Hakan Osman Çaldağ

Hakan Osman Çaldağ
Sakini. Evli. hakkans.com'da hikâyeleri mevcut.
Bak burada görünüyor, gözlüklü, senden biraz daha kısa bir adam var. Eline bir evrak almış, hesap soruyor senden. Küçücük bir [Türk kahvesi] fincan[ı] o, dedim. Neresinden tutup uyduruyorsun bu anlattıklarını? Kalbimiz de ufak bir şey, ama türlüsünü sığdırıyoruz içine.
Sayfa 105
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bunca taşın arasından başını uzatmış bir çiçek de neyin nesiydi şimdi? Seni ağlatacak şey, bu kadar sıradan bir an olamazdı. O sıradanlık koca bir bahçeye, küçük bir balkona ve pencere önündeki saksıya dönüştü. Boğazındaki düğüm, gözlerine doğru yükselen bir dalgaya... Ağladın.
Sayfa 88
Alıntı
Ada'nın tozlu yollarında yürürken kayısı ve zeytin ağaçlarının gövdeleriyle büyük bir yakarışı gerçekleştirmeye çabaladığını ama seslerini yaratıcıya ulaştıramadığını düşündüğünü söylüyorsun Fransız kadına. Tanrı bu, sağır taklidi yapabilir. Buna bozulmam, diyor sana. ... Sizin topluma göre, savaş sırasında ölen askerlerin aslında ölmediğine, halk arasında şehitlik mertebesine ulaştıklarına inanıldığını söylüyorsun. Bir çeşit acıyı aza indirgeme taktiğiymiş gibi, diyor. Ya da kabullenmeyi kolaylaştıracak bir yöntem. Tanrı'nın sağır olmasından iyidir, diyorsun.
Sayfa 78
Din
Sağ kalıyorsun ama senin kadar şanslı olmayanların hikâyeleriyle yaşlanıp gideceksin. Yağmayı, tecavüzü, yaralamaları, tacizleri, cinayetleri ve korkuyu unutman mümkün değil.
Sayfa 70
Alıntı
Affedersiniz, siz gâvur musunuz, diye sordu. Güldüm tabii. İnançlı bir gâvurum, dedim. Allah hepimizin.
Sayfa 57
Din