Çocukluğumu özledim olmayan.
Baba sevgisini özledim verilmeyen.
Uğur böcekli pastayı özledim alınmayan.
Uçan balon istedim, elimden uçup giden.
Bir sarılma istedim, hiç gelmeyen.
Annemin sevgi dolu sesiyle uyanmak istedim, duyamadım.
Başkalarının mutluluğunu özledim.
Küçük bir ben vardı oyuncaklarını paylaşan.
Şimdi büyüdü işte, derdini kimseye anlatamayan.
Umut etmeyi özledim ben, “düzelir her şey” diye.
Kendimi kandırabilmeyi özledim.
Sokakta oynamayı özledim, dizlerimin yara olmasını özledim.
Şimdi yara dizlerimde değil, yüreğimde.
Bir doğum günü hatırlıyorum.
Pastada uğur böceği olmasını istemiştim.
O gün kutlamamışlardı ama ben o günü bile özledim.
Üzülmek bile masumdu o zaman.
Babamın elini tutmayı özledim, ben tutmama izin vermese de.
Çocukluğumun seslerini özledim.
Geleceğimden umutluydum bir zamanlar.
Her şeyi düzelteceğim derdim.
Hiçbir şeyin düzelmeyeceğinden emindim.
Baba kelimesi içimi yakıyor.
Çünkü bende karşılığı yok.
Ne bir ses, ne bir sıcaklık, ne bir anı…
Sadece bir boşluk.O boşlukta sadece bir çocuk sesi var.
Ben de sevilmek isterdim.
Bir erkeğin değil, babamın sevmesini isterdim.
Sevilmek çok kolay söyleniyor.
Bu kadar zor bir şey olmasına rağmen…