü ve yarını en net biçimde görebileceğiniz, hayal dahi etmeden etrafa bakarak gözünüzle görebileceğiniz, tam olarak içinde yaşadığınız ülkenin sınırları içinde nelerin dikta edildiği ve neleri kabul ettiğinizi daha iyi sentezleyebileceğiniz bir sistem eleştirisidir 1984. Bindokuzyüzseksendört’ün hangi sistem ya da dönem üzerine yazılmış olduğunu unutun ve kendinizi onun kollarına bırakın, çünkü; geçerliliğini günümüzde korumakla kalmıyor hedefi de tam on ikiden vuruyor!
Geçmişinizin yok edildiği, belleğinizin silindiği, “Yenisöylem” ile dilinizin çarpıtıldığı, düşüncenizin olmadığı, direnmenin ve başkaldırın kelime olarak dünyadan kaldırıldığı, eylemsel olarak ise akla hayale bile getirilemediği bir dünyanın içinde sindirilmenin dehşeti içinde yok olacaksınız.
Kitabı okurken, ilk aklıma gelenler https://1000kitap.com/yazar/yevgeni-ivanovic-zamyatin_3344 ‘in