Puan vermedi·
Ferhan Şensoy’u okumak, sadece bir kitap okumak değildir; onunla aynı masaya oturup, o meşhur gözlem yeteneği ve kara mizahıyla dünyanın absürtlüğüne dair bir sohbete dalmaktır. Henüz kitabın ortalarındayım ama "Hacı Komünist" tam da böyle bir deneyim sunuyor. Ferhan, elinde kamerası, yanında arkadaşları, kafasında ise Fidel Castro hayranlığıyla düşüyor Küba yollarına. Bir film çekme macerası olarak başlayan bu serüven, onun kalemiyle bambaşka bir hal alıyor. Olayları anlatışındaki o ustalığı, insanı yormayan, aksine akıp giden üslubu yine bildiğimiz gibi; eğlenceli, derin ve bir o kadar da içten. En etkileyici yanı ise, sayfaların arasına sıkışıp kalmamanız. Ferhan Şensoy satırlara öyle bir ruh üflemiş ki; kendinizi onunla Havana sokaklarında gezerken, o kaçak puroların dumanını solurken buluyorsunuz. Hatta anlatılan o meşhur, lezzetsiz Küba çorbasının kokusunu bile duyabiliyorsunuz. Sadece bir seyahat anısı değil bu; insanı hem gülümseten hem de düşündüren, yaşanmışlığın en saf hali. Kitabın geri kalanında hangi sürprizlerle karşılaşacağımı merakla bekliyorum, ancak şimdiden söyleyebilirim ki; iyi ki Ferhan Şensoy’un gözünden Küba’ya bakmışım.
Hacı KomünistFerhan Şensoy · Ortaoyuncular Yayınları · 20051,059 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 9. kitabı
Çehov’un 44 yıllık ömründe tamamladığı son öykü sayılan Nişanlı, evlilik arifesindeki genç bir kızın hayatı sorgulamasını ve zincirlerini kırarak özgürleşme sürecini anlatıyor. Rus feodal yapısının yarattığı aylak insan profilini yere yere bir hâl oldun be Pavlovic. Ne var yani sistem; kendilerini tembelliğin kucağına atmış insanları yarattıysa ve işe yaramazlıklarıyla mahalle kahvelerinde geceleyen binler yarattıysa, oğulları ve kızları kendilerinin laciverti olmaktan başka bir kapıya çıkamıyorsa 3-4 soy. Yazarken bile yalandan olumlayamıyorum bu tekdüzeliği. O yüzden ben de bu Akçadağlılardan hallice taşlama becerisine sahip Anton abimin düşüncesinden taşacağım. Herif 44 yıllık ömrünü bu cehaletin karşısında geçirmiş, bize biraz daha fazla yıllar vaat eden bu hayatı; sırtı emperyalizmin şatafatına dayayarak geçirmek yakışmaz. Bu az önce bahsettiğim genç kızımız işte ; eve Moskova'dan gelen akraba Saşa ile kendini bulma sürecine girer. İçinde annesinin karbon kopya hayatını yaşayacağının kaygısını, sezgisini duymaya başlar ve şüphe eder evliliğe bu kadar yaklaşmış ve görünürde en önemli kararını verecekken hayatının; ve işte en önemli kararını Saşa ile kaçmakla kendine yeni bir yelken açmakta bulur. Saşa onun için yeni kapılar da açabilen bir çilingir görevi görür yani. Saşa ile kaçmak diyince ona bağrı yanık da sırılsıklam peşinden gidiyor sanılmasın, Nadya kendini bulabileceği bir eşik yaşamaktadır sadece. O yüzden ismini ilk defa şu an , özgürlüğüne adım atarken anmayı tercih ettim, ismini unuttuğumdan değil yani. -Biz de yedik, yeseniz güzel olurdu.- Nadya Moskova'da kendi yolunu çizmeye çalışır, eğitim alıp kendini geliştirir, bir kere girmiştir çünkü o yola; köyüne dönüp nişanlısıyla evleneceği yoktur ya bu saatten sonra, o da ancak ailesine keskin bir ket
NişanlıAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,908 okunma
Reklam
Puan vermedi·112 syf.··
2026 13. kitabı
Geçmişe özlem ve yaşamak isteyip de yaşayamadığı hayatın sızısı,kendisine ölçüp biçilip giydirilen hayatın içinde sıkışmışlık,solmuş bir elbise metaforu ile işlenirken ilk öykü olan Soluk Sarı Elbise içime işleyen bir öykü oldu.Öykünün sonunda okunan salâ,mahallenin bakkalının salâsı iken aynı zamanda geçmişin, öykü karakteri Sinan’ın ve Müjgan’ın yaşanmamış yıllarının da bir salâsıdır. Genel olarak anlar içindeki duyguları,katmanlı olayların bir noktasını,odağını ve bir kesiti yalın bir dille anlatan öykülere sahip kitabın ikinci öyküsü ise Dilsiz Kırlent’tir.Öykünün diline adeta nesneler eşlik eder.Nesnelerin karakterlerle özdeşen varlıkları,kokuları vb ninimalist bir anlatıma sunulmuştur.İki kadının ağrısını,sızısını anlatan ve özlemek üzerine kurulu olan bu öykü,ilk öyküye de bir selam verir. Gençliğin Ertesi...Gençken beklediği beyaz atlı prens ile gerçekler çarpışırken İsmet,gerçeği gençliğinin ertesinde, olgunluk döneminin başlarında kavrar.”Beni okutun” dediğinde, “mutsuzum”diye haykırdığında kendisini dinleyen tek bir kişiyi bulamamış olan İsmet,boşanma kararı aldığında artık koca bir kadındır ama ataerkil düzen,kadın üzerinde o sessiz şiddetini çoktan kurmuştur.Yer yer bilinç akışı,yer yer de geriye dönüş teknikleriyleil anlatılan öykünün en etkileyici yanı,acının,karakterin kişilik özelliği olan “deli kız” üslubu ile aktarılmasıdır.Öykünün finali de bu bağlamda hayli absürttür.Bir gençlik illüzyonunun kaybı,sevgisiz hayatın peşin ödenen bedeli,ve gitgide artan hayal kırıklıkları,içe işleyen bir dille anlatılır. Genel olarak ölüm ve ölenin ardında kalanlar üzerine yazılan öykülerden biri olan Ada Rüyası, şiirsel bir anlatıma sahiptir.Doğrusal ilerlemeyen bu öykü tıpkı rüyalar gibi;atlamalı,sıçramalı, imgeseldir.Öykü boyunca sesler,renkler,kokular birbirine
Kelebek ÇalısıAslı Sökmen Gediz · Potkal Kitap Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 33. kitabı
Eden Fox, ressamlık kariyerinde önemli bir dönemece yaklaşırken eşi Harrison ile birlikte İngiltere’nin sahil kasabalarından birinde yeni bir hayata başlamıştır. Bir gün akşam koşusundan döndüğünde ise hayatı altüst olur: Evinin kapısı açılmaz, anahtarı işe yaramaz. Zili çaldığında kapıyı açan kadın kendi kıyafetlerini, yüzüğünü ve hatta kendi kimliğini taşımaktadır. Daha da kötüsü, Harrison bu yabancı kadının gerçek eşi olduğunu söyler. Öte yandan hikâye, Birdy adında gizemli bir kadının anlatımıyla iç içe ilerler. Birdy’nin geçmişinde çözülmemiş sırlar, aile bağları ve ölüm fikriyle ilgili rahatsız edici durumlar vardır. Zaman ilerledikçe iki kadının hikâyeleri kesişmeye başlar. Karakterler, geçmiş olaylar ve farklı bakış açıları devreye girdikçe dikkati artırmak gerekiyor. Çünkü bir noktada olaylar içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Finali gereksiz katmanlı ve akla pek yatkın değil. Kitaba yılın en kusursuz psikolojik gerilimi beklentisiyle başlarsanız hayal kırıklığına uğramanız kaçınılmaz. Sayfaları hızla çevirip kafanızı dağıtacağınız, bol şüphe, bol sır içeren, sürükleyici bir gizem kitabı arayışındaysanız keyif alabilme ihtimaliniz yüksek. Feeney’le öldürmez-güldürmez ilişkimiz hız kesmeden devam ediyor. Kitaba dönelim; kaostan beslenen biri olarak, seviyorum ben böyle antun kuntin kaotik kurguları, yapacak bir şey yok. Ancak benim keyif almam, şiddetle tavsiye edeceğim anlamına gelmez. Yadsınamaz bir gerçek var; mantığın bittiği noktada devreye Alice Feeney girer. Yazarın diğer kitaplarından alışkın olduğumuz genel tavrı da bu; bir noktada şalteri indirir ve çözüme bodoslama dalar. Haliyle beyinler yanar. Yani beklentinizi yazarın potansiyeline göre ayarlamanızda fayda var. Zira ummadığınız taş itinayla başınıza çorap örebilir. Benden söylemesi..
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 202623 okunma
Tüm İnsanlık Adına Yazılmış Tam Bir Baş Yapıt
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:47
GİRİŞ "Hayat nedir ? Acılar Vadisi. Dünya nedir ? Hissiz insan kalabalığı." 19.yüzyıl Rus edebiyatının en önemli yazarlarından birisi olan Nikolay Gogol, Rusya'nın kokuşmuş bürokrasi sistemini, toplumun gerçek yüzlerini ve devlet yönetiminin eksik yönlerini eleştirel bir bakış açısı ile eserlerinde yer vermektedir. Sadece Rusya'da değil, tüm dünyada edebi saygınlığa sahip olan Gogol, eserlerinde sınıfsal açıdan burjuva insanları yerine sıradan insanlara yer vermiş, böylece her bir okur kitaptaki karakterler ile empati kurarak, kendi günlük hayatı ile özleşleştirmiştir. Nikolay Gogol, 1809 yılında Ukrayna'nın Soroçinski köyünde dünyaya geldi. Bazı eserlerinin esin kaynaklığını yapan ve yaşadığı coğrafya olan Kazaklar sebebiyle hayatının önemli bir bölümünü burada yaşayarak geçirmiştir. Babası amatör olarak tiyatro oyunları yazıyordu ve Gogol'ün tiyatroya olan ilk deneyimleri babasını izlerken olmuştur. Hayatının ileri safhasında kazak kültürü ve çocuklukta yaşadığı birçok olay vesilesiyle birçok eser yazmış, dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Dünyaca ünlü bazı eserleri şunlardır; Palto, Burun, Portre, Bir Delinin Anı Defteri, Taras Bulba, Müfettiş. Gogol, hayatının belirli önemli bir zamanında Rusya'nın Petersburg şehrinde geçirmiştir. Burada çeşitli devlet kurumlarında görev yapmış ve en yakın dostu olan yazar Aleksandr Puşkin ile bu şehirde tanışıp beraber edebiyat sohbetleri gerçekleştirmiştir. Eserlerinin bazılarına esin kaynaklığı yapan bu şehir, özellikle yakın dostu Alexandr Puşkin'in Gogol için Ölü Canlar'ı yazma fikri vermesi onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur. Gogol eserlerinde hiciv trajik grotesk ve fantastik öyküler ve tiyatro yapıları kaleme almıştır. Gogol'ün eserlerinde en çok kullanıldığı yazım türü olan "Grotesk" dediğimiz edebi
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
8/10
·544 syf.··
2026 25. kitabı
"Ne tuhaftı. Başkasının hikayesinde kötü olan, benim kalbime sığdırdığım en değerli insandı." Yan Karakter benzer kurguların arasında boğuşurken ilaç gibi geldi. Çok çok severek okudum. Aslında başta çok düz yazı, diyalogsuz gelmişti bana.. Dedim eyvah böyleyse bu kitap bitmez. Ama ilerledikçe bir şekilde aktı gitti. Heyecanla okudum. Aslında "kitabın içine girme" kurguları genellikle Uzak Doğu'da çok sevilen bir konsept. Buna benzer dizi, manga, animeye denk gelmiştim daha önce.. Ama orada yan karakter olarak değil de kitaba girince kendisini genelde kötü karakter olarak buluyordu. Burada ise kızımız bir gün uyanıyor ve çok sevdiği bir kitabın içinde ana karakterin en iyi arkadaşı olan Aviva olarak, kitabın yan karakteri olarak kendini buluyor. Uyanma anını vs okumuyoruz. Biz okumaya başladığımızda Aviva artık eğitim aldığı Akademi denilen yerde 4. senesinde.. Zaten tam da buraya gireceği zamanlarda kurgunun içinde uyanmış. Akademi'ye gelince de ana kadın ve ana erkek karakterle tanışıp arkadaş olmuş. Kurguda geçirdiği 3 yılında da okuduğu kitapla uyumlu olarak hareket etmiş. Ana karakterlere destek olmak, en iyi arkadaşın görevlerini yerine getirmek vs dışında da pek bir şey yapmamış. Hatta kitap, ana kadın karakter olan Serafina'nın gözünden yazıldığı için de okumadığı yerlerde kazara bir şeyleri değiştiririm korkusuyla, bazen kütüphaneden bazen de odasından dışarı dahi çıkmamış kızımız.. Biz hikayeye son sene dahil olduğumuz için ister istemez geçmişteki olaylar uzun uzadıya düz yazı halinde paylaşılıyor. Yoğun bir şekilde bilgi yüklemesi var bazı yerlerde.. O yüzden de başlangıçta biraz bunaltıyor bizi okurken.. Ancak yazarın işleyişine ve diline alıştıktan sonra kitap akıp gidiyor. Zaten kötü karakterle yollarımızın gerçek anlamda kesişmesiyle daha da
Yan Karakter 1Sareinn · Guardian Yayınları · 2026145 okunma
Reklam
Reklam