Dünya emre amade, tüketilebilir nesnelerden oluştuğu zaman onunla ilişkiye geçmemiz mümkün değildir. Enformasyonlarla ilişki kurmamızda aynı derece imkansızdır. İlişki kendi başına bir karşıyı [Gegenüber], bir karşılıklılığı, bir Seni şart koşar: “Sen diyen kimse bir şeye sahip değildir, elinde hiçbir şey yoktur. Fakat bir ilişki içindedir.” Emre amade, tüketilebilir nesne bir Sen değildir, bir Odur [Es]. Eksik olan ilişki ve bağ ciddiye alınması gereken bir dünya fakirliğine yol açar. Tam da dijital nesneler selinin, dünyanın kaybedilmesi gibi bir sonucu vardır. Ekran dünya ve gerçeklik bakımından çok fakirdir. Her tür karşıdan [Gegenüber], Senden yoksun biçimde biz, kendi etrafımızda dönüp durmaktayız. Depresyon, hastalıklı biçimde artmış bir dünya yoksunluğundan başka bir anlama gelmez. Onun yaygınlaşmasında dijitalleşmenin de bir payı var. İnfosferler kendimize duyduğumuz ilgiyi kuvvetlendirmekte. Her şey ihtiyaçlarımıza tabi olmakta. Sadece ötekinin yeniden hayata döndürülmesi bizi bu dünya yoksunluğundan kurtarabilir.