"İçlerinde sadece Portekizli olan babaya benziyordu.
Ama çok çabuk öldü, ben henüz altı yaşıma bile basmamıştım. Şimdi Maurice gibi bir baba istiyorum. Neşeli, hayatın hep güzel taraflarını gören."
"Kısacası düşlerdeki gibi bir baba."
"Bana yardım eder misin?"
"Neye yardım edeyim?"
"Hani beni mutlu görmek istiyordun? Umuda benzer şeylerle bir dünya kurmak için içime yerleşmiştin? Öyleyse, dinle. Bana yardım etmenin vakti geldi. Düşlerdeki gibi bir babaya sahip olmak istiyorum. Anlıyor musun?"
Allâme şeyh Aliyyü'l-Kaarî der ki: "Bir kimse dünya maîşetini temin için çarşıya giderken kelime-i tevhîdi söylese, yani 'Allah'tan başka hiçbir tanrı yoktur. Ancak O vardır. Şeriki yoktur. Mülk O'nundur. Hamd O'na mahsustur. Dirilten ve öldüren O'dur. O, Hayy u lâ-yemutdur. Yani dâima diridir ve hiçbir zaman ölmez. Hayır ancak O'nun elindedir. O, herşeye kadirdir' derse Allah ona binlerce hasene yazar, binlerce günahını mağfiret eder, derecesini binlerce defa yüceltir ve onu bütün tehlikelerden muhafaza eder." Bu hadîsin şerhinde diyor ki:
"Burada ecrin bu kadar fazla verilip bunca günahın mağfiret edilmesine sebeb, bu zikirleri bilhassa çarşıya giderken söylemesindendir. Çünkü çarşı pazar gaflet yerleridir. Böyle bir yerde Allah'ı unutmayıp zikreden kimse gaziler içinde mücahid gibidir.
Hani bazen bazı hikâyelerin
Son demlerinde olduğunuzu anlarsınız
Ama elinizden bir şey gelmez ya
İşte o anlardan birindeyim yine...
Bitmesi gereken bitmeli bazen
Gitmesi gerekeni uğurlamalı kalpten
Zorlanmamalı bazı şeyler
Olduğu gibi bırakılmalı...
Kalıplara sığdırılmamalı kurallar,
Kuralsız olmalı bazen
Oynanan oyunlar...
Ebû Bekir Sıddıyk radıyallahu anh hılafete geçince: “Ben, Allah'a ve Rasûlüne itaat ettiğim müddetçe bana itaat edin. Ben Allah'a ve Rasûlüne itaatta kusur edersem bana itaat etmekle mükellef değilsiniz" buyurdu." )
Muhyiddin İbni Arabî, yukarıda naklettiğimiz sözünün devamında diyor ki: "Bak nasıl Ebû Bekir gibi bir zât kusur etmemek için titriyor ve kendini kusurdan münezzeh saymıyor!" Bunun için bil ki, Cenâb-ı Hakk'ı arayan, her şeyi kendi mürşidi bilir. Yeryüzündeki her şeyden dersini almaya çalışır. Her an uyanık bulunur.