Harun Erik

Harun Erik
@harunnerik
Avrupa Birliği Daire Başkanlığı
Lisans
Ankara
24 Temmuz 1996
66 okur puanı
Kasım 2024 tarihinde katıldı
10/10
·248 syf.··
2025 25. kitabı
Bu kitabı okudum ve benim için bambaşka bir boyut oldu. Muhteşemdi, o kadar çok duygulandım ve hüzünlendim ki! Gerçekten de hayatımda çok önemli bir noktaya geldi bu kitap. Selime Teyze'nin o yok sayılma hissi, Meltem'in kimsesizliği ve kendine annelik, babalık yapma çabası o kadar gerçekti ki, sayfaları okurken onları kucaklamak istedim. Özellikle o el yapımı, yazım yanlışlarıyla dolu tarif defteri... Ben annemin tarif defterini kesin çöpe atmışımdır Nasıl da üzüldüm! Maneviyatı yüksek eşyaları nasıl da yok ettik... Hiç bitmesin, hiç sonu gelmesin istedim. Ama bitti. Bu kitabı hayatımdan çıkartamam sanırım. Altı Harfli Bir Tatlı Şermin Yaşar
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·108 syf.··
2025 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2025 00:28
Buck gerçekten çok özel bir karakter. Derin bir bağ kuruyorsun ki, onun yolculuğunu ve verdiği mücadeleyi hissedebiliyorsun. Bu hislerle, onun çektiği acıları ve gördüğü şiddeti, aynı zamanda bir anda değişen hayatına ve koşullarına o kadar üzülüyorsun ki, bunu nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum. Böylesine sadakat ve güç dolu bir dost gerçekten hayatta çok nadir olur. Buck gibi bir hayat arkadaşın olsun istiyorsun kitabı bitirdiğinde... Vahşetin Çağrısı Jack London
Vahşetin ÇağrısıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202443,1bin okunma
Bir Trajedinin Hikayesi (Spoiler içerir!)
6/10
·559 syf.··
2025 6. kitabı
Aşk, adalet, vicdan, toplumun acımasızlığı ve bireyin çaresizliği gibi ağır temalar üzerine inşa edilmiş. Ancak bu büyük temaların içinde kaybolan, gereksiz uzayan tasvirler ve olay akışındaki durağanlık, kitabın okunmasını zorlaştırıyor. Kendi okuma sürecimde en çok zorlandığım noktalardan biri buydu: Kitabın ilk yarısı, bir konu bütünlüğü oluşturmaktan uzak, gereksiz detaylarla dolu ve ağır ilerleyen bir yapıya sahipti. Ancak sabredenler için özellikle 7. bölümden sonra olaylar hızlanmaya başlıyor. Quasimodo: Sevgisinin Bedelini Ödeyen Adam Quasimodo, fiziksel olarak çirkin, toplum tarafından dışlanmış ve yalnız bir karakter. Ancak tüm bunlara rağmen, belki de kitaptaki en saf, en içten sevgiye sahip kişi. Onun sevgisi, karşılık beklemeyen, tamamen fedakar bir sevgi. Ancak acı gerçek şu ki, çok sevenler bazen en büyük acıyı çekerler. Quasimodo da, sevdiği kadının başına gelenleri izlemek zorunda kalıyor ve sonunda yapabileceği tek şey, bu dünyadan onunla birlikte çekip gitmek oluyor. Onun hikayesi, klasikleşmiş trajik bir son ile noktalanıyor. Papaz Claude Frollo: Kötülüğün Cisim Bulmuş Hali Papaz Frollo, saplantılı ve acımasız sevgisiyle kitabın en nefret edilen karakterlerinden biri. Kendi duygularıyla baş edemeyişi, bunu bir güç gösterisine çevirmesi ve sonunda hem Esmeralda’nın hem de Quasimodo’nun hayatlarını mahvetmesi, Hugo’nun insan doğasının karanlık tarafına vurgu yapmak istediğini gösteriyor. Onun hikayesi, aşırılığın ve kontrolsüz arzuların nelere yol açabileceğinin bir göstergesi. Esmeralda: Aptal Aşık Esmeralda, kitaptaki en masum karakterlerden biri gibi gözükse de, zaman zaman yaptığı tercihlerle okuyucuyu sinirlendiren bir figüre dönüşüyor. Kıymet bilmez tavırları, naifliği ve yanlış adama duyduğu aşk, onun sonunu hazırlayan en büyük
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma
8/10
·112 syf.··
2025 4. kitabı
Kitap beni gerçekten etkiledi. Hikâye, hastalığın ve çaresizliğin insanda nasıl duygular uyandırabileceğini, bunların ruh hâlini nasıl şekillendirdiğini çok iyi yansıtıyor. Okurken, "Eğer ben de böyle bir hastalık yaşasam, muhtemelen aynı şeyleri hissederdim" diye düşündüm. Kitabın en güçlü yanı, duyguların çok gerçekçi bir şekilde aktarılmasıydı. Özellikle aşk ve çaresizlik iç içe öyle güzel işlenmiş ki karakterin hislerini birebir yaşamak mümkün. Yazarın dili eski kelimelerle süslü olsa da, kesinlikle sıkıcı veya yorucu bir anlatımı yoktu. Aksine, her cümle o kadar güzel kurulmuş ki son zamanlarda okuduğum kitaplar içinde en çok altını çizdiğim eserlerden biri oldu. Ancak, kitap çok büyük bir merak unsuru barındırmıyor, yani olay akışı açısından sürekli "Acaba şimdi ne olacak?" diye bir heyecan yaratmıyor. Buna rağmen, karakterin iç dünyası ve duygu yoğunluğu kitabı sürükleyici kılıyor. Genel olarak beğendiğim, duygu aktarımı açısından çok başarılı bulduğum bir roman oldu. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022120,9bin okunma
8/10
·182 syf.··
2025 3. kitabı
"Aldanıp, içimi döktüm ben onlara. dökülenlere basıp, geçtiler." Romanını okumaya başlarken açıkçası bu kadar akıcı olacağını beklemiyordum. Ama hikâye öyle bir içine çekti ki, neredeyse soluksuz okudum diyebilirim. Dili sade ve samimi, olaylar da merak uyandırıcı olunca kitap kendini okutuyor. Eşini yeni kaybetmiş bir kadının acısını kalbimde hissettim. Onun derdiyle dertlendim, üzüntüsüne ortak oldum. Fikriye'ye üzüldüm, Şükriye Hanım'ı da merakla okudum. Naşit Nefi Efendi de ne talihsiz adammış, gülsem mi ağlasam mı bilemedim. Ama sonlara doğru gerçekleşen bir toplantı noktası var, orada işler biraz sarpa sarıyor. İki karakter “Sen inanırsın, ben inanmam” minvalinde uzun uzun tartışıyor. O noktaya kadar hızla ilerleyen roman, bir anda frene basıyor gibi oldu. Bu 9-10 sayfalık tartışma, biraz daha kısa tutulsa çok daha akıcı olurdu. Hem merak uyandıran hem de toplumsal eleştirilerle dolu bir hikâye arayanlar için güzel bir seçenek. Eğer Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın üslubunu seviyorsanız ya da ilk kez okuyacaksanız, pişman olmazsınız. Cadı Hüseyin Rahmi Gürpınar
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma