Tuğtegin ve İlgazi'nin önderliğinde Şeyzer ve civardaki sair emirlerin de tamamını içine alan büyük Müslüman ittifakı, 17 Rebfülevvel 513/28 Haziran 1119'da Halep yakınlarındaki Tel İfrin Vadisi'nde Haçlılarla mücadelede büyük zaferlerden birini kazanmıştır. Haçlılar ve Hiristiyan kaynakların "Kanlı Meydan Savaşı" dedikleri bu savaşın öne çıkan kahramanı Türkmenlerin başı olarak kuşkusuz ilgazi'dir. Savaşı planlayan ve dolayısıyla zafere giden yolu açan lider ise belirsizdir.
Sayfa 193 - Siyer Yayınları, 2. Baskı, Ekim 2021
Alıntı
Kamame Kilisesinin Hiristiyan milletler arasında bölünmüş olduğunu bilirsiniz. İçerisinin her parçası ve kilisenin her hizmeti bir başka cemaatindir. Bu cemaatler yalnız anahtarı pay edememişlerdir. Anahtar bir hocada durur. Bütün bu kitalarda biz işte bu hocanın görevini yapıyoruz. Ticaret, kültür, çiftlik endüstri, binalar her şey Arapların veya başka devletlerin... Yalnız jandarma bizim idi; jandarma bile değil, jandarmanın esvabı Osmanlı saltanatı son bürokrat iken, bürokrasi bile tam Arap, yahut yarı Araptır. Türkleşmil hiçbir Arap görmedikten başka, Araplaşmamış Türk'e az rastgeliyordum.
Sayfa 44 - Pozitif Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ticaret ve zanaatla uğraşan Halep halkı, klasik mezhepsel tartışmalara ilgi duyuyor, dışarıdan bir tehdit hissetmediği sürece savaş için harakete geçmiyordu. Bizansın bölgede 4/10. yüzyıldan i itibaren yol açtığı tedhiş, Halep halkını Hıristiyan istilasına karşı duyarlılaştırmışsa da şehirlerinin kapısına dayanmadığı sürece Halep halkında dış hücumlara karşı koyma hassasiyeti gelişmemişti.
Sayfa 140 - Siyer Yayınları, 2. Baskı, Ekim 2021
1000Kitap
Çıplak İsa, Nâsıra'da marangoz çırağı idi; Zeytindağının üstünden geçtiği zaman, altında, kendi malı bir eşeği vardı. Biz Kudüs'te kirada oturuyoruz. Halep'ten bu tarafa geçmeyen şey, yalnız Türk kâğıdı değil, ne Türkçe ne de Türk geçiyor.
Sayfa 43 - Pozitif Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Ey ihtiyar köpek, tekfurdan daha şiddetli kâfirsin. Mektubunda bizi korkutmak ve hile ile kandırmak iste. missin Osmanl sultanlarını, Acem padişahlarına benzetme. Osmanlı askerleri de ne Kıpçak ülkesi Tatarı gibi sıradan insanlar, ne de Hint toplulukları gibi başıbos, sere serpe avare kalabalıklar değildirler. Osmanl askerleri, Irak ve Horasan askerleri gibi hamiyetsiz ve perişan olmayacak kadar onurlu askerlerdir. Yine sen, Osmanl askerlerini şam ve Halep (Memlük) askerlerine de benzetmeyesin...
Sayfa 149·Kitabı okudu
Cebel-i Âmil
“ 1047'de Sur'dan geçen Nâsır-ı Hüsrev, nüfusun çoğunluğunu Şiilerin oluşturduğunu, ancak kadılık vazifesini bir Sünnî'nin deruhte ettiğini gözlemlemiştir. İbn Cübeyr'e göre, 1184 tarihi itibariyle Şam diyarında Şiilerin oranı Sünnîlerden fazlaydı ve Şiîler kendi aralarında İmâmiler, Râfiziler, Zeydîler, İsmâililer ve Nusayriler şeklinde bölünmüştü. Yarım yüzyıl sonra Halep'i ziyaret eden Yâkût el-Hamevî de, bölgedeki fakihlerin fetvalarını İmâmiyye Şiası'na göre verdiklerini söylüyordu..”
Sayfa 64 - Sadr Ailesi