Papa, Saint Pierre`in vekilidir. Saint Pierre, havarilerden Şimon'dur ve Şimon, Hıristiyan inanışa göre Hz. İsa tarafından kilisenin başına tayin edilmiştir. Papa, Roma piskoposu olarak onun vekilidir. 10. ve 11. asırdan itibaren ve Protestanlık ortaya çıktıktan sonra bu hakimiyeti tartışılır hale gelse de, kendine inanan çevrelerde halen Tanrı'nın yeryüzündeki naibidir. Dahası bu niyabet bütün kiliselerin büyüklerine gider. Saint Pierre yanındaki en büyük organ kardinaller tarafindan oluşan "collegium" dur. Papa seçimini bu organ, Sistine Chapel'de yapar. Seçilen kişi belli olduktan sonra Oy pusulaları aynı yerde yakılır. Çıkan duman üzerine Hıristiyan dünyası "Habemus Papam", "Bir papamız var der ve bu ilan edilir. Böylelikle papa görevine başlamış olur ve kayd-ı hayat şartıyla devam eder. Papa o andan itibaren. 19. asırdaki bir kavgadan beri "infallable" yani "yanımazdır."
Sayfa 193·Kitabı okuyor
İnsanların maymunlardan geldiklerine dair duyduklarınızı unutun. Maymundan gelmedik biz. Maymunun ta kendisiyiz. Hem mecaz hem de gerçek anlamıyla, Homo sapiens şempanzeler, bonobolar, goriller ve orangutanlarla birlikte büyük maymunların halen hayatta olan beş türünden biridir ( şebekler ' küçük maymun ' sınıfından sayılır ). Sadece beş milyon yıl önce, bizler bu maymunların iki türüyle, bonobolar ve şempanzelerle aynı atadan geldik ' Evrimsel terimlerle ' dünden önceki gün ' gibi bir zaman bu. İnsanlan diğer büyük maymunlardan ayıran çizgi, günümüzde pek çok primatolog tarafından ' tamamen keyfi ' olarak kabul edilmektedir.?
Avrupa milletlerinin gerçek ataları (çok iyi bir biçimde ifade edildiği üzere) aynı kandan türedikleri kişiler değil, miraslarının zengin bir kısmını aldıkları kişilerdir. Maraton Muharebesi, İngiliz tarihinden bir olay olan Hastings Savaşı'ndan bile daha önemlidir. O günkü mesele farklı olsaydı, Britanyalılar ve Saksonlar halen daha ormanda yaşıyor olabilirlerdi.
Sayfa 19 - John Stuart Mili, 'Grote's History of Greece [!]', Edinburgh Review 74 (Ekim 14n), yeniden baskı: John Stuart Mili, Essays on Philosophy and the Classics, ed. John M. Robson, Toronto: University of Toronto Press, 1978, 273.
Tarih
Bu bölümde geçmiş siyasi cinayetleri analiz ederek çözme gibi bir iddia taşımıyoruz. Sadece, çözdüklerine emin olanların ne kadar boş konuştuklarını gözler önüne sermeye çalışacağız. Abdülkadir
Sayfa 60·Kitabı okudu
Alıntı
baş şeytan yahudi
Yeni açılan "makineli tüfek çağı" dünya silah piyasasını olağanüstü boyutlara taşıdı. yahudi Maxim'in kurduğu "Wickers, Son and Maxim" fabrikası, karşılıklı savaşan iki orduya da aynı anda silah satıyordu. Birinci dünya harbinde ünlü silah tüccarı Muğla'lı Zaharof, Wickers'in temsilcisiydi. Zaharof bir yandan İngiliz Ordusuna makineli tüfek yetiştiriyor diğer yandan Alman gemilerine yakıt sağlıyordu. Türk ordusu Şeyh Sait isyanında Wickers'leri kullanırken, Dersim'in asi ağalarının ellerinde de Wickers vardı. O zamanın Wickers'leri, İstanbul'da, Beşiktaş'taki Askeri Müze'de halen teşhir edilmektedir. Çanakkale savaşı bir Maxim gösterisiydi. Bu savaşta hem İngilizler hem de Türkler, Maxim kullanmışlardı.
Fıtrat Tesellisi
İnsan kendini bu kadar güçlendirdiği halde, aynı anda nasıl hayal bile edemeyeceği kadar zayıf da olabiliyor? Bir hasta, bunca tedavi ve onarımdan sonra nasıl oluyor da hastalığının ve zayıflığının ilk haline bu kadar hızlı dönebiliyor? Buna hayret edilmemeli. İnsan budur işte. Onarılmış yanlarıyla, onaramadığı yanlarıyla insandır bu. En iyi onardığını düşündüğü yanlarının meğer halen en büyük yaraları olduğunu görmekle ve üstelik bu tabii hâline şaşırmakla da insandır bu. Ruhunu ve aklını onarmasını Rabb'inden dile. "Rabb'im, beni göz açıp kapayıncaya kadar nefsimle baş başa bırakma!" diye dua et. "Beni kendi zayıf duygu ve düşüncelerimle, bu dar bakış açımla baş başa bırakma Rabb'im!" diye Allah'a yalvar.
Sayfa 51·Kitabı okudu