Hele romancı, tiyatrocu güruhu, bütün hayat manzaralarına roman konusu diye bakarlar. Yalan yanlış her konuyu hakikat şeklinde göstermeye, her hakikati romanlaştırmaya uğraşırlar. Ağızla söylenen yalan ahlaksızlık sayılırken kalemle yazılanı hüner saymak, kitap şeklinde para ile satmak, ileri medeniyetin yazarlara bağışladığı garip bir ayrıcalıktır.
Göz yummak dost kazandırır, hakikat ise nefret.
Sayfa 34 - Cicero
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“İman, altı rüknünden çıkan öyle bir vahdanî hakikattır ki, tefrik kabul etmez. Ve öyle bir küllîdir ki, tecezzi kaldırmaz. Ve öyle bir külldür ki, kabil-i inkısam olmazlar. Çünki, her bir rükn-ü imanî, kendini ispat eden hüccetleriyle sair erkân-ı imaniyeyi ispat eder. Herbiri herbirisine gayet kuvvetli bir hüccet-i âzam olur.”
Alıntı
Hakikati apaçık görmenin yolu gözlerini kapatmaktan geçer. Gözler kalbin önüne perde olur.
Ve artık ruhun maddeye, hakkın bâtıla, nurun zulmete, imanın küfre her zaman galebe çalacağı, ezelden ebede değişmeyecek olan İlahî kanunların başında gelen bir hakikat olduğu, güneşler gibi belirdi.
Din
Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası. İhya-yı din ile olur şu milletin ihyası. İslâm bunu anladı... Başka dinin aksine, dinimize temessük derecesi nisbeten milletin terakkisi. İhmali nisbetinde idi. Milletin tedennisi. Tarihî bir hakikat, ondan olmuş tenasi...