Turizm, güneşin altında erimeden parlayan peynirlerin süslediği dev bir tuzaktır. Semirmiş fareleri yaralamanın tek yolu, onlara kendi dillerinde “Merhaba!” demekten geçer.
Ülkemizde fikir ve düşünce bağlamında tam bir açmazın yaşandığı, insan hak ve hurriyetlerin hiçe sayıldığı, ülkede görülmedik bir kaosun yaşandığı bir süreç başlayacak, dini bağlamda ülke hallo "Özyurdunda gariplığı" yaşayacaktır.
Eğer bir başkasının sorumluluklarını yükleniyor ve bundan hoşnutsuzluk duyuyorsanız, kendi duygularınızın sorumluluğunu üstlenmeli ve mutsuzluğunuzun sebebinin birlikte çalıştığınız kişinin değil, kendi kabahatiniz olduğu nu fark etmelisiniz. Başka herhangi bir sınır çelişkisinde olduğu gibi bunda da, önce kendiniz için sorumluluk üst lenmeniz gerekmektedir. Ondan sonra birlikte çalıştığınız kişiye karşı sorumlulukla davranmalısınız. Ona gidip, du rumunuzu açıklayın. O sizden sorumluluğunuzda olmayan bir şey yapmanızı istediğinde hayır diyerek, her ne ise bu nu yapmayı kabul etmeyin. Eğer hayır dediğiniz için size kızarsa, sınırlarınız konusunda katı olun' ve onun öfkesine hak verin. Siz de öfkelenmeyin. Öfkeye karşı öfkeyle sa vaşmak, onun oyununa kapılmak olur. Kendi duygusal, uzaklığımzı koruyarak, “Bu sizi sinirlendiriyorsa, üzgünüm.Ancak bu iş benim sorumluluğumda değil. Umarım hallo* lur” deyin.
Eğer tartışmayı sürdürürse, ona tartışmanın sizin için* bittiğini söyleyin; başka bir konuda konuşmaya hazır oldu ğunda gelip sizi görebilir. Onun işini onun yerine neden yapamayacağınızı izah etme tuzağına düşmeyin. Onun, eğer yapabiliyorsanız, yapmanız gerektiği şeklindeki düşün cesine kayabilirsiniz; zaten o da bunun bir yolunu bulmaya çalışacaktır. Sorumluluğunuzda olmayan bir şeyi neden yapmadığınız konusunda hiç kimseye açıklama yapmak zorunda değilsiniz.
Her hadisenin sebeplerinin aranması bilimsel kanunların gereğindendir. İçinde çalkanmakta olduğum üzücü ve yürek yakan hâlin yakın mazisinden bilgi arz edersem bu nahoş manzarayı meydana getiren sebepler ve bununla (isyanla) ilgili olmadığım ortaya çıkar. Harbiye'den 1897 çıkışlı, binbaşılığa 1915 terfiliyim. Dünya Savaşı'nda ilk iki senesini Süvari Tümeni -o zaman Mürsel Paşa kaymakam olarak komutanı bulunuyordu- emrinde çeşitli savaş cephelerinde vatani hizmetimi yerine getirmekte kusurum olmadı. Nişanla, tefiyle mükafatımı gördüm. 1918 Mondros Antlaşması'nda İran'da Hemedan sınırına yakın mıntıkada Altıncı Ordu emrinde iken alayımla (birlikte) terhis edildim. Bildiğiniz olduğu üzere, o mütareke seneleri bir fetret devrini andırıyordu. Milliyetler hâkimiyeti prensipleri gibi ecnebi zehirleri içerimize sokuldu. Bu zehirlere asla aldanmayarak metanetimi korudum. Ve mülkü, milleti ecnebi esaretine mühürleyen Sultan'ın (Vahdettin) bir an önce kahrolmasını daima halka anlatırdım. Gazi Paşa Hazretleri'nin 1919'da Erzurum Kongresi esnasında ziyaretleriyle şereflenerek tecevvühlerine ve iltifatlarına mazhar (oldum) ve emirlerini mahallimde tatbik etmeme aşiret şartları mani olmuşsa da yürekten bağlandığım millî emeller lehinde güç sarf etmekten geri kalmadım. Millî Hükûmetin henüz kurulduğu ve düşmanları kahretmekle meşgul bulunduğu bir sırada Erzurum, Harput ve Diyarbakır yollarını kesen ve bağlayan meşhur eşkıya Hallo'nun imhası için gelen Şark cephesi kuvvetleri geri dönükten sonra kendisine teminat vererek Hükûmetle haberleşmesiyle sığınma ve teslim olmasını sağladım. Muş Mutasarrıflığının 25 Ağustos 1920 ve 478 numaralı telgrafıyla 4 Eylül 1920 ve 534 numaralı yazılı emirleridir. Cephelere gönderilmek üzere küçük ilçemizden madeni olarak kırk üç bin altı yüz doksan
O sizden sorumluluğunuzda olmayan bir şey yapmanızı istediğinde hayır diyerek, her ne ise bu nu yapmayı kabul etmeyin. Eğer hayır dediğiniz için size kızarsa, sınırlarınız konusunda katı olun' ve onun öfkesine hak verin. Siz de öfkelenmeyin. Öfkeye karşı öfkeyle sa vaşmak, onun oyununa kapılmak olur. Kendi duygusal, u- zaklığımzı koruyarak, “Bu sizi sinirlendiriyorsa, üzgünüm.
208 Ancak bu iş benim sorumluluğumda değil. Umarım hallo* lur” deyin.