İş ve emek hayatının yoruculuğuna rağmen Onlar Alanı’nın çarpık yaşamına direnmek, kendinden vazgeçmemek, kendini motive edecek alanlara sığınmak gereklidir. Yaşam kendi içinde ne kadar anlamsız görünürse görünsün, anlam nosyonu öznellikle ortaya çıkar, öznellikle kendini bulur. Nesnel koşulları öznel olarak değerlendirmek kişiyi ortalamanın dışında düşünmeye ve eylemeye sevk eder. Yaşamın özü praksistir. Yaşamın özü mücadele etmektir. Sanat, gündelik yaşamı kişinin içdünyasında yorumlayarak başka bir dünyayı resmetmesine vesile olur. Asıl mesele saf gerçeklik değil, gerçekliğin yorumlanışı, bir bedenin mevcut gerçekliğe karşı direniş göstermesidir. Ben de İçdünya filmiyle bu anlatıyı işlemeye çalışacağım. Ama görüntüye ağırlık verip ondan sonra senaryo yazmayı planlıyorum. Çünkü film çekenler bilir ki, yazdığımız metinleri çekecek imkân ve olanakları her zaman bulamıyoruz. Bu yüzden bir sürü görüntü çekip bu görüntüler üzerinden metin yazmak daha mantıklı geliyor bana. Çok ters görünse de bunu uygulamak hiç de zor değil. Sahnedeki içeriği değiştirmek yerine kendi sahneni oynamak daha makul.