5/10
·302 syf.··
2025 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 15:41
Hayatımda ilk defa film analizi kitabı okudum. Bunu okuyacağıma forumlarda da gezebilirdim ama işte amaç kitap okumak olsun. Öyle aman aman bir Matrix hayranı değilim. Aslına bakarsanız ben öyle hiçbir şeyin körü körüne hayranı değilim. Zaten kitapta da sadece hayranlık belirten yorumlamalar yok. Özellikle kitabın makineleri eleştirip yine üst düzey teknoloji kullanarak bu filmi yapmış olmaları ve filmde makinelere karşı olan kişilerin yine teknolojiyi kullanarak beceri elde edebilmeleri çokça eleştirilmiş. Aynı zamanda izlenme amacı güdüldüğü için verilmek istenen felsefik mesajın havada kaldığı da düşünülmüş. Matrix birçok şeyden parça parça içinde barındıran bir film. Daha önce önce Simülakrlar ve Simülasyon kitabını okumuştum ve bu kitap aslında Matrix’in özünü oluşturuyor. Okuması kolay bir kitap değil ama anladığım kadarıyla kitap kadar derin bir film değil. Ki zaten öyle bir film olsa bu kadar izleyici kitlesine sahip olmazdı. Matrix’i 1 kere izleyerek anlamanız mümkün değil. Nasıl ki bir kitabı okuduğunuzda anladığınız şeyle ikinci ve hatta üçüncü kez okumalarınızda farklı şeyler dikkatinizi çekiyorsa Matrix’i izlemek de öyle. Kimisine içi boş bir vurdu kırdı filmi kimine göre ise çeşitli metaforik anlamlar barındıran üst düzey bir başyapıt. İzleyeni kalitedine göre filmin anlanış biçimi değişiyor desem çok da yanlış bir şey söylemiş olmam.
Kırmızı Hapı YutmakGlenn Yeffeth · Gelenek Yayıncılık · 200314 okunma
İki dirhem bir çekirdek...
Puan vermedi·212 syf.··
2023 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2023 15:01
Bir okka, bugünkü ölçülerle 1283 gr tutar. Okkanın dört yüzde birine, dirhem adı verilir. Dirhemden daha hassas ölçümler için kullanılan bir ağırlık birimi daha vardır. Buna çekirdek denir ki toplam, 5 santigrat karşılığındadır. Eski devirlerin en kıymetli parası olan bir Osmanlı altını toplam iki dirhem ve bir çekirdek ağırlığa sahiptir. Bu durumda süslenmiş kimselere , iki dirhem bir çekirdek yakıştırması bulunanlar, mecaz yoluyla onlara altın demiş olurlar ki bizce pek zarif bir nüktedir. “ diye yazmış İskender Pala. Kitap, 98 adet deyimin hikayesinden oluşuyor. Unutulmuş deyimler de var, günümüzde fazlasıyla kullandığımız deyimler de. Ben beğendim. Dili akıcı ve hikayeler kararında bir uzunluğa sahipti. Aşırı derecede ayrıntıya girip sıkıcı bir üslup takınabilirdi ancak bir deyimden bir deyime geçerken sıkılmadım. Aslında bazı deyimleri yanlış kullandığımızı, sadece kelime olarak değil anlam olarak da, biliyordum ancak bu kitabı okuduktan sonra pek çoğunun da aslında ne kadar incelikli olduğunu görmüş oldum. Özellikle kitaba ismini de veren deyimin hikayesi ve verdiği anlam çok hoşuma gitti. Kitabın bazı yerlerinde şaşırdım bazı yerlerinde gülümsedim. Yani benim için güzel bir okuma oldu. Edebi birikimi, Türkçeyi kullanma tarzı ve tarihimizden romanları ile İskender Pala gerçekten ükemizin tartışmasız en iyi kalemlerinden biri. Oldukça keyifli bir şekilde anlatması ve akıcılığı ile bir çırpıda bitiverdi. En çok sevdiklerim; *Yolunacak kaz, *Dalkavuğunu bulmak *Vermeyince Mabut *Ali Cengiz oyunu … Abayı yakmak, afyonu patlamak, ateş pahası, avucunu yalamak, dolap çevirmek, hapı yutmak, hem kel hem fodul, pabucu dama atılmak, yolunacak kaz gibi birçok deyimin hikayeleri kitapta mevcut. Belki
Halk Deyimleri
İki Dirhem Bir Çekirdekİskender Pala · Kapı Yayınları · 202017,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Deyimlerin hikayeleri
Puan vermedi·212 syf.··
2023 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2023 01:03
Kitapta günümüzde kullanılan ya da unutulmuş deyimler vardır . Günümüzde kullanılan deyimlerin hikayesini öğrenmek hoşuma gitti . Bunlardan bazıları : -Aslına huuu… Nesline huu -Halep oradaysa, arşın burada! -Hapı yutmak -Karaman’ın koyunu -Küpünü doldurmak * -Püf noktası -Rahmet okutmak * -Vermeyince mabut * - Yolunacak kaz *
Edebiyat
İki Dirhem Bir Çekirdekİskender Pala · Kapı Yayınları · 202017,8bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2020 56. kitabı
"Bir gün rahmetli annemle kavga etmiştim. Annem bağırıyor, beni dinlemek istemiyordu. Nihayet ben ona 'Siz beni anlıyamazsınız.' demiştim, 'Çünkü biz seninle apayrı kuşaklardanız.'Annem fena halde kızmıştı. Ben kendi kendime'Ne yapalım?'diye düşünmüştüm, 'Hap acıdır ama yutmak gerek.' Şimdi sıra bize geldi. Bizim mirasçılarımız da bize'Siz bizim kuşağımızdan değilsiniz, yutun bakalım hapı!' diyebilirler." Turgenyev'in başyapıtı olarak geçen bu kitap eski nesille yeni nesilin,modern değerlerle nihilist yaşamın çatışmasını anlatıyor. Ana karakterlerimiz olan Bazarov ve Arkadiy'nin zıtlıklar içerisindeki dostluğunu, fikir çalışmalarıyla birlikte hayatlarının gidişatını görürken aynı zamanda dönem şartlarında Bazarov'un fikirlerinin, zekasının ne kadar tepki çektiğini ve ana karakterlerimizin aileleri sayesinde iki farklı yaşam tarzını da okuyoruz. Okurken başlarda ağır gitsede kitap sonradan okuru kendine bağlıyor o yüzden gerçekten severek okuduğum kitaplardan.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202556bin okunma
9/10
·584 syf.··
2021 58. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2021 11:32
Ilaç sektöründe neler olduğunu öğrenmek istiyorsanız, ezberlediğimiz kalıplar dışında tıp-ilaç sektörüne, bakabilmek istiyorsanız; bilimin, ilimin, tıbbın namusuna sahip çıkmak istiyorsanız; ilaç sektöründeki tekellerin karanlık yüzünü öğrenmek istiyorsanız, emperyalizmin en önemli silahlarından birinin Tıp ve ilaç sektörü olduğunu öğrenmek istiyorsanız, Her şeyden önce sağlığınızı düşünüyorsanız Bu kitabı okumalısınız diye düşünüyorum... Yazarın ifadesi ile "hapı" yutmak istemiyorsanız Bu araştırma kitabını kitabı okuyun bence... Sağlıcakla kalın...
Kara KutuSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20191,745 okunma
Nörohikaye yazdım. Çayınızı, çorbanızı yanınıza alın da gelin :D
9/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 16:18
Yazarın okuduğum 2.kitabıydı. Daha önce Kadın – Erkek Beyni kitabını okumuştum. Dili akıcı ve sürükleyiciydi. Yazarın derdinin salt bir roman yazmak olmadığını hepimiz biliyoruz. Nörobilim uzmanı olan yazarımız bu bilim dalıyla ilgili teknik terimleri harmanlayarak bize bir roman yazmış. Sürükleyici bir romanın yanında bu terimleri bize öğretme, aşina olmamızı sağlamak istemiş diye düşünüyorum. Bu kitapla ilgili incelemeler arada bir gözüme çarpıyordu. Genelde kurgusunu ifade etmenin güç olduğunu fark etmiştim. Haklılar tabii. Teknik terimleri yorumlamak öyle kolay değil. Daha önce burada yine bir kitap yazarının stilini taklit ederek hikâye yazmıştım. #87928948 Bu kitaba da aynı şekilde yaklaşarak acaba nörohikaye mi yazsam diye düşündüm. Çok zor bir işe giriştiğimin farkındayım. Sonuçta ben Nörobilim uzmanı falan değilim. Aslına bakarsanız fen bilimleri noktasında da acayip kötü sayılırım. Bu dezavantajlara rağmen yine de hikâye yazarak denemek istiyorum. Hikâye için değerlendirmelerinizi yazarken yapıcı eleştirilerde bulunursanız eksiklerimi görebilirim. Bu hikâyenin bir kurgu olduğunu ve içerisinde yer alacak teknik terimlerin yanlış da olabileceğini unutmayın. Yukarıda ifade ettiğim gibi ben uzman değilim. Bak şurada yanlış ifade etmişsin, doğrusu bu derseniz çok memnun olurum. Bu arada hikâye ne kadar uzun olur bilmiyorum. O yüzden çayınızı, çorbanızı yanınıza alın da öyle okuyun derim :D Nörohikaye girişimine :D başlıyorum. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ “İrtifa kaybediyoruz Şekip.” dedi Muhittin. “Ne irtifası Muhittin?” dedi Şekip. “Şekip, 6 saattir uyuyorsun. Nerede olduğumuzu unuttun. Guatemala’ya görev için gidiyorduk. Hatırladın
1000Kitap
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919,1bin okunma