Benim meskenim dağlardır dağlar demişler;
Genellikle Abdalân-i Rûm, Türkmen/Yörükler arasında Orta-Asya şamanları gibi, din ve toplum hayatını yöneten kutsal kişiler gibi yorumlanmıştır. Gerçekte, 14-15. yüzyıllarda köylerde yerleşik hayata, şehir hayatına geçmiş, medrese ve fakıların nüfuzu altında Sünnîliği ve yaşam tarzını benimsemiş Türk nüfusu karşısında, Türkmen müsafirîn yani göç edip gelenler, Yörüklerin kültürünü, toplum değerlerini ve yaşam tarzını temsil etmekteydi. Abdalların beyler tarafından kutsal kişiler olarak onurlandırıldıktan beylikler döneminden sonra, abdallar resmen toplumdan dışlanmış (segmented) duruma düştüler. Medreseye, devlete ve şehirliye karşı şiddetli bir çatışma ve siyasî otoriteye meydan okuma durumuna geldiler.
Alıntı
O uyanış ki benim en derin düşüşümdür.
Bir kadın için hayat, bir bahçe için bahar neyse odur.
Alıntı
Bektaşilerle Abdalların farkı;
Bektaşî ve Vefâî dervişleri gibi siyasî otoriteye itaatkâr, devletten vakıf alan, zaviye kuran dervişlerden farklı olarak, abdallar devlete karşı açıkça cephe aldılar.
Alıntı
Pasif iyinin varlığı aktif kötüden yeğdir velhasıl..
"Ve daha iyi değil midir iyi birinin yokluğu sözde iyi olan birçoğunun varlığından?"
Sayfa 65 - Kapra yayıncılık·Kitabı okudu
Dev özünüze duyduğunuz özlemde yatar iyiliğiniz.
Sayfa 36 - İş Bankası·Kitabı okuyor
Alıntı