Gelde bunu bizim topluma anlat…
Sahih bir rivayette tâbiînden Haraşe b. Hür şöyle demiştir: Ömer ra, Recep ayı için özel oruç tutanları cezalandırır ve o gün iftar için hazırlanan yemekleri onlara zorla yedirir ve şöyle derdi: Bu ay Cahiliyenin tazim ettiği bir aydır…
Din İslam
Resullulah (s.a.): - "Bu kılıcın hakkını kim verebilir?" diyordu. Ashabından bazıları bu kılıcı almak için hemen ayağa fırlamıştı. Bunlar arasında Hz. Ali, Hz. Zübeyr b. Avvam, Hz. Ömer de vardı. Nihayet Ebu Dücâne Semmak b. Haraşe: - "O kılıcın hakkı nedir Ya Resulullah?" diye sordu. Efendimiz: - "Eğrilinceye, kırılıncaya kadar düşmanın boyuna vurmaktır." dedi. Ebu Dücâne: -" Ben onun hakkını veririm Ya Resulullah." dedi. Efendimiz de kılıcı ona verdi. Ebu Dücâne savaştan yılmayan cesur bir adamdı. Kırmızı bir sarığı vardı. Bu sarığı başına sardığı zaman müminler onun ölünceye kadar savaşmaya niyetli olduğunu anlardı. Bu kılıcı eline aldığı zaman başına yine bu kırmızı sarığı sarmış, iki saf arasında gururla yürümeye başladı. O zaman Resulullah (s.a.): - "Bu yürüyüş Allah'ın sadece böyle bir yerde sevdiği bir yürüyüş şeklidir." buyurdu.
Sayfa 259 - Risale·Kitabı okudu
Reklam
Ben sadece kendimi tedavi etmek için yazıyorum, insan denilen yaratıkların arasında yaşama gücümü tekrar bulabilmek için. Daha doğrusu öyle sanıyorum. İnsanları pençesine almış , çöl hecinleri gibi hepimizin ağzını kan içinde bırakan “harase"den kurtulmak için yazıyorum ve zaman zaman kendime şu sözü tekrarlarken yakalıyorum: "Ben bir insandım!"
Sayfa 111·Kitabı okudu
HARESE nedir biliyor musunuz?
Harese nedir bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin hırs Haris ihtiras muhtelif sözleri buradan türemiştir. Harase şudur evladım. Develere çöl gemileri derler bilir misin. Bu mübarek hayvan 3 hafta yemek yemeden su içmeden aç susuz çölde yürür de yürür. O kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin dikin devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikeni ile karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kanına doymaz , ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. Bütün Orta doğu'nun âdeti budur oğlum. Tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur
Sayfa 46·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Harase
Harese nedir, bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese şudur evladım: Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kan dikenle karışınca bu tat devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. Bütün Ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.
Harase
"... diken yedikçe kanayan, kanadıkça yemeye devam eden, kendi kanında boğulan develer gibiyiz."
Sayfa 124 - İnkılap Kitabevi
Edebiyat
Reklam
Reklam