Aşk, adalet, vicdan, toplumun acımasızlığı ve bireyin çaresizliği gibi ağır temalar üzerine inşa edilmiş. Ancak bu büyük temaların içinde kaybolan, gereksiz uzayan tasvirler ve olay akışındaki durağanlık, kitabın okunmasını zorlaştırıyor. Kendi okuma sürecimde en çok zorlandığım noktalardan biri buydu: Kitabın ilk yarısı, bir konu bütünlüğü oluşturmaktan uzak, gereksiz detaylarla dolu ve ağır ilerleyen bir yapıya sahipti. Ancak sabredenler için özellikle 7. bölümden sonra olaylar hızlanmaya başlıyor.
Quasimodo: Sevgisinin Bedelini Ödeyen Adam
Quasimodo, fiziksel olarak çirkin, toplum tarafından dışlanmış ve yalnız bir karakter. Ancak tüm bunlara rağmen, belki de kitaptaki en saf, en içten sevgiye sahip kişi. Onun sevgisi, karşılık beklemeyen, tamamen fedakar bir sevgi. Ancak acı gerçek şu ki, çok sevenler bazen en büyük acıyı çekerler. Quasimodo da, sevdiği kadının başına gelenleri izlemek zorunda kalıyor ve sonunda yapabileceği tek şey, bu dünyadan onunla birlikte çekip gitmek oluyor. Onun hikayesi, klasikleşmiş trajik bir son ile noktalanıyor.
Papaz Claude Frollo: Kötülüğün Cisim Bulmuş Hali
Papaz Frollo, saplantılı ve acımasız sevgisiyle kitabın en nefret edilen karakterlerinden biri. Kendi duygularıyla baş edemeyişi, bunu bir güç gösterisine çevirmesi ve sonunda hem Esmeralda’nın hem de Quasimodo’nun hayatlarını mahvetmesi, Hugo’nun insan doğasının karanlık tarafına vurgu yapmak istediğini gösteriyor. Onun hikayesi, aşırılığın ve kontrolsüz arzuların nelere yol açabileceğinin bir göstergesi.
Esmeralda: Aptal Aşık
Esmeralda, kitaptaki en masum karakterlerden biri gibi gözükse de, zaman zaman yaptığı tercihlerle okuyucuyu sinirlendiren bir figüre dönüşüyor. Kıymet bilmez tavırları, naifliği ve yanlış adama duyduğu aşk, onun sonunu hazırlayan en büyük