Hâkim, iki tarafındaki âza ile söyleştikten sonra kararı bildirdi:
- Mahkeme, sanığın talep ettiği ölçülere malik bir salahiyet olarak (Büyük Doğu)cu Adıdeğmez'den, "vukuf ehli" sıfatiyle bir rapor istemeye karar vermiştir.
Adıdeğmez'in (Necip Fazıl'ın) raporu:
Mehmet Akif, ne kendisini sevenlerce, ne de kendisinden tiksinenlerce anlaşılabilmiş bir şahsiyettir. Cephelerden ikisi de, mümkün olduğu kadar kaba ve sığ bir intiba; ister müsbet, ister menfi, son derece basit bir infial plânındadır. Onu sevenler, Müslümanlığa karşı ya kendilerine göre bir bağlılıkları bulunan, yahut hiçbir aykırılıkları bulunmayan; ve şahsiyet, hâlisiyet, asliyet cevherlerini, üzerlerinde hiçbir murakabe ve çile geçirmeksizin insiyakî olarak benimseyen ve umumiyetle (kolay) ve (ucuz)a hayran olan iyi niyetli kimselerdir. Onu sevmeyenlerse, sevenlerin (kolay) ve (ucuz)undan nâmütenahi aşağı bir (kolay) ve (ucuz)la Yirminci Asır moda yobazlık-larından herhangi birine mensup ve sadece Müslümanlığa olan hınçlarından Akif'e gerilik, eskilik, âdilik ve küçüklük isnad eden kötü niyetli zavallılar... Bizim ölçümüzde Mehmet Akif, ne Müslümanlığı nâmütenahî derin ve girift, saffet, hakikat ve esrariyle kavrayabilmiş, ne de, bu kavrayamayışın tabiî bir neticesi olarak saf şiir ve sanatta üstün bir sese yükselebilmiş bir insandır. Tevfik Fikret'in küçük çapı, Mehmet Akif'de, müsbet ve menfi farklarıyle bir buut ayniyeti gösterir. Evet, Mehmet Akif, müsbet bir Tevfik Fikret'den başka bir hüviyet değildir. Bu bakımdan Fikret'i idam sehpasına götürecek müessir. Akif’i ziyafet sofrasına davet edebilir; fakat Akif’in bu sofradaki istihkakı bir onbaşı tayınından fazla değildir. __Nüfuz bir olduğuna göre, hem İslâma, hem de şiire nüfuz bakımından sadece bir onbaşı