İnsanı binbir düşünce içerisine atan, bolca kalbini ve aşkı sorgulatan bir eser. ‘Hamuş’ olmanın işitilebilir bir suskunluk olduğu ince ince kalbime işledi. Kitabın bir bölümünde diyor ki, “Mesnevi’yi şerhedenlerin çoğu bu ölümsüz eserin “b” harfiyle başladığına dikkat çeker. İlk kelimesi “Bişnev!”dir. Yani “Dinle!” Tesadüf mü dersin ismi “Suskun” olan bir şairin en kıymetli yapıtına “Dinle!” diye başlaması. Sahi sessizlik dinlenebilir mi?”
Tıpkı bu ayrıntı gibi eserinde her bölümünün b harfi ile başlatılmış olması hissiyatı oldukça kuvvetlendiriyor. İşte bütün bu aşk ve kargaşanın açıklaması da bu “B” harfinde saklanırmış meğer.
Kelimelerimi yine kitaptan bir alıntı yaparak sonlandırmak isterim zira en güzel son halihazırda yazılmış olandır. “Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşimde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. AŞK’ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındadır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.“
Uzun lafın kısası aşka ihtiyacınız olduğu anda okumanızı yürekten temenni ederim.