Nâzım, bir aralık, daima, karılı kocalı "Sertel'lerin tasahup ve himayesi altında, komünist yatağı haline getirilen TAN gazetesinde, imzasız ve aşağılık fıkralar yazmaya başlamıştı. Bu fıkralar, şiiri dışında, tıpkı piyeslerinde olduğu gibi, espri, fikir, kültür, üslup sahibi bir Nâzım Hikmet olmadığını göstermekte ve yavanlıkta birer baş örnekti.
Kendisine sordum:
- Bu aşağılık yazıları niçin yazıyorsun?
- Geçinmek için...
- Geçinmek için Yeni Cami önünde potin boyacılığı etsen de kalemini düşürmesen daha iyi etmez misin?
Ayniyle şu karşılığı verdi:
- Sen benim gözümde "eski"nin en iyisi ve en güçlüsü bir kalemsin! Fakat eski olmaya eskisin! Bense "yeni"yi şiirlerime ayırıyor ve gerisini çelik çomak diye yapıyorum.
Telakkilerimiz arasında fark var!
Yalnız şiirde ezberlediği kadarıyla kalıp nesirde ulaşamadığı "yeni"yi aczine perde diye kullanan zavallı (prosede)ciye acımıştım.
Sayfa 85 - NÂZIM HİKMET, RUSYA’DAN DÖNÜŞ, b.d.y