10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:19
“Güllerin en dikenlisine,yolların en meşakkatlisine. Benim arsız kalbim güvenli sularda atmayı bilmez ki... İlla çaresiz acılara,illa onulmaz kederlere göz kırpar. Yüzüne rüzgâr değdiğinde karnında kelebekler uçar. Güvenli hissetmediği bir gökyüzünde,ayakları diken içinde... Mütemadiyen... Bu duyguların hepsi rahmine doğduğum evin yadigârı bana. İnsanın en güvendiği duygu,en tanıdık hissettiği duyguymuş meğer. Bu hakikati bilmek de onu değiştirmeye yetmezmiş her zaman.” “Belki de ondandı bu kadar çok gülmesi. Bütün hüznünü bastırırcasına güler,dans eder ama dalar bazen gözleri…” ”Meşhur diller ve nafile vaatler ancak aç gönülleri kandırır. Doysa kız çocuğu oysa evinde, gerçek sevgiyi nerede görse tanır.” ••• •Bir insan hem dünyanın en özel hem de en kötü duygularını aynı anda hissettirebilir mi? Narsist kişilikler tam da böyle hissettirirler. İlişki başında Love bombing yani seni göklere çıkaracak kadar süprizler,sevgi sözcükleri,hediyeler,aşırı ilgi yoğunluğu,sonrasında ise görünmez oluyorlar,ortadan kayboluyorlar yani” Ghosting”. İşte bu hissi,eserdeki bir kadın şöyle ifade ediyor. “Kendimi hoyratça kullanılmış bir paspas gibi hissediyorum.” Kitaptaki tüm karakterler öyle güzel işlemiş detaylandırılmış ki ,duygu yoğunluğunu hissettiren de bu sanırım. Narsist kişiliklerle sürekli temas halinde olmak,insanın kendiyle çelişme hissi,kendini sürekli sorgulama hali,sürekli suçlu hissetme ,o kadar yıkıcı duygular ki tüm sayfalarda bunu ikilerime kadar hissettim.Bu dengesizlik dengesizleştiriyor,insanın duygu düşünce dünyasını darmadağın ediyor. Ailede görülmemiş,sevilmemiş,kendini var edememiş insanlar böyle hastalıklı kişiliklerin perdeli süslü sevgi ağına ,tuzağına hemen düşüyor… Bu hastalıklı ruhlarla cebelleşen,yara alan iki kadın Melal ve Sadberk … İnsan
Kocam Bir NarsistFunda Uçuk Er · Hayy Kitap · 2025428 okunma
8/10
·344 syf.··
2026 26. kitabı
Merhaba Gönül Heybemin güzel dostları... Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki hepimizin içinde taşıdığı görünmez yaralar var. Kiminin acısı yeni, kimininki yıllar geçmiş olsa da hâlâ ilk günkü gibi sızlıyor. Hayatın koşuşturması içinde günlük mücadelelerimizi verirken, bir yandan da ruhumuza işlemiş kederlerle yaşamayı öğrenmeye çalışıyoruz. İşte bugün sizlere tam da böyle zamanlarda elimize uzanan bir kitapla geldim: Dervişin Teselli Koleksiyonu: Doğu'dan ve Batı'dan 99 Teselli Bu kitap bana bir şeyi yeniden hatırlattı; bazı yaralar geçmez ama insan onlara bakmayı değiştirebilir. Kitap 99 ayrı teselliden oluşuyor. Her bölümde insanın karşılaştığı acılara, kayıplara, hayal kırıklıklarına ve imtihanlara farklı pencereler açılıyor. Kur'an-ı Kerim'den ayetler, kıssalar, filozofların düşünceleri, şairlerin dizeleri ve hayatın içinden örneklerle öyle zengin bir anlatım kurulmuş ki okurken kendinizi yalnız hissetmiyorsunuz. Yazarın söylediği bir cümle kitap boyunca bana eşlik etti: "Keder evrenseldir, teselli de öyle." Gerçekten de öyle... Bir sayfada bir ayetle karşılaşıyorsunuz, diğer sayfada sevdiğiniz bir şairle. Bir yerde bir âlimin sözü çıkıyor karşınıza, başka bir yerde bir filozof aynı hakikati farklı kelimelerle anlatıyor. Ve o zaman fark ediyorsunuz ki insan değişse de acılar çok değişmiyor. Kitabı bitirdiğimde hayatımdaki sorunlar çözülmemişti. Ama onlara bakışım değişmişti. Tevekkülün ne büyük bir huzur olduğunu, her şeyin kontrolünün bizde olmadığını, bazen elimizden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmanın insanın omuzlarından nasıl bir yük aldığını yeniden hissettim. Bazı kitaplar bittiğinde geride boşluk bırakır. Bu kitap bittiğinde bende huzur bıraktı.
Dervişin Teselli KoleksiyonuMecit Ömür Öztürk · Hayykitap · 201710,2bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Masumlar
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 01:32
Masumlar’ı okurken, Yaşar Kemal tadı aldım desem çok da absürd bir şey söylememiş olurum sanırım. Tek fark; kısalık ama neredeyse Yaşar Kemal’le yakın bir edebi yoğunluk ve şiirsel hissiyat. Üstelik acının ve aşkın bütün masumiyetini öyle güzel pastel renklerle boyamış ki, romandan kopmak neredeyse imkansız. Sönmez, evvelin yaşadığı travmalardan miras aldığı bir imsonnia içinden yazmış sanki romanını. O şiirde dediği gibi şairin: ‘’Neresi sıla bize, neresi gurbet? Yollar bize memleket” hissiyatını yedeğine alıp, kulağına fısıldanan bütün sıla hikâyelerini tek bir bütünde birleştirmiş. Yine bu bütünlüğü zamansal kaymalar, kentler, köyler, karakterler ve duygulanımlar şeklinde, hep aynı hakikatı söyleyecek biçimde ,belleğin geri ve ileri dönüşleriyle parçalayıp, çok karakterli bir yapı içinde romanını derinleştirmeyi başarmış. Elbette o kırmızı karşılaşmalar, benzer kırılganlıklar, fısıltı düzeyinde sırdaşlıklar, masumiyetten el alan ve ortaya alalede konulamayan aşklar derken roman bitti. Bitti evet. Hayret! Her şey daha yeni başlamışken üstelik. Çok güzel! Çok!.. Çok şey kaçırırsınız okumazsanız.
MasumlarBurhan Sönmez · İletişim Yayınevi · 2011883 okunma
Ayrılmak Zamanı
10/10
·384 syf.··
2026 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 03:07
Hayat hep bağ kurmak ve ayrılmak üzerinde kuruludur diyor Tuba Karacan Başlamak sonlandırmak ve tekrar başlamak. Adeta bir sarmal gibi… Her insanın hayatında mutlaka yaşadığı ayrılıklar vardır, örneğin; sevgiliden ayrılma, doğumla beraber anne rahminden, o güvenli yerden ayrılma, bir çocuğun mezun olduğu okuldan ayrılması, bir şehirden ayrılıp başka bir şehre, doğduğumuz o evden ayrılıp yeni bir eve taşınma, ölüm ile gelen ayrılıklar… Bu kitabı okuyanlar sadece biten sevgili ilişkisini okumayacak, aynı zamanda biten ilişkilerin yada başlayan ilişkilerin, bugün olan her kopuşun yada bütünleşmenin temellerinin atılan yegane yerin doğduğu ev olduğunu ve atılan o temellerin kırılganlığının yada gücünün de etkisinin aslında oradan geldiğini fark edecek. Bu kitabı okuyanların yine fark edeceği başka bir konu; bulunduğumuz yeri terk etme cesaretini gösteremezsek yeni bir başlangıcın olmayacağını, hayata dair güçlenmenin yegane şeyin acı da olsa yaşanan ayrılıkların acısını tatmak zorunluluğunu, bazen tamamlanmak için eksilmemizin gerekli olduğunu fark etmemizi, hayatımızda yeni yollara çıkmak için ayrılıkların olmazsa olmazın gerçekleriyle yüzleşerek. 25. Sayfada: “Ebeveynleriyle kurduğu ilişkide en alacaklı hissedenimiz en kusursuz ilişkiyi arayacaktır.” diyor. Yani sevilmesi, kabul görmesi, onaylanması gereken yerde sevilmemiş, kabul görmemiş ve onaylanmamışsa insan ruhunda bitimsiz bir boşluk ve yoksunlukla hep kusursuzluğun peşinden koşacaktır diyor Tuba Karacan Ama ne nafile ki kusursuzluk diye bir şey yok bunu fark etmek var. Kitap imkansız aşklara dair, veda etmeden sessiz sedasız biten ilişkilere, dijital ayrılıklara, aniden ortadan kaybolan sevgililere, kavuşmadan ayrılan ilişkilere, ideal partner arayan kişilerin aslında öyle birinin olmadığının gerçekliğiyle
Ayrılmak ZamanıTuba Karacan · Everest Yayınları · 202542 okunma
Görmek Peki Hangi Noktadan?
10/10
·324 syf.··
2025 26. kitabı
·
86 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2025 15:02
Size bu kitap hakkında sadece ve sadece hakikati söyleyebileceğime yemin edebilirim, oysa bir kere yemin edene hiç yemin etmeyenden daha az güvenilmesi gerektiğini, iki kere yemin ettiyse daha da az güvenilmesi gerektiğini artık Saramago bize gösterdi. Okuması oldukça zor, ama içinde kelimelerle oyun oynaması bir o kadar güzel bir kitap Görmek… Çünkü okurken, bir anda bir kelimenin nasıl keşfedilebildiğine, sözlükte hangi anlama geldiğine ya da anlamını nasıl değiştirdiğine, sadece bir toplumun siyaseti, halkı, bireyleri üzerinden değil aynı zamanda dilin üzerinden değişimin yankısına kulak verebiliyoruz. O kadar kalabalık bir kitapki… Sadece karakter ya da konu kalabalığı değil üstelik, laf kalabalığı… Saramago, siyasetin içerisindeki tüm lafları tıpkı kurtlu bir elmanın kurtlarını ayıklamaya çalışır gibi cımbızla ayıklamış, önümüze sermiş, ve kurtların bir fotoğrafını çekip “Bakın, çürüme budur işte!” deyip bize onu göstermiş… Herkes konuşuyor, sürekli bir şeyler konuşuluyor ve konu içerisinde biz nerdeydik, niye buraya geldik, şimdi kim konuşuyor anlayamıyoruz, çünkü yazar noktalama işaretlerinin kitabın akışını keseceğini düşündüğü için bunları oldukça az kullanıyor. Ama garip bir durum, kitabı sesli okuduğumuzda, sanırım virgüllerde durma zorunluluğundan dolayı istemsiz bir şekilde sözleri daha iyi anlıyoruz. Kim bilir belki de Saramago okumak için görmeye ihtiyaç yoktur, duymaya ihtiyaç vardır… Tam da bu sebeple kitabı okumak çok zor, sanki işte siz böyle bir toplumda yaşıyorsunuz, bakın ve ne kadar zor olduğunuzu görün diyor o satırlar bize… Kitapta yazar kendini toplumu izleyen bir göz gibi yani Tanrısal bir üslupla ele alırken bir taraftan da bazen bazı kişilerin iç dünyasında ya da bazı olayların iç dünyasında neler olup bittiğini tam söylemeyebiliyor, ama
Edebiyat & Roman
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,9bin okunma
İSLAM DEVRİMİ FİKRİNİN EL KİTABI
10/10
·
Beğendi
''Yoldaki İşaretler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti Bu inancı benimseyenlerin sayısı üç kişiye ulaşınca, o inancın bizzat kendisi onlara şöyle der: Siz şimdi, bir cemaatsınız, bağımsız bir İslam cemaati. Bu inancı benimseyen ve bu inancın temel değerlerini üstün saymayan cahiliye toplumunda ayrılmış bir cemaat. ... Yoldaki İşaretler Alıntıları - Sözleri İslam, gündelik yaşamı bütün detaylarına varıncaya dek düzenleyen reel ve aktif bir "dünya düzenidir." İslâm davetçilerinin vazifelerinden biri de bu yolda karşılarına çıkabilecek hilelere, dolaplara aldırmamaktır. Islâm'ımizda bizi utandıracak hiçbir şey yoktur. Savunmak zorunda kalacağımız bir husus da yoktur. Insanlardan gizlememiz gereken bir yönü olmadiğı gibi açıklamaktan çekinerek kekelememizi gerektirecek hiçbir meselesi de yoktur. Bizim vazifemiz, içinde yaşadığımız cahiliye toplumunu değiştirmek için ilk önce kendimizi değiştirmektir. Müslüman, savaş için seferber olmadan önce evvela öncee kendi içinde en büyük cihada girişir; kendi nefsine, seytana, şehevi duygularına, şahsi istek ve emellerine; kendisi, aşireti ve kavminin menfaatlerine; Islâm dışı her türlü endişeye ve Allah'a kulluğu dışındaki her türlü düşünceye karşı cihada girişir. Müslüman, Allah'in hâkimiyetini gasp eden tàğútları kovmak, yeryüzünde yalniz Allah'in hâkimiyetini kurmak için cihada girişir. Başarı Allah'tandır. Allah'ın şeriatının zıttı insanların hevalarıdır. "Eğer hak, onların kötü arzu ve isteklerine uysaydı, mutlaka gökler ve yer ile bunlarda bulunanlar bozulur giderdi..."(Müminun, 71) "Amaca ulaşırken 'aceleci' olmamak gerekir." İslam toplumu yalnızca geçmişin anıları arasında değerlendirilecek bir tarih modeli değil, bilakis günümüzün de ihtiyaç duyduğu istikbale yönelik bir
Edebiyat
Yoldaki İşaretlerSeyyid Kutub · Hicret Yayınları · 19805,8bin okunma