CHP’yi tarihsel rolünü tamamlamış bir eskimiş olarak görüyorlar, Cumhuriyetçilerin sessizce oturup, onları ülkeyi dönüştürme görevlerinde rahat bırakacaklarını sanıyorlardı. Sağ partilere gelince, onlara hiç gerek yoktu; çünkü DP de Türk halkının ruhsal ihtiyaçlarını anlıyor ve bu ihtiyaçları karşılayacak yasaları çıkarmak istiyordu. Kuşkusuz, sola da yer yoktu; her iki parti de bu konuda görüş birliği içindeydi. Bu konsensusun bir sonucu olarak sol partiler, 1945’ten sonra amansızca ezildiler ve 1960’ların başına kadar faaliyette bulunmalarına izin verilmedi.
Alıntı
Türkiye + Almanya + İltica
Bir Alman mahkemesinin insanlığı çok daha kaba çarpıtmalarla inkâr ettiği bir başka karara değinmek istiyorum. Bir Lüneburg mahkemesi, Türklerin, ülkelerine dönmeleri halinde işkence görecek olmalarına rağmen iltica hakları olamayacağına karar verdi. Mahkeme buna gerekçe olarak Türkiye'de işkencenin geleneksel anlayışa uygun oluşunu gösterdi. Daha da ötesi, bu ülkede güvenlik makamlarının işkenceyi ülkenin korunması için gayet olağan bir yontem olarak kullanabildiğini belirtti. Böyle gelenekleri kolayca reddetmek mümkün değildi. Söz konusu davada iltica başvurusunda bulunan kişi bir Kürttü, yani Türkiye'de geleneksel olarak baskı altında tutulan, sık sık Türk hapishanelerine giren ve işkence gören bir azınlıktandı. Böyle bir "adli" karar göz önüne alındığında insanlar arası anlayışın düzeyinin giderek düşmesi hiç de şaşırtıcı gelmıyor. Ahlaki doğruluk görüntüsü ardında yıkıcılığı gizleyen sahte duygular dünyasını simgeleyense gerçek duygudaşlığın olmayışı. Bunun biçimleri öyle çeşitli ki kendi duygularımızda bile kolayca karışıklığa düșebiliyoruz.
Sayfa 113 - Çitlembik Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayat seni bir yöne doğru yönlendiriyor, sen başka yöne doğru zorluyorsun, sanki kendi yazgını kabul etmiyormuş gibi, sanki gerçekten olduğun kişi başkalarının sen olduğunu söyledikleri kişiyle uyuşmazlık halindeymis gibi.
Sayfa 33·Kitabı okuyor
Başlangıçta günah zihinde tohum hâlindedir. Kul onu derhal söküp atmaya gayret etmelidir. Yoksa kök salıp filizlenir ve söküp atması zorlaşır. Daha sonra vesveseye dönüşür. Onu da insan nefis terbiyesi ve büyük bir ruhi çaba ile alt etmelidir.
Ama öyküler, kendi eski fotoğraflarına bakıyormuş hissi uyandırıyordu onda. Öyle bir zaman geliyordu ki, eski kayıtların güncellenmesi gerekiyordu, çünkü eski halinle arandaki bağların pek çoğunu koparmış oluyordun.
Sayfa 31·Kitabı okuyor
“Alçak gönüllü ol ki, kendisi yükseklerde olduğu halde su yüzünde göze görünen yıldız gibi olasın! Duman gibi olma ki, yükseltir kendini hava tabakalarına doğru, oysaki alçaktadır.”
Sayfa 367·Kitabı okudu
Alıntı