Puan vermedi·55 syf.··
2026 51. kitabı
Ermiş, El Mustafa adlı bir bilge adamın, on iki yıl boyunca kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp memleketine dönmek üzere gemisini beklerken halkla yaptığı son sohbetleri anlatıyor. Halil Cibran, aşk, evlilik, suç, ceza, özgürlük ve ölüm gibi insana ve yaşama dair yirmi altı farklı kavramı zamansız birer vaaza dönüştürüyor. Şiirsel ve mistik bir dille kaleme alınan bu eser, insanın kendi içindeki tanrısal özü keşfetmesine ve hayatın derin hakikatleriyle bağ kurmasına rehberlik eden edebi bir kılavuz niteliği taşıyor.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,2bin okunma
Vaktimi çalan hırsız
Puan vermedi·286 syf.··
2026 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:45
Heyet adlı kitap günümüz Osmanlı dizilerinin palavratik hamasi gerçeklikten uzak tam anlamıyla kağıt karalama amacıyla yapılmış okumaya değmeyecek kağıt kütlesi.
HeyetHalil Yaşar Kollu · Lopus Yayınevi · 20163,844 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·703 syf.··
2026 171. kitabı
·
87 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 20:24
İşgal İstanbul’u zamanlarını anlatan kitapları okuma isteğiyle başladığım ve bitirdiğim bir kitap daha. Kitap oldukça yoğun ve çok karakterden oluştuğu için okuma serüvenim gereğinden fazla uzadı ama nihayetinde bitirebildim. Abdülhamid istibdadı zamanlarından başlayıp cumhuriyetin ilanına kadar olan devreyi anlatan çok katmanlı tarihi verilere dayanarak yazılmış muazzam bir çalışma olmuş. Eski İstanbul’u, bürokrasi ve sosyete yaşantısını, dönemin olaylarını merak edenler mutlaka bir şans versinler bu romana.
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20173,366 okunma
Puan vermedi·78 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Aslında daha önce okumuştum ama “Ermiş’in Aşk Mektupları” Ermiş’in hikayesini okuyunca tekrar okumak istedim Bir çok konu hakkında felsefi içerikler var. “Sevinç ve kedere dair; Bazılarınız der ki , ‘neşe kederden daha yücedir’ ve bazılarınız da şöyle der, ‘ hayır keder daha yücedir.’ Fakat derim ki ben de , etle tırnaktır onlar. Birlikte gelirler ikisi, biri size eşlik ederken bilin ki diğeri yatağınız da uyumaktadır.”s.26
ErmişHalil Cibran · Karbon Kitaplar · 201985,2bin okunma
8/10
·238 syf.··
2026 8. kitabı
Felsefe ve tarihin iç içe geçtiği, okuyucusunu gerçek anlamda doyuran bir roman. Kurgu doğrusal bir zaman üzerinde ilerlemiyor, yer yer sizi geçmişe, geleceğe ve o ana götürebiliyor. Okuyucuyu her an zinde tutan bir olay örgüsü var. Osmanlı Dönemi ile ilgili araştırmalar yapma ve daha fazla bilgi edinme isteği uyandırıyor bu da bonusu :) Keyifli okumalar..
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
Değirmen Öykülerinde Okuyucuya Bırakılan Sessiz Yorum
8/10
·144 syf.··
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 00:00
Sabahattin Ali'nin ilk öykü kitabı olmasına rağmen Değirmen’i oldukça beğenerek okudum. Kitaptaki metinlerde yazarın kendine özgü o bildiğimiz anlatım tarzı daha bu ilk adımda bile çok net hissediliyor. İlk eserinde bile insan psikolojisine yaklaşımı, sade ama insanın içine işleyen etkili dili ve karakterleri işleyiş biçimi oldukça belirgin. Ayrıca öykülerde sadece bireysel hikayeler değil, dönemin toplumsal yapısı ve insan ilişkileri de çok doğal bir şekilde yansıtılmış. O dönemin toplumsal koşullarını, insanların yaşam tarzını ve o eski zamanların ruhunu satır aralarında hissetmek kesinlikle mümkün. Bu da kitabı sadece edebi değil, aynı zamanda dönemini çok iyi aynalayan güçlü bir metin haline getiriyor. DEĞİRMEN Bu öyküyü okurken beni en çok etkileyen şey, aşkın gerçekten ne olduğu üzerine yeniden düşünmek oldu. Hikayede yakışıklı bir çingene delikanlının, bir kolunu küçükken babasının değirmenine kaptırıp sakat kalan güzel bir değirmenci kızına duyduğu aşk anlatılıyor. Ama bu, kesinlikle alıştığımız türden bir aşk değil. Çünkü insanlar aşkı anlatırken hep büyük büyük konuşmaya bayılır; “şöyle seviyorum, böyle ölüyorum” der, hatta abartıp “Roma’yı bile yakarım” diyecek kadar ileri gider :))) Ama iş gerçeğe geldiğinde, o fedakarlık anı kapıya dayandığında çoğu zaman bu süslü sözlerin altının bomboş olduğunu görürüz. İşte tam bu noktada bu esmer çingene delikanlı devreye giriyor. O, aşkı sözle değil, doğrudan eylemle gösteren biri. Sevdiği kız onun yanında kendini eksik, yarım hissetmesin diye kendi sağlam kolunu da gözünü kırpmadan o değirmende kesmesi… Bu gerçekten insanı sarsan, tüylerini diken diken eden bir şey. Burada yapılan şey dışarıdan düz bir fedakarlık gibi görünse de bence aslında çok daha derin bir psikoloji barındırıyor: Sevdiği insanla amansız
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,7bin okunma