Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mı?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...
Dünyadaki tek gerçek lüks, insan ilişkilerindeki lükstür.
Yalnız para kazanmak için çalışırken, zindanımızı kendimiz inşa ediyoruz. Yaşamaya değer hiçbir şey sağlamayan o değersiz paramızla kendi kabuğumuza çekiliyoruz.
Anılarım arasında en değerlileri arasam, hiçbir servetin sağlayamayacağı olanlardır kesinlikle. Bir Mermoz ya da onun dostluğu para ile satın alınamayacak bir hazinedir.
kendimizi sabit, katı, değişmez bir şey sanıyoruz. kim olduğumuzla ilgili fikirlerimiz ve kararlarımız var. nelerden korktuğumuzu, neleri istediğimizi, neleri sevdiğimizi, neleri sevmediğimizi belirlemişiz. bu sınırların dışına çıkarsak yanlış bir şey yapacakmışız gibi hissediyoruz. kendimize "ben" adında bir hapishane yapmışız, bir türlü tahliye olamıyoruz.
değişmek istemeyen insan değişmez tabii, buna ihtiyaç duymaz. ama hiç olmazsa arada bir dünyaya bakıp açık yüreklilikle "sorun sende değil bende" diyebilmek gerekiyor galiba. koskoca gezegenin tutup bize uymasını beklemekten daha kolay bir şey varsa o da kendini ona uydurmaktır gibime geliyor.