Hasan Hakan Boyraz

Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2020 21:20
Önce yobazlığı tanıyacaksınız. Sonra da dünyadaki yobazlıklar ile başlayacaksınız. Garaudy'nin her fikrine katılmayabilirsiniz ama yobazlıklara olan bakışına katılmak isteyeceksiniz.
Felsefe
YobazlıklarRoger Garaudy · Timaş Yayınları · 2018440 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

Hasan Hakan Boyraz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2020 11. kitabı
Roger Garaudy
8.6/10 · 440 okunma
Doğrudur felek bugün bizi rüsvay eyledi Amma hey! Sen sen ol tenhada elime geçme Anam Daniela ismiyle müsemma değil Yan der bana, yan ama besmelesiz su içme Bilmem Şili’de devrim – – generaller gecesi Uğul uğul konuşan yavşaklardan haz etmem Sigortalı bir iştir başladım hem vatandır Zurnanın son deliği varsın olsun ar etmem Otuz yıl kurşun aktı tek şair ses etmedi Müstesna götlerinde alelusul rahatlık Baktım tarih herkesi haklamış bana gelmiş Bendim ve arkadaşlar – – yıllar boyu kan aktık Bendim ve arkadaşlar. Varsıl değil, bey değil Bık bık etti Ankara – – generaller gecesi Baktık ki omzumuzda kıldan keskin bir urgan Türkiye ağır yüktür bilmeyen ne bilesi Balkona bayrak astım sonra öptüm ve sustum Benim balkon Tuna’ydı, Bağdat’tı hem Mohaç’tı. Amasyalı hey dedim sana kaldı fütühat Hoşgeldine geldiler çoğunun karnı açtı Türkiye ağır yüktür kemiği çatırdatır Kırılan kirişleri Dağlıca’da biz tuttuk Aktütün’de, Eruh’ta, varsıl değil bey değil İnledik derin derin İstanbul’u uyuttuk
Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Şiir
Kimi zaman, belli belirsiz bir takım kıpırtılar geziniyor bu dağlarla fıçıların arasında sanki; yavaşça eğilir, bir ağırlığı kaldırır, başka bir yere götürüp bırakır ve doğrulur gibi yapıp, ya da insana bunları düşündürecek şekilde oradan oraya sıçrayıp ansızın duruyorlar. Ama, sokaktan gelip geçenler görmüyor bu kıpırtıları. Bu kıpırtılar şöyle dursun, kendi kıpırtılarını bile görmüyorlar hatta, kendi kıpırtılarını bile duymuyorlar, kendi kıpırtılarını bile tanımıyorlar ve kollarını birbirlerinin omuzlarına atarak, birbirlerini itip kalarak, birbirlerini plastik çiçeklere baka baka körelen ellerle okşayarak, ya da aynı sokakta oldukları hâlde birbirlerinden kilometrelerce uzak durarak, yan yana, art arda, yürüyüp yürüyüp gidiyorlar.
Sayfa 42 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
İslâmi moda ya da tesettür dergilerinde sunulan/reklam edilen ürünler -binlerce avroluk takılar, pahalı ve haute couture kıyafetler- örtünmek için değil 'sergilenmek' içindir. Kamusal alan kavramı, siyaset literatüründe devlete ait olanı, kadın araştırmaları bağlamında ise evsel alanın dışında kalan alanları -özellikle de çalışma/üretim faaliyeti içinde olma anlamında- ifade ediyordu. Bugünse, eşinin servetini/statüsünü/sınıfını göstermek üzere giyinmesi ve bunu kamusal alanda sergilemesi beklenen bir Müslüman kadın imgesi ortaya çıkmaktadır. Bu noktada Veblen'in kadının tarihi boyunca kendi adına davranan bir varlık olmadığı tespitine gönderme yapmak gerekir. Ona göre kadın, kocasının statüsünü gösterenidir. Dolayısıyla, bedensel iş yapmasına izin vermeyecek kıyafetleri giymesi ölçüsünde, efendisinin statüsünü o denli başarıyla göstermiş olacaktır. İslâmi moda dergilerinin oluşturmaya çalıştığı kadın imajı, aktif bir siyasi ve toplumsal özneye, kendi yapıp ettikleriyle sosyal alanda var olan ve onu dönüştüren etken bir varlığa değil, kocasının statüsünün göstereni olan, özgürlükten yoksun, edilgen bir varlığa gönderme yapmaktadır. Alev Erkilet
Sayfa 161 - Yazıgen Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe