Yalnızlığın istismarı psikopatların belirleyici özelliğidir..
9/10
·301 syf.··
2026 60. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:19
Robert D. Hare'in Vicdansızlar kitabı, psikopati kavramını yalnızca suç ve şiddet üzerinden değil, insan ilişkileri ve toplum içindeki görünmeyen yönleriyle ele alan etkileyici bir çalışma. Hare, yıllar süren araştırmalarına ve klinik gözlemlerine dayanarak psikopatların her zaman dışarıdan fark edilebilen kişiler olmadığını, çoğu zaman zeki, çekici, başarılı ve toplum içinde uyumlu görünebildiklerini anlatıyor. Kitabın temel konusu, vicdan duygusunun, empati yeteneğinin ve duygusal bağ kurma kapasitesinin ciddi biçimde eksik olduğu bireylerin nasıl düşündüğü ve davrandığı üzerine kurulu. Hare'ye göre psikopati, sadece öfke veya saldırganlıkla açıklanabilecek bir durum değil. Daha çok yüzeysel çekicilik, sürekli yalan söyleme, manipülasyon, sorumluluk almama, pişmanlık hissetmeme ve insanları kendi amaçları doğrultusunda kullanma gibi özelliklerin bir araya geldiği karmaşık bir kişilik yapısı. Kitapta en dikkat çekici noktalardan biri, yazarın psikopatların mutlaka suçlu veya katil olmadığını vurgulaması. Hare, bazı psikopatların iş hayatında, sosyal çevrede veya ilişkilerde kendilerini çok başarılı şekilde gizleyebildiklerini söylüyor. Onları tehlikeli yapan şeyin yalnızca yaptıkları eylemler değil, karşılarındaki insanların duygularını anlayıp bunu bir bağ kurmak için değil, kontrol etmek ve çıkar sağlamak için kullanabilmeleri olduğunu anlatıyor. Kitap boyunca verilen örnekler insan davranışının karanlık tarafını anlamaya yardımcı oluyor. Hare'nin anlatımı, psikopatları basit şekilde kötü insanlar olarak etiketlemekten ziyade, onların nasıl düşündüğünü ve çevrelerindeki insanları nasıl etkilediğini göstermeye çalışıyor. Bu yönüyle kitap sadece psikolojiye değil, insan ilişkilerine dair de önemli gözlemler sunuyor. Okurken en çok dikkatimi çeken şey,
Psikoloji
VicdansızlarRobert D. Hare · Serbest Kitaplar · 20235 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 00:00
Romanı bitirdiğimde, içimde doğunun o kadim toprağından yükselen feryatların, mülteci kamplarındaki çocuk çığlıklarının tortusu kaldı; o hüzünlü ve sarsıcı hikaye günlerce zihnimin odalarında yankılanıp durdu. İstanbul’un o konforlu, o kendi halindeki gazeteci hayatından kopup çocukluk arkadaşı Hare hareketinin, yani Hüseyin’in Mardin’deki izini sürmeye giden İbrahim’in peşine takıldığım an, aslında hepimizin ne kadar kör, ne kadar bencil bir sahte huzur içinde yaşadığımızı anladım. Hüseyin’in saf, temiz ve vicdanlı yüreğinin, Ezidi bir mülteci kız olan Meleknaz’a duyduğu o derin, o her şeyi göze alan aşkı yüzünden nasıl bir trajedinin kurbanı olduğunu satır satır okumak içimi sızım sızım sızlattı. Okurken o tozlu Mardin sokaklarında, Midyat’ın o güneşten kavrulmuş taş evlerinin arasında dolaşırken burnuma hep o Ortadoğu’nun barut, kan ve çaresizlik kokan o ağır havası geldi resmen. Beni asıl darmadağın eden ve gözlerimi dolduran şey, Meleknaz’ın o mülteci kampındaki çadırlarda, kucağında Hüseyin’in bebeğiyle, o uğradığı akılalmaz zulümlerin, o kör inançların getirdiği karanlığın yüküyle tek başına kalakaldığı o sahneler oldu. İnsanlığın, sırf kendisinden olmayana duyduğu o vahşi nefret yüzünden gencecik bir adamın hayatını elinden alışı, Meleknaz’ın o içine kapanmış, o dünyaya küsmüş dilsiz kederi boğazıma bir hıçkırık gibi düğümlendi. Hele o Hüseyin’in dillerden düşmeyen, romanın ruhuna işleyen "Ben bir insandım." felsefesi ve o kadim sözü... "Harese nedir bilir misin?" diye sorup, develerin çöldeki o dikenleri yerken kendi kanlarının tadıyla sarhoş olup ölmelerini anlatması, aslında bugünkü insanın kendi hırslarıyla kendi soyunu nasıl kuruttuğunun en acı, en samimi itirafıydı. Kitabın kapağını kapatıp masaya bıraktığımda, o odanın sessizliğinde kendi
Alıntı
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 179. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 17:10
Bana işkence etseler ne olurdum, neye dönüşürdüm bilmiyorum. En çok da bunları öğrenmemek için uzak durdum her şeyden. Vicdanımla hep bunun için boğuştum. Kendi özgürlüğüm için. Ama herkes özgür olmadan kimse özgür olamıyor. Bir yerde yaşayan bütün herkesin vicdanı rahat değilse, haksızlık ve mağduriyetin sıcak nefesi durmadan burunlara çarpıp mideleri bulandırıyorsa, mutluluk mümkün olmaz kimse için. Muafiyet de." Askeri darbenin ertesinde bir mahkeme salonunda başlayan Tehdit Mektupları'nda, adli bir dava eşliğinde mahkeme tutanaklarını, tehdit mektuplarını, sanığın günlüğünü, bir sevgiliye yazılmış mektupları ve gönderilmemiş başka bazı mektupları okuyoruz. Solun ideallerine sempati duyduğu halde "harekete" mesafeli duran ama silahlı örgüte yardım iddiasıyla yargılanan bir gencin, dava "ya bakan ülkücü bir savcının ve oğlunu kurtarmak için ümitsizce çırpındığı sırada bile darbe olduğunda huzur gelecek diye sevinen bir babanın farklı bakış açılarından o yılların Türkiyesi'ne bakıyoruz. Tehdit Mektupları hem kişinin vicdanını hem de toplumsal hare- ketlerin ve toplumun vicdanını konu alan bir roman... Yetkin dili türünün başarılı bir örneği.
Hayata Dair
Tehdit MektuplarıAslı Biçen · Metis Yayıncılık · 2021158 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2023 456. kitabı
Selaam! Bugün Burçin Sarıdoğan'ın Güz Esintisi kitabının yorumuyla geldim. Konusundan bahsedecek olursam; annesini hiç tanımayan ve genç yaşta da babasının ölümüyle sarsılan Hare Güz, yasa bir türlü son veremez. Bir gün gittiği sergide gördüğü bir tablo ilgisini çeker. Hare Güz'ün ilgisini tablo çekiyor da aşk adamımız Akif Selim'in ilgisini tablo mu çekiyor? Hayır. Onun ilgisi Hare Güz'e. Sergide sohbet eden bu ikili daha sonra sık sık bir araya gelmek durumunda kalır ve asıl olaylar başlar. Kitap boyunca yazar, bize bu ikiliyle ve geçmişleriyle ilgili yeni şeyler veriyor, ama bu bilgiler daha başka kapılara açıldığı için birazcık çıldırabiliyorsunuz, ama olsun diyerek okumaya devam ediyorsunuz ve o son... Bana çabuk ikinci kitabı getirin diyorsunuz, ama tabii ki gelmiyor... Kitap bana göre olay örgüsü ve karakterler bakımından iyiydi. Özellikle Akif Selim'in arkadaşı Burak... Adamım, sen harikasın yaa. Burak'a ayrı bir zaafım oluştu, teşekkürler. Umarım diğer kitaplarda çok daha fazla görürüz kendisini. Kitapla ilgili söyleyebileceğim tek olumsuz şey, betimlemelerinin bana fazla gelmesiydi. Okurken keşke daha az olsaydı, dedim; böylece serideki kitap sayısı daha az olabilirdi, belki. Eğer konusu ilginizi çekerse, siz de kitaba bir şans verebilirsiniz.
Wattpad
Güz Esintisi 1Burçin Sarıdoğan · Ephesus Yayınları · 2021227 okunma
8/10
·352 syf.··
2026 5. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 00:00
"Sarmaşıkların bizi bir arada tuttuğuna inanmak istiyorum. Onların doğanın örtüleri olduğunu söylemiştin. Örtüler iplerden yapılır. Sarmaşıklar aynı zamanda doğanın ipleri olabilir ve bizi birbirimize bağlayabilir. Zincirler gibi değil üstelik Zaten isteyerek yan yana durduğumuz için aramızda bir sarmaşık büyütebiliriz." Bir Sarmaşık Teorisi, beni rs'den çıkaracağını ümit ederek başladığım ama bu konuda tam bir hayal kırıklığı olan bir kitap oldu. Öncelikle bu cümlemle yanlış anlaşılmayı istemem çünkü kitap kötü değildi. Aksine, çok tatlı ve ince bir konusu vardı ancak olaylar o kadar sakin ilerliyordu ki... Sanırım sürükleyici bir kitap olduğuna inanarak başlamam beni rs'ye daha çok soktu. Bu kadar geç bitirmemin başka bir açıklaması olamaz. Bunun için kitaba ve yazara bir özür borçluyum. Neyse... Kısaca konusuna gelecek olursam, ana karakterlerimiz Hare ve Can Bora... Birbirine zıt iki kutup. Ama bilirsiniz ki bir teori vardır: Zıt kutuplar birbirini çeker. Hare ve Can Bora da bu teoriye karşı koyamadı elbette ki. İkili ilk olarak bir kafede, Hare'nin pek de hoşuna gitmeyen bir karşılaşmayla tanıştılar. Gerçi buna tanışmak bile denmez. Şimdi size kafenin ilginçliğinden ve size sorulan matematik veya fizik sorularını bilerek en iyi masaya oturabileceğiniz meselesinden hiç bahsetmeyeceğim. Zira bu direkt kitabın başını anlatmakla eş değer olacağından hiç gerek yok. Devamı, Hare'nin çalıştığı yerin diğer iki patronu olan Poyraz ve Ayaz'ın Can Bora'nın abileri olmasıyla devam ediyor dersem, ikinci karşılaşmayı gayet net anlayacağınızı düşünüyorum. Üstüne bir de Bora'nın buranın güvenliğini sağlamak üzere işe alınmasıyla, buyurun size ilk aşk kıvılcımları... Kitabın en sevmediğim yanı bu iş yerinin bir gece kulübü olmasıydı. Bu sevmediğim yanın içerisindeki
Bir Sarmaşık TeorisiKübra Nur · Ren Kitap · 2022606 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 3. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 09:06
Özüne kazımak istediğin duyguları yaşamaktan korkma. Her duygu, antrenmanıdır ruhunun. Duygularının rengini söyleyebilir misin mesela? Görünür olsalardı ne renk olurlardı acaba? Ona baktığında hissettiğin duyguyla, onun sende hissettikleri aynı mı? Belki de değil... Hatta muhtemelen değil... Üzülme, çünkü “anlam” herkes için farklı... Beklentiler de öyle... Bir düşün bakalım, belki sevdiğin o değil, ona karşı beslediğin duygulardır, olamaz mı? Olur... Ondaki duygunu o sanıyorsundur belki kim bilir... Halbuki gerçek olan duygundur, o değil... İkisiyle de tanışmaya hazır mısın? Normalde az sayfalı çabuk bitmesi gerekirken kitap öyle kopuktu ki birbirinden resmen okumak gelmedi içimden günlerce elime alamadım.. Lütfen herkes kitap yazmasın.. Bu ablamız yıllar önce instagramda fenomen gibi bişeydi çok güzel çocuk yetiştiriyordu eyvallah ama yazma konusunda pek başarılı olduğu söylenemez...
HareŞule Alkış · Destek Yayınları · 2019246 okunma