Deliler Boşandı

8,6/10  (15 Oy) · 
57 okunma  · 
15 beğeni  · 
677 gösterim
Gazeteci yeni tımarhane müdürüne soruyordu:

-Siz daha dün,delileri kaçırmamak için çalışanlar arasında değil miydiniz?
Müdür bu soruya,
-Evet, diye karşılık veriyordu.
-İçeri kapatılanların akıllı olduklarını bilmiyor musunuz?
-Biliyorum.
-Sizi buraya kim müdür yaptı?
(Arka Kapak'tan)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2011
  • Sayfa Sayısı:
    176
  • ISBN:
    9789759038021
  • Yayınevi:
    Nesin Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ferdi Bişkin 
01 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sevgili Aziz Nesin'in 25 kısa öyküsünden oluşan kitabı, Türk kültürünü, insanını, kamu kurumlarını incelikli biçimde hicvediyor. İlk basımı 1957 yılında yapılmış olsa da öykülerde konu edilen kişi ve kurumların bugün de yaşadıklarını söylemek mümkün. Öykülerin tadı her bir öyküyü okudukça değişiyor, daha bir tatlı hale geliyor. Sherlock Holmes'in Türk polisi adına çalıştığı öyküsü, "Domates Peşinde!"yi merak ettiğim için okumuştum ama çok daha fazlasını buldum. Kitabın adı da evliliklerine son veren iki deliden değil de akıl hastanesinden kaçan (boşanan) delilerden geliyor. Her bir öykünün tiyatro oyunu yapılsa, skeçleri yazılsa yeridir. Okumak lazım :)

Kitaptan 7 Alıntı

retrobook 
01 Oca 11:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gazetelerden birinde yeni tımarhane müdürüyle bir gazetecinin yaptığı konuşma vardı.Gazeteci yeni tımarhane müdürüne soruyordu:
-Siz daha dün, delileri kaçırmamak için çalışanlar arasında değil miydiniz?
Müdür bu soruya,
-Evet, diye karşılık veriyordu.
-İçeri kapatılanların akıllı olduklarını bilmiyor musunuz?
-Biliyorum.
-Sizi buraya kim müdür yaptı?
-Deliler.
-Öyleyse, nasıl oluyor da, kendiniz de akıllı olduğunuz halde içerdeki akıllı arkadaşlarınızı dışarı bırakmıyorsunuz?
Müdür, bu soruya çok kısa ve kesin şu cevabı vermişti:
-Arkadaş, vazife vazifedir.İşte o kadar.
Yine düne kadar akıllı olan hastanenin müdür yardımcısı gazetecinin bu sorusuna,
-Beyanat vermeye yetkili değilim, diye cevap vermişti.
Başgardiyan ise,
-Söyleyeyim ama sakın gazeteye yazmayın,
sonra işimden olurum, diye rica ettikten sonra şöyle demişti: Beni bu akıllıların başına gardiyan yapanların deli olduklarını biliyorum, ama içeridekileri yine de salıveremem.
Sonra deliler beni de içeriye kaparlar.Korkarım.

Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 8)Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 8)
retrobook 
03 Oca 22:40 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Arayan polis, savcılık, icra memuru, alacaklı olmazsa, aranmak güzel şeydir.

Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 51)Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 51)
retrobook 
01 Oca 11:40 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Akıl hastalarının yarısından çoğu hastaneden kaçmıştır.Bir kere akıl hastanesinin dışına çıktıktan sonra delilerle akıllılar ayırt edilemediği için, delileri akıllılardan seçip ayırmak zor olmaktadır.Hatta bu zorluk yüzünden bazı yanlışlıklar da olmuştur.Sivil polis ekiplerinden on kişi, zabıta kuvveti şefini kaçan delilerden sanarak tımarhaneye kapamışlardır.Hastanenin idare müdürü ile belediye başkanı da yanlışlıkla tımarhaneye kapatılanlar arasındadır.Bu yanlışlık, onlara deli gömleğini giydirip soğuk duş yapılırken anlaşılmıştır.Daha başka kimlerin yanlışlıkla tımarhaneye sokulduğu şimdilik belli değildir. Hükümet kuvvetleri delilere karşı yılmadan kahramanca çarpışmaktadırlar. Delilerle akıllılar birbirine karıştığından ayaklanmayı bastırmakta zorluk çekilmektedir.Komşu illerden yardımcı kuvvet istenmiştir.Yarın sabaha kadar delilerin ayaklanması bastırılacaktır.

Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 7)Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 7)
Ferdi Bişkin 
01 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kaleci
"Öbür kalecilere tam yirmi şut çektim. Hiçbiri de gol olmadı... Dünyada o kadar çok enayi kaleci var ki... Bütün suç işte o enayilerin... Şu golleri yeseler sanki ne olur."

Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 138 - Nesin Yayınevi)Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 138 - Nesin Yayınevi)
retrobook 
07 Oca 12:43 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Soru- Yazar, elverişli yazma ortamını kendisi mi hazırlar, yoksa bu ortamın doğmasını mı bekler?
Yanıt- Elverişli yazma ortamı ne demek?Hayatımda hiç böyle bir ortam görmedim, nasıl olduğunu da bilmem.Yazılarımın pek çoğunu cezaevi koğuşlarında, cezaevi hücrelerinde yazdım, acaba buraları elverişli ortam mı sayılır?Eğer öyleyse bu ortamları ben hazırlamadım.Bu elverişli ortamın doğmasını beklemeye kalkarsak, hohooo, biz değil, bizden sonrakiler de daha çok beklerler.

Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 169)Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 169)
retrobook 
07 Oca 12:22 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir şair, en güzel şiirlerini, Beyazıt Kulesinin tepesinde, kendini aşağı atıp öldürmek bunalımları içinde yazdığını söylerse, okurlar şairin bu delice isteğiyle, şiirlerinden daha çok ilgilenirler.

Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 164)Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 164)
retrobook 
07 Oca 12:39 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ben genellikle yazılarımı evimde, tıklım tıklım kitaplarla dolu odamda yazarım.Bunu da karım, "Hangi Türk yazarının seninki gibi özel odası var?Hala da yakınıyorsun..."diye sık sık başıma vurur.Yazıya başlarım kapı zili çalınır.Birisi açacak diye bir zaman beklerim.Kimse açmayınca, zil belasından kurtulmak için kalkar kapıyı açarım.Apartman kapıcısı, bakkalın çırağı, manavın çırağı, sucu, sütçü, hizmetçi, dilenci, ayak satıcıları, hayır kurumlarının makbuzla para toplayan gezginci adamları gelir.Onların kapı zilleri ve onlara kapıyı açmalarım arasında zihnimi toparlamaya çalışıp kaldığım yerden yazmaya uğraşırım.Sonra kahvaltı ederiz.Yine odama çekilirim.Okula gitmedikleri günse iki oğlumun patırtıları başlar, onları türlü yollarla barıştırmaya, yatıştırmaya çalışırım.Gazeteci gelir.Cinayet, rezalet, sefalet haberleriyle dolu gazeteleri okuyunca sinirlerim bozulur.Yine yazmaya çalışırım.Sonra tanımadığım bir yada bir kaç kişi gelir.Bunlar yardım yada hiçbir zaman ödenmeyecek borç isteyenler olduğu gibi, dertlerini dökmeye, hiç aklımın ermediği işleri danışmaya gelenlerdir.Kendi yazılarımı yayımlatacak yer bulamazken, bu gelenler içinde romanlarını, piyeslerini, şiir yada hikayelerini okuyanlar, okumam için bırakanlar, bunları bir yerde yayımlatmamı isteyenler vardır.Arada alacaklılarım da gelir elbet...Evdekileri her biri kendi havasında bir yere çekip gittiği için çok zaman öğle yemeğimi kendim hazırlar, tek başıma yerim.Öğleden sonra pek uzaktan şöyle bir tanıdığım yada hiç hatırlayamadığım kişiler gelir.Sanki başka birşey yapabilirmişim gibi, "Galiba çalışıyordunuz." derler."Sizi işinizden alıkoyduk."diyerek, en azından bir saat oturup laklak ederler.Yine ziller...Yine gelen giden...Akşam olur.Akşam yemeği...Yine patırtı gürültü...Yine gelen giden...Gece yarısından sonra rahattır.Başka yapacak kimse olmadığı için, çayımı kendim yaparım.Karımın sık sık, başka hiçbir Türk yazarının sahip olmadığını başıma kaktığı odama çekilirim.Oooh.Tam çalışma zamanı, saat iki, üç...Allah kahretsin, o zaman da uykum gelir.

Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 166)Deliler Boşandı, Aziz Nesin (Sayfa 166)