Halk edebiyatımızın eşsiz ifadelerinden biri olan “tabirin sığmaz kaleme” sözü, mutlak ve sonsuz hakikatin sınırlı ve sonlu kalıba sığmasının mümkün olmadığını hatırlatır bize. Kelimelerle ifade edilmesi mümkün olmayan şey (inejfable), varoluşsal ve metafizik bir hâl olarak kuşatır bizi. Ehl-i kâl mertebesinden ehl-i hâl makamına yükseldiğimiz yer burasıdır. Varlık’ın “Ol!” emrine cevap, kelime değil var-oluştur, varlığa geliştir, olmaktır: “Ol! der ve olur...”Ol sözünü dinleyip olmak, dilden manaya, manadan hakikate, hakikatten özgürlüğe, özgürlükten aydınlığa, aydınlıktan açık alana ve en sonunda Varlık’ın anlamına ulaşmaktır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her birimiz gerçek bir makineyiz; her birimiz kurucu bir makineyiz. Bugün artık çölde çıkıp konuşacak; gelmekte olan, kurulma aşamasında olan bir halk tanıdığından bahsedebilecek bir peygamber yok.
Diyen bilmez bilen demez bu hakkın gizli sırrını
Yüz dört kitap kimde gizli bil de gezme serseri
Din isterler dil istemezler Kuran’da nizam barı
İsterisen yetmiş iki dilden bir kalender ol da şu cihanı yaz da gel
Çok şükür Balımın bendesiyiz halk etti Cenabül bari
Yüz dört kitap sende gizli var heceler sen seni
Ey Yemini eli niderim islah eylesem ben beni
Ölmeden evvel ölmek var, var kabirini kaz da gel
Su bile engine akar gel fehm eyle bunu sen
Ne gezersin dağ başında konuşalım düzde gel
Âşık çoktur sadık az hezaren bin dertli var
Türlü ilim kitabını okuyan var bizde gel
Ademi balçıktan halk etti cenabül bahri
Feriştahlar tez nazar kıldı benzetti cemalını
Yirmi sekiz huruf vardır bilmez ise yolunu
Seyahati derviş misali dünyayı geniş gez de gel