=======================
“𝙶𝚊𝚣𝚊𝚕𝚒'𝚢𝚒 𝚊𝚗𝚕𝚊𝚖𝚊𝚔 𝚒ç𝚒𝚗 𝚢𝚊𝚕𝚗ı𝚣𝚌𝚊 𝚜ö𝚢𝚕𝚎𝚍𝚒𝚔𝚕𝚎𝚛𝚒𝚗𝚎 𝚍𝚎ğ𝚒𝚕, 𝚋𝚞𝚗𝚕𝚊𝚛ı 𝚑𝚊𝚗𝚐𝚒 𝚔𝚊𝚛𝚖𝚊ş𝚊𝚗ı𝚗 𝚘𝚛𝚝𝚊𝚜ı𝚗𝚍𝚊 𝚜ö𝚢𝚕𝚎𝚍𝚒ğ𝚒𝚗𝚎 𝚋𝚊𝚔𝚖𝚊𝚔 𝚐𝚎𝚛𝚎𝚔𝚒𝚛. 𝙴ğ𝚎𝚛 𝚍ö𝚗𝚎𝚖𝚒 𝚊𝚗𝚕𝚊𝚢𝚊𝚖𝚊𝚣𝚜𝚊𝚔, ö𝚣𝚎𝚕𝚕𝚒𝚔𝚕𝚎 𝚋𝚞𝚐ü𝚗ü𝚗 𝚋𝚊𝚔ış 𝚊çı𝚜ı𝚢𝚕𝚊 𝚘 𝚍ö𝚗𝚎𝚖𝚎 𝚋𝚊𝚔𝚖𝚊𝚢𝚊 ç𝚊𝚕ışı𝚛𝚜𝚊𝚔 𝚋𝚒𝚛ç𝚘𝚔 𝚐𝚎𝚛ç𝚎ğ𝚒 ı𝚜𝚔𝚊𝚕𝚊𝚛ı𝚣 𝚟𝚎 𝚘 𝚗𝚘𝚔𝚝𝚊𝚍𝚊 𝚐ö𝚛𝚖𝚎𝚖𝚒𝚣 𝚐𝚎𝚛𝚎𝚔𝚎𝚗𝚕𝚎𝚛𝚒 𝚐ö𝚛𝚎𝚖𝚎𝚢𝚒𝚣.” (sf. 17)
=======================
“NE İÇTİHAT KAPISI TEK BİR GÜNDE KAPANDI NE DE GAZALİ ÇIKIP "BEN KAPATTIM" DEDİĞİ İÇİN BİR ÇAĞ SONA ERDİ. BU ANLATI, HEM GAZALİ'YE HAKSIZLIK EDİYOR HEM DE YAŞANAN SÜRECİ FAZLASIYLA İNDİRGEMECİ BİR YERE SIKIŞTIRIYOR.” (sf. 23)
=======================
Gazali, okumuş olduğum kitapları itibariyle yaklaşımını, üslubunu, konuları ele alış tarzını çok beğendiğim bir düşünür. Popülist davranmayışı, gerektiğinde İslâm'ın daha doğru anlaşılması adına Müslümanları da eleştirmekten çekinmeyişi, İslâm dünyasında içtihat yolunu kapatan bir "gerici" olmakla itham edilmesine rağmen akıl, düşünce, bilgi ve felsefenin gerçek konumunu belirlemeye çabalayışı nedeniyle düşünce dünyamda Mevlânâ ile birlikte özel bir yeri olan bir şahsiyet.
Bu müstesna şahsiyetin şimdiye kadar okuduğum eserlerinde (Abidler Yolu, Dil Belası, Kendini Aldatan İnsan, Sabredenler ve Şükredenler, Nefsin Terbiyesi ve Ahlâkın Güzelleştirilmesi) zihnimin dehlizlerinde bir şekilde yer eden ancak tanımlamakta zorlandığım hususlar açısından Mesud Topal’ın yayına hazırladığı İnsan Nasıl Kaybeder bana oldukça iyi geldi.
Aslına bakarsanız bu kitap bir Gazali kitabı olmaktan ziyade, onun tanıtıldığı bir Mesud Topal kitabı gibi geldi bana. Metin içinde dipnotlar, hayatına dair daha detaylı bilgiler ve külliyatından verilecek referanslar olsaydı muhteşem bir biyografi olabilirdi. Ama bundan hiç şikayetçi değilim. **Gazali’yi daha iyi, daha doğru tanımak, kendi camiasından ve Batı dünyasından