Biz Adam Olmayız
Kalabalığın içinden birisi “Biz adam olmayız birader!” dedi mi öbürleri de, “Eveeet, çok doğruuu, olmayız” diye baş sallarlar. Bi­ ri de çıkıp, “O nasıl söz efendi... Sen sayıyla kendine gel bakalım!” demez. Yirmibeş yaşlarında, kanımın fokur fokur kaynadığı günlerde ben bunu deneyecek oldum. Ada’ya giden vapurda neye kızdığı­ nı anlayamadığım yaşlı bir adam, - Biz adam olmayız!., diye bağırıp duruyor, salondakiler de, baş sallayarak onu onaylıyorlardı. Delikanlılık, kanım tepeme sıçrayıp, - Neden adam olmazmışız, bal gibi de adam oluruz... Öyle bir adam oluruz ki herkes de şaşar kalır... diye bağırdım. Salondaki yolcular sözleşmişler gibi yaygarayı bastılar: - Adam olmayız... - Adamlık bize çok uzak... - Biz adam olmayız... Bu yaygara karşısında kızgın ihtiyarın yüzü yumuşadı da, ba­ na, - Bak oğlum, dedi, duyuyorsun ya, hep birden “Adam olma­ yız!” diye barbar bağırıyoruz. Demek ki adam olmayacağız, zorla değil ya... - Oluruz, biz adam oluruz... dedim. - Biz adam oluruz, demek biz şimdi adam değiliz, demektir, öyle değil mi? dedi. Hiç sesimi çıkarmadım, ama o gündenberi yıllardır hep düşü­ nür dururum: Biz neden adam olmayız? Son hapse girişim benim için büyük bir şans oldu, çünkü yıl­ lardır araştırdığım nedeni cezaevinde öğrendim. Cezaevindeki el­ li kişilik siyasi tutuklular koğuşunda yurdumuzun seçkin aydınlarıyla, tanınmış işadamlarımızla, ünlü kişiler, valiler, genel müdür­ ler, düşük milletvekilleri, ilerigelen politikacılar, yüksek memurlar, mühendisler, doktorlarla birarada yaşadım. Koğuş arkadaşlarımın çoğu Avrupa’da, Amerika’da okumuş, yabancı ülkeleri gezip do­ laşmış, bikaç dil bilen kişilerdi. Düşüncelerimiz birbirine karşıttı ama, yine de onlardan çok şeyler öğrendim. Öğrendiklerimin ba­ şında da, neden adam olmadığımız geliyor. Ziyaret günleri hiç de
“ Hani benim gençliğimm nerdeee… “
~ Çokları gençlik yıllarının hayatlarının en hoş ve en iyi dönemler olduğunu düşünür fakat gerçekte böyle değildir… ~
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Lacan der ki: "Hep bir hakikati söylerim: Hepsini değil, çünkü hepsini söylemeyi başaramayız, sözcükler eksik kalacaktır." Bu imkânsızlıktan dolayıdır ki hakikat gerçeğe dokunur. Yani bazılarda basit bir açıklama yapılması kâfidir, ayrıntıları öğrenme arzusu evrimsel "dedikodu'ya işaret eder ve ortalama insanlar olarak böyle bir talebimiz yok. Hani sırını kazısan, kala kala şeffaf bir cam kalacak geride, biz de önünü arkasını göreceğiz olayların ama nerdeee?...
Sayfa 50·Kitabı okudu
Hadi canım , sizde... Nerde böyle şeyler? Nerdeee? sanatçılar , büyük eserlerini vermeden önce yada verirlerken sinirli olurlarmış... Püff... Hayatımda en büyük özlemlerimden biri nedir, bilir misiniz? Ben de birazcık , ama pek azıcık nazlanayım , numaradan olsun sinirliymiş gibi yapayım , hani o yaratma öncesi numaralara gireyim de , karşımdakiler de hatır için , buna yalnız beş dakikacık katlansınlar... Nerde?... Hep bunun tersi olmuştur. Ne zaman kendim için önemli saydığım , bir yazıya oturacak olsam , terslik ya işte , benim yapmam gereken şeylerin yüz katını bana başkaları yapar.