İstanbul çok değişik bir memleket. Akşam nöbete geliyorum. Metrobüsün oradan sokağa yayan gireceğim baktım dönemeçten dönen bir adama başka birisi bağırıp sövüyor, yoluma devam ettim baktım belki yirmili yaşlarda üniversite çağında genç bir kız neşeli neşeli telefonda biriyle konuşuyor o sırada da yoldan bir araba geçiyor ve arabadaki adam yanındaki artık sevgilisi mi karısı mı bilmem arabayı sürerken kıza sinirli sinirli bakıyor, neyse sonra aradan döneceğim yolun kenarına arabalar yanaşmış diye hâliyle yol daralmış. Gidiş yönünde arabalar bir hışımla geliyor gidiş yönünde arabalar bir hışımla gidiyor sonra trafik tıkandı. Biri çıkacak mı diye bakarken arkadan da bir servis aracı dayandı. Sonra ne oldu bilmiyorum. Durduk yere milletten dayak yemediğim için Allah'a hamd ve senalar olsun 😀
Hz Alinin duası Özlem Koyun Özlem KoyunÖzlem Koyun "Nerede senin kılıcın?" "Benim kılıcım sözlerimdir. Taşla vurana aşkla vurmak lazım, kılıçla değil." Böyle Göçtü Zerdüşt Farhad Kishvery Özlem Koyun Özlem KoyunÖzlem Koyun İbni Mülcemin elinde batılın hançeri vardı sordular ey mülcem senin hakikatin ve hedefin nedir cevap verdi cevap verince küfede yaptırdığı acem hançeri elinden düştü pantolonun kuşağı çözüldü hançeri ne zaman eline alsa elinden kayıyordu kimi insan böyleydi duası kabul edilmiyor  eline gül alsa o gül niyeti bozuk insanın elinde kendini taşa çeviriyordu pantolunu düzelten ibni mülcem alnını sildi düşen pantolonu son anda tutmuş ve gafil ceberrut şunu diyordu elindeki hançeri sivrilterek ebu ziya son anda kurtulduk halkın önünde rezil olmaktan ebu ziya peki kimin önünde rezil olduğunu hiç düşündünmü diye sordu Hz Ali ise Necefte oğlu Hz Hasan ve Hz Hüseyin iki peygamber çiçeği ile Necefte namaza durmuş cemaatin lider ve imamı olarak onlara namaz kıldırıyordu Allah kabul etsin ey efendi babam dedi Hz Alinin başında rengini yeşil kubbeden alan yeşil bir sarık vardı evladım dedi sözün hak kılıcın doğruluk ise savaşı kazanırsın sana taşla vurana sen aşkla vur diyerek Necef halkına savaş için değil aşk için dua edelim diyerek ey Rabbim duasına başladı seferlerin yolunu senden uzaklaştırma kılıcımızı sözümüzü batılı karşısında keskin eyle ey Rabbimiz ibretler veren sabırla yol gösteren sensin  hamd olsun Zaman nasıl kullanılır Zamanını boşa geçirmiş olmanın pişmanlığından daha büyük bir pişmanlık yoktur. Decameron Giovanni Boccaccio
Din
Reklam
Her hâle elhamdülillah
Yaradana hamdolsun, yaratıp üniversite kazandırana, üniversite kazandırıp finallere girdirene, finallere girdirip büte bırakmayana... Rahman olana Rahim olana Muin olana Hamd olsun...
Hayata Dair
Biz herşey için çaba ile bir yerlere gelmiş kişileriz. Öyle gökten birşey yağmadı bize ama yağan bir şey oldu hamd olsun. Ne biliyor musunuz? Allahın rahmeti... Zaten o olmazsa kim ne yapabilirdi şu hayatta? Bizler, dik yokuşlar yürüdük, dağları Tırmandık. Dizlerimiz kanaya kanaya hayallere hep yol aldık. Kimi yolu rahatça bir araba ile giderken belki de biz tozun toprağın içinde fırtınalardan geçerek gittik. Yağmur bize engel değildi aksine yağmuru sevdik. Denizin hırçın dalgaları korkutmadı, Onları da aşıp yüzmeyi öğrendik. Cesaret korkusuz olmak değildi! Aksine korkmak hemde çok korkmaktı. Zaten asıl korkanlar Cesaretlidir. Çünkü korkmuyorum diyen ego tatmini yapıyordur. Bizler korksak dahi en büyük güvenceye sığındık, Rabbimize ... Çok şükür ki Rabbimiz bizimleyken herşey hallolur . Tüm bu yollardan geçtin sende biliyorum ve kendinle gurur duy! Kimsenin söylemesine ihtiyacın yok ama bazen duymak iyi geliyor ya? İşte, tanımam belki ama gurur duyuyorum! Herşeye rağmen savaşan herkes için. Ama önce kendine söyle lütfen !
1000Kitap
EDİLLE-İ ŞERİYYEDEN ALIP İLHÂMI...
(...) Din gerçekliğin içinden, kalbinden seslenir âleme. İçtihad, edille-i şer’iyyeden alıp ilhâmı asrın idrâkine hakikati söyletme sanatı ise -ki öyledir-, bu tam da izah etmeye çalıştığımız husustur. Bu noktada o meşhur misâli, “Muaz b. Cebel hadîsi” olarak bilinen hadîs ve hâdiseyi hatırlamamız faydalı olacaktır. Zîra Allah Resûlü (s.a.v.) tam da bu ölçüler arası muvazeneyi Hz. Muaz’dan (r.a.) işitmiş ve mezkûr cevabı işittiğinde rabbine hamd ü senâ etmişti. Zîra -mâlûm olduğu üzere- onun cevabında da edille-i şer’iyyeden alınan ilhamın ânın icaplarına nakşedileceği ölçüsü sarahaten beyân edilmişti. -Melikşah SezenMelikşah Sezen, "DİNİN ASLI", istanbulfikriyati.com, 7 Haziran 2026-
Fikriyat
Reklam
Reklam