Hanedan Temiz

Hanedan Temiz
@hanedan_
Yazılım Mühendisi
11 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Kendi Değerinin Farkında Olmayan Ziyan Bir Adamın Aşkı
5/10
·168 syf.··
2026 4. kitabı
Raif, anlam arayışında kaybolmuş, kendine değer vermeyen, hayatın onu savurduğu yere sessizce sürüklenen bir adam. Maria ise daha baskın, en azından ne istediğini bildiğini zanneden biri. Kürk Mantolu Madonna, bu iki insanın birbirini tamamlayan ama aynı zamanda birbirini eksilten duyguları üzerinden ilerlerken okuru derin bir soruyla baş başa bırakıyor: İnsan kendini sevmeden bir başkasını gerçekten sevebilir mi? Kitapta yalnızca bir aşk hikayesi değil; Batı ile Doğu arasında ince bir mukayese, içe kapanmış bir erkeğin sessizliği ve kendi hayatına sahip çıkamamasının başkalarının hayatında açtığı yaralar da var. Raif, sevmediği biriyle evlenerek yalnızca kendi mutsuzluğunu sürdürmüş; eşini ve çocuklarını da bu eksik, yarım kalmış hayatın içine hapsetmiş. Kendisine hayrı olmayan, yaşamaktan korkan, hissettiğini bile taşıyamayan bu adam; bana göre edebiyatın en hüzünlü ziyan karakterlerinden biri.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hakikat, Yalan ve Anlam Arasında
7/10
·72 syf.··
2026 3. kitabı
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu, kısa ama anlamı üzerine uzun uzun düşündüren bir kitap. Başta Bayan Ming'in anlattıkları yalnızca bir yalan gibi görünse de, zamanla mesele "doğru mu, değil mi?" sorusundan çıkıp "Bir insan hangi hikayeyle ayakta kalır?" sorusuna dönüşüyor. Kitap, hakikat ile yalanı bütünüyle birbirine karıştırmasa da insanın bazen taşıyamadığı hakikatin yerine bir anlam kurduğunu çok güzel gösteriyor. Bayan Ming'in çocukları dış dünyanın gerçekliğinde olmayabilir; fakat onun iç dünyasında, onu yaşama bağlayacak kadar vardır. Kitaptan bana kalan soru şu oldu: "Bizi ayakta tutan şey hakikat mi, yoksa hakikate dayanabilmek için kurduğumuz hikayeler mi?"
Roman
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,5bin okunma
Bir Hayalperestin Gerçeklikten Kopuşu
7/10
·208 syf.··
2025 1. kitabı
Yolum bir zamanlar Petersburg’tan geçtiği için okuduğum bu kısa kitap, şehri bir simge olarak kullanarak; ismini dahi söylemeye çekinen, yaşamaktan korkan bir hayalperestin gerçekten nasıl koptuğunu, hayaliyle örtüşen biriyle karşılaştığında ise kendi yarattığı dünyanın içinde nasıl konuşur hale geldiğini anlatıyor. Petersburg’a gidenler bilir; yazın geceleri belli belirsiz bir akşama bürünür. Tıpkı hayalperestin iç dünyası gibi: Beyaz sandığı geceler aslında gridir. Yaz gelince boşalan şehir, kalabalığın içinde tek başına kalmışlığın simgesine dönüşür. Okuduğum baskıda, yazarın yaptığı, sayısı kırkı aşan, göndermelerin tamamının dipnotlarla açıklanması çok faydalıydı.
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,3bin okunma
Bir Ailenin Hikayesinde İnsanlık Tarihi
7/10
·464 syf.··
2024 5. kitabı
Neredeyse hiçbir karakterin masum olmadığı, hemen hepsinin benzer bir kaderi paylaştığı; bireyin ve toplumun sorunlarının simgeler üzerinden derinlemesine işlendiği etkileyici bir kurgu roman. Yüzyıllık Yalnızlık’ insanın ve tarihin döngüselliğini, güç ve hırsın yozlaştırıcı etkisini, bireyin topluma karşı verdiği mücadeleyi ustalıkla simgelerken, aile dinamiklerini ve kişinin kendisiyle olan iç savaşı da gözler önüne seriyor. Macondo köyü ve Buendia ailesi, Latin Amerika’nın toplumsal, kültürel ve siyasi tarihine dair metaforlar sunarken, gerçeküstü olaylarla harmanlanan hikaye, evrensel insan deneyimine dair çarpıcı bir anlatı sunuyor. Kurgusunun sağlamlığı, birden fazla konuyu tek bir kitapta incelikle işlemesi ve tartışmaya açık birçok konu sunması büyük bir başarı. Ancak, simge kullanımında bazı konuların ham ve doğrudan sunulması, yer yer rahatsızlık verebilir.
İnsan ve Hayat
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
Geleneklerin Gölgesinde Bir Cinayetin Anatomisi
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
Kitap Santiago’nun öleceğini bildirerek başlıyor, sanki kaderinin belirlendiği ve ölümünün kaçınılmaz olduğunu vurgularcasına. Ölümüne kadar geçen süre boyunca, kasabanın geleneklerine, inançlarına ve kültürüne tanıklık edeceksiniz. Geleneklerin baskınlığı, toplumdaki rollerin bozukluğu ve toplumun suskunluğu, hatta kayıtsızlığı derin bir şekilde hissediliyor. Farklı bir coğrafyada gerçekleşmiş bir olayın üzerine yazılmış bu kitabı okuyunca, insanın her yerde insan olduğunu ve yaşantıların pek de farklı olmadığını fark edebilirsiniz. Grupça tartışmaya açık, topluma ayna tutan ve birey olarak toplumdaki yerimizi, etkilerimizi görmemizi sağlayan, kısa ama derinlikli bir hikaye.
İnsan ve Duygular
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma